‘Başbuğ Erdoğan...’

30 Ocak 2018 Salı

Tarihin önemli bir kavşağındayız. Ülke olarak üniter yapımızı koruma mücadelesi veriyoruz. Bu bağlamda sınır ötesi Zeytin Dalı operasyonunu başlattık. İktidarı ve muhalefeti ile bu büyük mücadeleye destek veriyor, dua ediyoruz.

ABD’nin açıkladığı Büyük Ortadoğu süreci bölünme ve parçalanmaya bizi götürüyor. Öte yandan İsrail’in arz-ı mevud projesi yürüyor. Önce Irak parçalandı. 90’lı yıllarda başlayan Irak’ın işgali süreci halen devam ediyor. Ülke üçe bölünmüş durumda. İç savaş ve kaos hakim. 27 yıldır Irak’ta huzur yok. Geçtiğimiz ay bir grup gazeteci ile Bağdat’a gittik. Burada yüz metrede bir bariyer, güvenlik koridoru ve arama noktası var. Atalarımız ‘ana gibi yar Bağdat gibi diyar olmaz’ demiştir. Dün şiirlere konu olan Bağdat bugün harabe şehir haline getirilmiştir. ABD ve Batının sözde demokrasi palavrası bölgeyi iç savaşa soktu.

Irak’ın ardından Suriye de paramparça bir durumda. Bir tarafta Dürziler, bir tarafta Nusayriler, bir tarafta Sünniler var. Bu ülkede iç savaş çıkardılar. Suriye’nin bölünmesi İsrail’in çıkarları için elzemdi. O nedenle burayı da bölmek için iç savaş çıkardılar. Normal şartlar altında Beşer Esat seküler bir adamdı. Eşi modern görünümlü ve Batılı bir duruşa sahipti. Onlar için sekülerlik de yeterli olmadı. ABD ve İsrail’in güvenliği için laik ve seküler yönü baskın olan Esat yönetimini düşürmek için düğmeye bastılar.

Lübnan’ın hali ortada. Daha geçen ay Başbakan Hariri istifasını açıkladı. 6 ayda bir hükümet devriliyor. Suikastlar, bombalamalar aldı başını yürüdü. Öte yandan Libya’daki iç savaş devam ediyor. Libya şu an dörde bölünmüş durumda. İç savaş var. Aşiretler savaşı sürüyor. Batılılar ne kadar istikrarlı ve üniter devlet varsa hepsini teker teker yıktılar. Şu an hedefleri Türkiye. Ülkemizin Güneydoğusunu bizden koparıp terör örgütlerine vermek istiyorlar. PKK, YPK, PYD bunların hepsi bu terör örgütlerinin uzantısıdır.

Başımızda şükür ki milli bir lider var. Cumhurbaşkanımız Erdoğan bu küresel tezgâha tek başına dur diyor. Allah ona yardım etsin, ömrünü uzun etsin. Gerek İslam Dünyası gerekse Türk Dünyası Türkiye’den yardım bekliyorlar. Doğu Türkistan Müslümanları da, Arakan Müslümanları da ülkemizdeki huzur ve istikrara bakıyor. Bu noktada Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye teşekkür borçluyuz. Önce partim yerine önce ülkem diyor. Devletin terörle mücadelesinde en başta destek veriyor.

Bakın sevgili dostlar, devletimiz son dönemde yönetimsel olarak neredeyse dağılmaya yüz tuttu. Bir taraftan FETÖ’cüler, bir taraftan azınlıklar, bir taraftan PKK’lılar, bir taraftan mandacılar devletin kılcal damarlarına kadar sızmışlar. Askerin içine girmişler, polisin içine girmişler. Medya ve sivil toplum örgütlerini ele geçirmişler. Milli ve yerli unsurlar tasfiye edilmiş. Devlet ve sermaye bu azınlıkların eline geçmişti. Cumhurbaşkanımızın kararlı duruşu, Devlet Bey’in desteği ile devlet rayına girdi. TSK’da, Emniyette, sermaye ve medyada mandacılar, ihanet edenler temizleniyor.

Devlet aklı devrede. Güçlü kurumları olan güçlü bir devlet yeninden inşa ediliyor. Türk halkının ezanla, bayrakla, cumhuriyetle sorunu yoktur. O nedenle devletimizin ve hükümetimizin bu yürüyüşüne destek veriyorlar. Zaman zaman toplumda Cumhurbaşkanımıza Başbuğ diyenler oluyor. Bu kavramı sadece ülkücüler kullanır, sadece MHP kullanır diyenler de çıkabilir. Ancak bu kavram Türk Dünyasına aittir. Bu kavram güzel bir kavramdır. Başkomutan demektir. Türk milleti hiçbir zaman başbuğsuz kalmaz. Cumhurbaşkanımız da şu an son başbuğdur. 

 

YORUM YAZ

  • Emin ErsoyEmin Ersoy18 gün önce
    Rabbim Reisi başımızdan eksik etmesin.Sayın Bahçeliye güç kuvvet versin.Düşmana karşı Allah ülkemizi korusun