Soylu’yu bırak teröre gel teröre…

19 Eylül 2017 Salı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu yıllardır tanırım. Sayın Bakanı tanıdığımda Çiller’lere yakın BTV televizyonunda çalışıyor, Öncü gazetesinde yazıyordum. Daha sonra Demokrat Parti Genel Başkanı olunca Kon TV’de birçok yayında kendisine yer verdik. Bu köşede kendisi ile ilgili çok olumlu yazılar yazdım. Anadolu kanalları ile ortaklaşa yaptığımız bir programa katılmayınca gücenmiştim. “Bakan oldu bizi unuttu” demiştim. Doğrusu sitem ve kırgınlık içindeydim.

Ama son olaylara özellikle Aysel Tuğluk’un annesinin cenazesi ile ilgili tartışmalarda yıpratılmak istenince dedim yok Soylu iyi bir devlet adamı. Bu adam yerli ve mili desteğe devam dedim. Bu tartışmalar bizim sevgimizi artırdı. Bu ülkede ne kadar bölücü, mandacı, darbeci varsa Soylu’ya saldırdı. Demek ki onlar saldırınca bu adama sahip çıkmak gerekiyor.

Aysel Tuğluk’un annesinin cenazesine yapılanı tasvip etmek mümkün değil. Bu ülkede bir ve beraber yaşayacaksak ortaklıklarımızı çoğaltmamız lazım. Kimse dini, dili meşrebinden dolayı kınanamaz. Bizim kültürümüzde cenazeye saygı vardır. Küsler bile cenaze vesilesi ile barışır.

Öte yandan; Gölbaşı’nda yapılan eylem bir siyasi parti eylemi değildir. Bu eylemi yapan köylü vatandaşlardır. Bu vatandaşlar neden kızmış, niye kızmış onların tepkisi ne, bu konular da araştırılmalıdır. Bu vatandaşlarımızı cenazeye bile kızacak ortamı kim hazırladı. HDP ve PKK’lı siyasetçiler ülkemizi bölmeye çalışırken, her gün şehitlerimiz gelirken bu HDP’liler ne yapıyorlar. Şehitlerin acısını anlıyorlar mı? Yoksa her şehit olan Mehmetçik için bir TC askeri daha öldü diye seviniyorlar mı?

Bu ülkede Cumhurbaşkanımız Erdoğan barış süreci, açılım süreci başlattı. PKK’lılara silah bırakın denildi. Kürt kardeşlerimizin kültürel hakları verildi. Ancak HDP siyaseti bu süreci mayın döşemek için kullanmış. Devletin şefkatini acziyet sanmışlar. PKK’lıları silah bırakıp şehre indireceklerine kendileri dağa çıktılar. Bu devletin ekmeğini yiyip suyunu içip arkadan ihanet ederseniz bu halk sizi affetmez.

Süleyman Soylu karalama kampanyalarına karşı bir açıklama yaptı. 27 Mayıs tarihinde idam edilen rahmetli Menderes ve Bakan arkadaşlarını asanların şimdi kendilerini karaladıklarını söyledi. Bu memlekette bir damar var. Bu damar yalan üretir, asparagas haber yapar. Bu medya ve sivil toplum damarı her daim güçlüdür.

AK Parti iktidar olmasına rağmen bu damar halen muktedirdir. Birileri Bakan Soylu’yu hiç hak etmediği halde Aysel Tuğluk’un annesinin cenazesine sahip çıkmamakla itham etti. Cenazenin gömülmesine tepki koyanlardan birisinin Süleyman Beyle resmini basarak adeta bakanın bu tepkiyi organize ettiği, himaye ettiği yalanına sarıldılar.

Oysa bakan oraya gitti ve sorunu çözdü. Bakan doğru olanı yaptı. Birileri bu cenazeyi istismar ediyor. Bakın diyorlar Alevi ve Kürt vatandaşlarımızın cenazesi bile ortada kalıyor diyorlar. Bu yalana sarıldılar. Buradan soruyorum. Bugüne kadar hangi Alevi vatandaşımıza tepki oldu. Benim en yakın dostlarım Alevi’dir. Yıllarca Alevi kardeşlerimizle komşuluk yaptık. Birbirimize dinimizi, mezhebimizi sormadık. Kürt kardeşlerimizle yıllardır bir ve beraberiz. Kardeşiz.

PKK ve HDP siyaseti bu kardeşliği bölmüştür. Parçalamıştır. Bunlar kaos ve terörden besleniyorlar. Ondan sonra da neden Türkler bize tepki koyuyor diye ortalığı aya kaldırıyorlar. Hem suçlu hem de çok bağırarak güçlü oluyorsunuz öylemi. Bırakın bu ayakları. Terörü terk edin gelin bu millet sizi başının üstünde taşısın. 

 

  • Emin ErsoyEmin Ersoy2 ay önce
    Uzun bir zamandır içerden bir cerrahi operasyon yapamıyorlardı. Barzani'nin yapacağı referandum öncesi,teröre destek veren bir bayan vekilin annesinin cenazesi üzerinden etnik mezhebi fay hatları üzerinden apaçık bir ameliyat yapmak istediler.Ne yazık ki bu tuzağa bizim İslami medya yazar ve yorumcuları düştü.Muhafazakarlara ne oluyor toplumsal beraberliğimize dinamit daha neler... Şeklinde bizimkiler bu oyuna düştü.Hdpkklı vekil ve militanların organize ettiğibbu tehlikeli oyun muhafazakarlar mal edildi.Hem suçlu hem güçlü.