• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Nurettin Veren
Nurettin Veren
TÜM YAZILARI

Bölünme, parçalanma ve gaflet hikayesi

07 Eylül 2017
A


Nurettin Veren İletişim: [email protected]

Geçmiş devirlerde olduğu gibi, bugün de en karmaşık ve anlaşılması zor olan meseleleri, basit hikayeler ile anlatıldığında insanlarımız seviyor ve okuyor.

Mevlana’nın Mesnevisinden, ünlü Beydeba’nın Kelile ve Dimnesinden, Risale’i Nurlardan Küçük Sözler kitabında, anlatılan hayvanlar aleminden, masal dünyasından pek çok örnekler var.

Bugün gerçekten içinde bulunduğumuz coğrafyada, Arakan’da, Myanmar da, Dünyanın değişik yerlerinde sürekli kanayan yaralar halinde, hep Müslümanların zalim ve gaddar ehli küfür tarafından, yani başta İngiltere, ABD ve AB Haçlı devletleri tarafından parçalanmaları ve ayaklar altında ezilmelerinin perde arkasında, karmakarışık, jeopolitik menfaat çarpışmalarının, sömürü planlarının anlaşılması, gerçekten çok zor, şeytani planlar ve oyunlardır.

İşi, gücü ile meşgul olan halkımız tarafından, Afganistan, Mısır, Filistin, Suriye, Irak etrafında cereyan eden, dünyanın bütün çakal devletlerinin çevirdiği entrikaları anlamak, gerçekten hiç de kolay değildir. 

Bugün içinde bulunduğumuz hali pür melalimizi, herkes tarafından anlaşılacak şekilde, ifade ettiği için, bilinen bir hikayeyi, tekrar anlatma ve köşeme yeniden taşıma ihtiyacını duydum.

Bir zamanlar yemyeşil çayırlar da, şırıl şırıl akan bol sulu ovalarda, gittikçe çoğalan ve güçlenen yabani öküz sürüsü varmış, çevredeki aslan sürüsünün gözü öküzlerdeymiş, ancak öküzler saldırı anında kafa kafaya verip, sivri boynuzları ile yaşlı sakat ve yavruları ortaya alarak, düşmana karşı daire halinde savunma yaptıkları için, aslanlar bir türlü onlara yaklaşıp birisini parçalayamazmış.

Bu yüzden küçük hayvanlarla, zorlukla beslenen aslanlar, bir hayli zayıflamış ve hastalanmış, aç biilaç dolaşırken, ihtiyar ve topal bir aslan yanına birkaç aslan daha alıp, öküz sürüsüne yaklaşıp kibar bir ifade ile öküzlerin lideri olan boz öküze demiş ki:

Saygıdeğer liderim, bugün buraya sizden özür dilemeye geldik, gerçi size zaman zaman saldırıp kötü davrandığımız, saygısızlık yaptığımız oldu, ama bunun suçu tamamen şu aranızda bulunan sarı öküzdedir.

Onun rengi sizinkilerden çok farklı; gözümüzü kamaştırıyor, iştahımızı açıyor. Biz de size karşı olan saygımızı ve barış severliğimizi unutup, saldırganlaşabiliyoruz, verin onu bize, siz de kurtulun, biz de, yine barış içinde yaşayalım der.

Lider öküz ve arkadaşları bu konuyu haklı bularak, sarı öküzü aralarından uzaklaştırmanın, kendileri açısından ve sürünün menfaati açısından uygun olacağına karar verirler.

Umumun selameti için bir kişiyi feda etmek, mahsurlu olmaz diye düşünürler. Aralarından akıllı ve yaşlı olan tecrübeli bir öküz, bunun yanlış bir karar olduğunu, hiç kimsenin aslanlara verilmemesi gerektiğini, onların teklifine karşı direnmenin ve güçlü olmanın daha doğru bir tercih olduğunu anlatmaya çalışmış, fakat kimse dinlememiş.

Sarı öküzü onlara teslim etmişler, bir müddet sonra aslanlar yine aynı yumuşak sözlerle gelip sürüye yaklaşmış ve lider öküzü aldığı bu karardan dolayı tebrik ederek, bu sefer de, şu boynuzu çok uzun olan öküzü göstermişler.

Şu boynuzu çok uzun olan bizi korkutuyor ve tahrik ediyor ve bizim aklımızı başımızdan alıp bizi hırçınlaştırıyor, onu da bize verin, bu konuyu kapatalım, barış içinde yaşamaya devam edelim.

Lider öküz ve heyeti bu konuda da aslanları haklı bulup, az bir zararla büyük bir felaketten sürüyü kurtarmak için, olumlu cevap vermişler. Fakat yine yaşlı ve tecrübeli olan öküz karşı çıkmış, bu kararın aslanların bir hilesi olduğunu ve onlara olumlu cevap verilmemesini tavsiye etmiş.

Fakat sözünü kimseye dinletememiş, uzun boynuzlu öküz de, aslanlar tarafından, vefasız arkadaşlarının gözleri önünde paramparça edilerek yem olmuş. 

Bu olay sürekli aslanlar tarafından devam etmiş. Değişik bahanelerle arkadaşlarına veda eden öküz sürüsü, gittikçe azalarak ve zayıflayarak aslanların elinde oyuncak hale gelmiş.

Her biri aslanların pençesinde can verirken, geriye kalan birkaç öküz, kendi aralarında konuşarak, lider öküze: Niye biz bu duruma düştük diye sorarak kara kara düşünmeye başlamışlar. 

Lider öküz, yaşlı öküzle kafa kafaya verip hatayı bulduklarında, aldıkları netice: Biz ilk defa sarı öküzü feda ettiğimiz de bu mağlubiyete imza attık ve bu mağduriyeti kabullendik.

İşte ilk verilen taviz ve ilk kendi safındakini feda etmek ve tarafsız kalmaya çalışmak, kardeşinin zulme uğramasında, kendisini kurtarmayı kabul etmek, kendi parçalanması için yakın bir gelecekte idam fermanına imza atmak demektir.

Bilmem ki bu hikayeyi yorumlamaya gerek var mı?

CUMA GÜNÜ SAAT: 20:45’TE AKİT TV PERDE ARKASINDA GÖRÜŞMEK DİLEĞİ İLE.

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23