THY - Kabin Kıyafetleri Lansman

İslâm coğrafyasında iblislerin oyunu

22 Kasım 2017 Çarşamba

İslâm ile idare edilmeyen günümüz İslâm coğrafyasında insi iblisler cirit atıyorlar. Tuzak üstüne tuzak kuruyorlar. Müslümanları avlamaya çalışıyorlar. Müslümanların birbirleriyle savaşmalarını başarmak, günümüz insi iblislerin en büyük emeli haline gelmiş bulunmaktadır.

Suudi Arabistan’daki operasyonları doğru okumak gerekir. Şeytan Amerika terör karakolu İsrail’in bir şubesini Suudi Arabistan’da inşa etmek istiyor. Mescid-i Aksa’nın muhatap olduğu muameleye Mescid-i Haram’ın yani Kâbe’nin de muhatap olmasını istiyor. Allah göstermesin bu gerçekleşirse Müslümanların kıyameti olur.

Kâbe, tevhidin, vahdetin sembolüdür. Şeytan Amerika ve aveneleri asla ve kat’a Müslümanların iman üzere kardeş olmalarını, bir arada bulunmalarını istemiyorlar. Müslümanların birliklerine ve beraberliklerine sebep olan bütün mukaddesleri katletmeyi arzu ediyorlar.

Bugünkü Suudi Arabistan bir Kur’ân devleti değil, bir kraliyet devletidir. Suudi Arabistan’da Kur’ân’ın âyetleri değil, kralların kuralları egemendir. Suudi Arabistan tarafından düzenlenen bir etkinliğe katılmak için ABD’de bulunan Kâbe imamı Abdurrahman es Sudeys, Suudi Arabistan’ın resmi televizyonu El İhbariyye’ye konuşarak, “Allah’a hamd olsun ki bugün Suudi Arabistan ve ABD dünyanın iki kutbu. Suudi Arabistan lideri Kral Selman ve ABD Başkanı Donald Trump liderliğindeki bu iki güç, dünyayı güvene, barışa, kalkınma ve refaha taşıyorlar” açıklamasında bulunmuştu. Kâbe İmamı Sudeys, Kâbe’de vakit namazlarını kıldırmasının yanı sıra, Ramazan aylarında hatimle teravih namazı kıldırmasıyla tanınıyor. Musa (as)’ı bırakıp Firavun’un bekası için dua eden Bel’am b. Baura Kâbe imamı Sudeys’ten daha âlim idi. Ama Firavun’dan yana olunca bertaraf oldu. Kâbe’yi bu imamın ve bunu tayin edenlerin şerrinden korumak, Müslümanların üzerine farzdır. Amerika küresel bir firavundur. Amerika nereye güven götürmüş? Amerika girdiği her memleketi yerle bir etmiştir. Bu şekilde küresel firavunluğunu ispatlamıştır. Rabbimiz haber veriyor:

“(Kraliçe Belkıs) şöyle dedi: “Krallar bir memlekete girdi mi, orayı ifsad/harap ederler ve halkının ileri gelenlerini zelil hâle getirirler. İşte onlar böyle yaparlar.” (Neml Sûresi/ 34)

Mısır’ın Firavunu Sisi binlerce İhvan-ı Müslimini Ramazan ayında Rabiatü’l Adeviyye meydanında şehid ederken güç ve kuvveti Amerika ve Suudi Arabistan’dan almıştır. Bunlar müşterek katillerdir. Küresel bir firavun olan Amerika’nın bekası için dua eden, Amerika’yı insanlığa sevdiren bir imamın arkasında namaz kılmak caiz değildir. Böyle bir kişiyi Kâbe’de imam diye bekletmek de bütün Müslümanlara vebal getirir.

Küresel Firavun Amerika, Suudi Arabistan ile birlikte İsrail’in egemenlik alanını genişletiyor ve güvenliğini sağlamaya çalışıyor. Bunun için devletleri yıkmaktan, memleketleri ateşe vermekten, bombalamaktan geri kalmıyor. Avenesi Kraliyet devleti Suudi Arabistan eliyle savaş sahasını Suriye’den Lübnana taşımak istiyor. Amerika-İsrail- Birleşik Arap Emirlikleri -Suudi Arabistan maharetiyle ortaya konulan plan ve projeler, iblislerin oyunundan başka bir şey değildir. Müslümanlar olarak bu oyna gelmemek gerekir. Gayr-i Müslimleri Müslümanların topraklarında söz sahibi kılanlar, iblislerin ta kendileridir. Bu iblislerin oyunlarını firaset-i mü’min ile bozmadığımız müddetçe coğrafyamız kan ve katliamlardan kurtulamaz.

Küresel Firavun Amerika’nın söz üstünlüğü olan ülkelerde sonuçlar her zaman hüsran olmuştur. ABD Başkanı Donald Trump, ilk seyahatini Suudi Arabistan’a yapması tevafuk değil, planlıdır. Suudi Arabistan yönetiminin başlattığı operasyona ABD Başkanı Donald Trump, destek vererek, “Ne yaptıklarını biliyorlar, destekliyorum” açıklamasında bulunmuştur.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, İsrail ve Pentagon’un bir sonraki yürüyeceği hedefin İran olduğu görünse de, bu eksenin aslında Katar ve Türkiye’yi de hedef alacağından şüphe edilmez. İslâm coğrafyasında şeytan Amerika tarafından bir haçlı operasyonunun startı verilmiştir. ABD-İsrail’in kuracağı Ortadoğu’daki yeni denge için düğmeye basıldı. Ortadoğu’daki tüm projeler İsrail’in güvenliği ve geleceği içindir. Hedef, ‘ılımlı İslam’ projesiyle ‘Anti-Amerikancı’ ve ‘Siyonist İsrail’ düşmanı olan Arapları ‘Ilımlaştırmak’. Şayet bu proje tutmazsa çatışmalar başlayacaktır. Birleşik Arap Emirlikleri ile Suudi Arabistan İsrail’in Körfez’deki en yakın müttefikleridir. İsrail’e meydan okuyan Mısır Cumhurbaşkanı Mursi’ye karşı yapılan darbeye bu iki ülke sonuna kadar destek verdi. Sisi’ye para yardımı da yaptılar. Dolayısıyla bir İblisler oyunuyla karşı karşıyayız.

Müstevli harbi ve mürtedler tarafından İslâm coğrafyasını cetvelle bölme devrinden cesetle bölme devrine geçiş günlerini yaşıyoruz. Bu günler zor ve kor günlerdir.

Bölgesel savaş hazırlığının olduğu bir yerde bölgesel savunma hazırlığı yapılmıyorsa, müstevli harbi ve mürtedlere teslimiyet bayrağı çekilmiş demektir. Bu, böyle biline!..

 

YORUM YAZ