• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Serdar Arseven
Serdar Arseven
TÜM YAZILARI

“Yeni Kabine” ne yapmalı?

24 Kasım 2015
A


Serdar Arseven İletişim: [email protected]

“Paralel Yapı”nın arka plânını bugüne kadar anlayamayan bir kişi kalmışsa, o bir kişi de, Bayır Bucak Türkmenlerine saldırıda ABD-Rusya-İran (vs) işbirliğini gördükten sonra anlamış olmalıdır...

Rusya-İran saldırıyor...

ABD, şu “müttefik” ise, Bayır Bucak Türkmenlerine, işgal ve katliamdan kurtuluş için hava kadar, su kadar ihtiyaç duydukları ağır silahları göndermemize engel olmak için elinden geleni yapıyor.

“İngiliz yapımı” DEAŞ terör örgütü parlatılıyor, “İsrail yapımı” PYD terör örgütü buna “paralel” olarak ‘İslamcı terörle savaş”ın olmazsa olmazı olarak parlatılıyor, Türkmenler katlediliyor, PKK’lılar Nusaybin’de, Diyarbakır’da “Türkmenlere yardım çağrılarını” gölgelemek için provokasyon üzerine provokasyon yapıyor...

Türkiye’nin “Hac yolu” ile irtibatını kesmek...

Dahası, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettikleri üzere Türkiye’yi “bölmek” için son derece organize bir operasyon yürütülmekte.

Bakın, Selahattin Demirtaş’ın arabasına saldırı mevzuuna:

PKK Terör Örgütü’nün ajansı, Diyarbakır’daki “mevzu”yla ilgili olarak anında “haber” geçiyor:

Demirtaş’ın aracına saldırı.

Bu ajansa bilgi veren Demirtaş “Makam aracının kurşun geçirmez arka camının kafa hizasında mermi izi tespit edildiğini öne sürüyor.

Sesi fark etmemişler, muhtemelen susturucu kullanılarak ateş açılmış, korumaları araçtan indiklerinde mermi izi görmüşler, araçta mermi çekirdeği yokmuş...

Twitter mesajı:

Kürtçe “Ölüm Allah’ın emri!” anlamına gelen “Mirin bi emrê Xwedê ye”.

Vay bee!

Diyarbakır Valiliği açıklama yapıyor; “Demirtaş’ın korumaları aracın arka tarafında hasar olduğunu söyledi. Bahse konu araç Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü hizmet binasında gerekli kriminal incelemelere tabii tutuldu, aracın arka camı sağ tarafında 3×3 cm büyüklüğünde bir hasar olduğu gözlemlendi. Yapılan kriminal inceleme sonucunda herhangi bir ateşli silah atış artığına rastlanılmadı. Hasarın sert bir cisim çarpmasından dolayı meydana geldiği değerlendirilmektedir.”

Birisi zırhlı araca sert bir cisim ile vurmuş!..

Sosyal medyada, “Kobani” benzeri kalkışma çağrıları, Nusaybin’de acayip olaylar, Meclis Başkanlığı seçiminde;

 “Vekillerimiz devlet terörü (!) yüzünden Başkanlık seçimine gelemedi, aha fotoğrafları!” 

Bunlar olurken, Bayır Bucak Türkmenleri katlediliyor, Kürtler, “İngiliz-İsrail” imalatı “PYD ve DEAŞ” terör örgütleri arasına sıkışmış durumda.

Rusya saldırıyor, İran saldırıyor, PYD saldırıyor, DEAŞ saldırıyor, Bayır Bucak Türkmenleri sıkışmış durumda, ağır silahlara ihtiyaçları var, ABD ağır silahların gönderilmesini engellemek için elinden geleni yapıyor.

AK Parti iktidarında MİT’in Türkmenlere yardım götüren TIR’larına baskın yapılıyor, “Aslında Türkmenlere değil de IŞİD terör örgütüne götürüyorlardı onları” iftiraları atılıyor...

Dışarıdaki ve içerideki Türkiye düşmanı medya organları el ele, algı operasyonunun “başarıya” ulaşması için uğraşıyor.

Bir seçim oluyor, 7 Haziran, AK Parti tek başına iktidar imkanını kaybediyor...

Büyük sermaye, Siyonist medya, AK Parti çevrelerindeki işbirlikçileri ve akılsızlar, hep birlikte “CHP ile koalisyon yapılsın” diyor.

“Baas Partisi” koalisyon görüşmelerinde, “Dış politikanın tamamen değiştirmesini” dayatıyor.

Siyonist medya ekranlarına sık sık “AK Parti çevresinden kimi muhafazakarlar” çıkartılıyor; “Şahsen ben CHP ile koalisyon yapılmasının ülkenin önünü açacağına inanıyorum” filan dedirtiliyor.

Biz karşı çıkıyoruz, bütün gücümüzle karşı çıkıyoruz.

“Tekrar seçimde sonucun fazla değişeceğini zannetmiyorum” yollu seslere hoparlör takıyorlar, sesimizi bastırıyor.

Bağırıyoruz, ses tellerimiz yırtılıyor.

Seçim yapılıyor; tablo tamamen değişiyor...

Aziz Millet, AK Parti’ye “belki de son olarak” kredi açıyor... 

Türkiye’nin sınır güvenliği tehdit altında, Türkmenler, Kürtler, Araplar katlediliyor; yardım götürebilecek tek ülke Türkiye...

Başkanlık seçimi için gittiğimiz Meclis’te Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’nu dinliyoruz; “Türkmen Dağı’ndaki katliamdan MİT TIRLARINA OPERASYON YAPANLAR sorumludur!” diyor.

İşte...

“Paralel Yapı ne oldu da bu kadar azdı?” sorusunun cevabı da bu noktada iyice netleşiyor.

Şimdi...

Yeni Kabine...

Yeni bir dönem...

Türkiye büyük tehdit altında, tehlike kapıya dayandı...

Gezi olaylarından bu yana olan yılları neredeyse tamamen kaybettik, 2023’e çok az kaldı.

Türkiye, 1 Kasım’da halkın sunduğu imkânı çok iyi değerlendirecek ve “bir an evvel” Yeni Anayasa’sını yapacak, ülkenin bir kez daha “koalisyon batağına” saplanmamasını sağlayacak düzenlemeleri yapacak...

“Hassas” Sivil toplum örgütlerini hızla “dizayn” edip, harekete geçirecek.

Gerçekleri gözler önüne serecek “iletişim kanalları”nın oluşması için gayretini bine katlayacak; böyle bir “medya sistemi” olmaz; böyle bir “sözde sosyal medya organizasyonu” olmaz...

Az lâf, çok iş!..

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23