Dindarlar Yaşlanıyor!..
AK Parti’de seçim sonuçları değerlendirilirken “genç kesim”in genellikle “başka taraflara” oy verdiğinin altı çiziliyor.
Bu seçimde gençlerin büyük çoğunluğu HDP/CHP’ye oy verdi.
Gördük ki genç seçmenin AK Parti’ye teveccühü iyice azaldı.
Vakitlerinin büyük bölümünü internette geçiren gençler genellikle muhalefet partilerini tercih etti.
Gezi’yle motive edilen gençlerin büyük çoğunluğunun düşünceleri, tepkileri sosyal medya üzerinden şekillendiriliyor.
Sosyal medya, özellikle HDP ve CHP (yani derin sol) tarafından çok etkin bir şekilde kullanılıyor.
Buralarda ‘mizah’ dilinin getirilerinden de istifade eden muhalefet çevreleri, önemli avantaj sağlıyor.
Meselelerden biri bu;
Sosyal medyaya derin sol hakim!.. AK Parti bu alanda bir şeyler yapmaya çalıştı ama çok yetersiz kaldı.
Bir başka ve çok daha büyük sıkıntı da, gençliğin uzun yıllar boyunca adeta unutulması.
“Şuraya şu kadar bina yaptık, şu kadar derslik açtık, okullara internet getirdik, tablet bile dağıtıyoruz, sıraların üzerine de ‘bedava’ kitaplar koyuyoruz!” demekle gençliğe sahip çıkmış olmuyorsunuz.
O binalarda, dersliklerde ne veriliyor gençlere; internet hangi amaçlar doğrultusunda kullanılıyor, sıraların üzerine konulan “beleş” kitaplar ne veriyor?..
Gençlerin çok büyük bir bölümü, 28 Şubat darbesinden, 27 Nisan muhtırasından habersiz.
Ülkeyi Yunanistan’dan beter duruma düşüren o 2000-2001 krizlerini bilmiyor.
O sıraların üzerine konulan “beleş” kitaplarda da bunlar yer almıyor.
Genç, yakın tarih okuyor ama yakın tarihin en büyük olayları o kitaplarda yok.
Okullarda ülkenin yaşadığı ekonomik krizlerden bahis yok, bankalar nasıl batırıldı, yüz milyar dolarlar nasıl milletin sırtına yüklendi, bunlar ‘beleş’ kitaplarda yok.
Öğretmenleri de pek anlatmıyor.
Çocuklara, gençlere “nedense” bunlar öğretilmiyor!..
Bakın, geçtiğimiz haftalarda iki iletişim fakültesi mezunu geldi.
“İş arıyorlar”mış.
Yardımcı olmak istedim.
İçime mi doğmuş öleceği ne; kendilerine “Süleyman Demirel hakkında neler bildiklerini?” sordum.
Biri, “Cumhurbaşkanlığı yaptı” diyebildi.
Yegâne bilgi bu!..
Bu memlekette fakülte bitiren, hem de “iletişim fakültesi” bitiren bir genç nasıl olur da, Süleyman Demirel’den adeta habersiz olur?..
Bu gençlere, Rahmetli Necmettin Erbakan’ın hangi sebeplerden dolayı “darbeye” maruz kaldığı okullarda anlatılmıyor.
Birçok ülkenin ders kitaplarında, Türklere ilişkin ne iftiralar var; “Türkler katil, Türkler cani, Türkler barbar!”
Onlar yalanları koyuyorlar ders kitaplarına, biz gerçekleri koymaktan çekiniyoruz ya da aklımıza gelmiyor!..
•
Yazının başlığında “Dindarlar yaşlanıyor!” dedik.
Gerçekten de öyle: “bizim” sivil toplum örgütlerine bakın, genellikle “emekli” iştigal alanları!..
Gelenlerin ayaklarına sağlık da, gençlik ne olacak?..
Bazı sivil toplum örgütlerinin “genç” uzantıları filan çok etkisiz, gelen gençlerin önemli bir bölümündeki motivasyon faktörü de “Buralardan çevre yapıp köşeyi dönebilir miyim!”
•
Bu gidişin sonu nereye varır?..
İhmal edilmiş gençlikle Türkiye hangi hedefe nasıl varır?..
•
Sıkıntı büyük.
Acil çare üretmek lazım.
Milli Gençlik Vakfı’nı arıyoruz, nerede o fedakar, cefakar, okuyan, okutan gençlik!..