• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
TÜM YAZILARI

Allah yolunda sabitkadem olmak

19 Eylül 2018
A


Mustafa Çelik İletişim: [email protected]

Hayat bir yolculuk, ömür dediğimiz bir soluk. Hayatta iz sürmek ve geride bir iz bırakmak, sırat-ı müstakim üzere sabitkadem olma derdi olanlara mahsus bir hâldir.

Durduğunuz ve duracağınız yeri dininize göre belirlemiyorsanız, belirsiz karanlık kurum ve kuruluşlara kurban gitmeye mahkûmsunuz. 

Allah yolunda sabitkadem olmak demek; Allah yolunda yılmadan, yorulmadan ve yamulmadan yol yürümek demektir. Rabbimiz haber veriyor: “Nice peygamberler var ki, kendileriyle beraber birçok Allah dostu çarpıştı da bunlar Allah yolunda başlarına gelenlerden yılmadılar, zaafa düşmediler, boyun eğmediler. Allah, sabredenleri sever.”  (Âl-i İmran Sûresi/ 146)

Bu âyet-i kerimeye göre dava şuurumuz, Allah yolundaki sebatımız kadardır. “Hiçbir zaman kendinle mağrur olma. Zira yaprak altın olduğunu düşündüğünde yere düşer.” Hayatta şeytana maskara olanlar, Hakk’a taraftarlık gösterme gayretinde olmayanlardır. Bil ve inan ki; şeriatsız siyasette bulunmaz huzur. Şeriat ile siyaset nur üstüne nur. Siyaset-i Şer’iyye’de Allah’ın dediği olur.

Selef-i salihin ümmetin fikir ve zikir cetvelidir. O cetvel ile bir fikrin, bir zikrin ne kadar şer’i veya gayr-i şer’i olduğu anlaşılır. Yamuklukları selef-i salihinin cetveli ile ortaya konulmuşları, dergah-i ilâhiden kovulmuşlardan sayınız.

Vakit, Müslümanların tarihlerine ve iddialarına dönme vaktidir. Ümmeti güçlendirmeye, Müslümanları diri tutmaya ahdetmiş oluşumları geliştirme, genişletme vaktidir. Allah yolunda sabitkadem olmak, bunu gerektirir.

Tek millet olan küfür karşısında ümmetin savunma kalkanlarını güçlendiren her oluşum, Müslümanların hayrınadır ve Müslümanların istiklal ve istikbal sermayesindendir. 

Türkiye’de cahiliyye düzenine karşı hayat sahnesinde boy gösteren “muhafazakâr muhalefet” yerli değildir; ipi yalancıların ve yabancıların elindedir. Allah yolunda sabitkadem kalmamasının ana sebebi de budur.

“Allah yolunda olmak” ve “Allah yolunda sabit kalmak” bir iman meselesidir. “Yol hassasiyeti”, bir mü’minin ana duyarlılıklarından birisidir. Mü’min insan, bastığı izin farkında olacak, tuttuğun yolun akıbetini bilecektir. Doğru yolda ve doğru yönde tek başına yürümek, yanlış yolda ve yanlış yönde ilerleyen kalabalıkla birlikte olmaktan evladır. 

“Şeytanın adımlarına uymayın - izinden gitmeyin” (Nur Sûresi/ 21) çağrısı bizzat Kur’an’a ait bir çağrı. Çünkü o, bir yol kesicidir. “Apaçık kötülüğü emretmektedir.” Çünkü o, “Öyle ise beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onları saptırmak için senin doğru yolunun üstüne oturacağım. Sonra elbette onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım ve sen onların çoğunu şükredenlerden bulmayacaksın.” (Araf Sûrei/ 16-17) diye meydan okumaya kalkışır ilâhî iradeye...

“Tağut’un yolu” da, insanoğlunun girmemesi gereken bir yoldur Kur’an’a göre. “Tağut yolunda savaşmak” , insan için bir inkâr göstergesidir. (Nisa Sûresi/ 76) “Tağut”, Kur’an dilinde, Allah dışında kutsanan her güç odağını, “Şeytanın dostları”nı ifade ediyor.

Kur’an, “yol”u, “Alah yolu” ile bütünleştirerek insanın önüne koyar. Yol, gerçekte “O”nun yoludur. Varlık gerçekte “O”na aittir.

Onun için Kur’an’da insandan, “Allah yolunda” kendi asli ifadesiyle “Fi sebilillah” bir hayat disiplini oluşturması istenir. İnsanın pek çok faaliyeti, “Allah yolu”na bağlanır.

-Allah yolunda infak edenler...

-Allah yolunda malları ve canlarıyla cihad edenler...

-Allah yolunda hicret edenler...

-Allah yolunda eziyete katlananlar...

-Allah yolunda çekilen susuzluk, yorgunluk, açlığa tahammül edenler...

-Allah yolunda kendilerine bir musibet dokunanlar...

-Allah yolunda öldürülenler...

-Allah yoluna davet edenler...

Her biri insanın çetin sınav anlarını ifade eden bütün bu özellikler, Müslüman kişiliğinin çizgileri olarak sunuluyor Kur’an’da. Bu ayetlere baktığımızda, biraz çileli bir yolculuk olduğunu anlıyoruz Allah yolundaki seyrü seferin... Ya da şöyle anlamak mümkün bu ayetleri: Bir mü’min, böylesine zor şartlarda bile Allah yolunda sabit-kadem olmak zorunda ise, normal şartlarda zaten yol O’nun yoludur, varlık O’na aitttir bir mü’min için...

“Allah yolunda bulunma” terbiyesi, Allah yolunda sabitkadem olmayı gerektirir. Yol deyip geçmeyelim. Yol dindir. Din bir yoldur. İnsanı Allah’a götüren alternatifsiz yoldur.

Ve İslam Allah’ın kurtuluş yoludur. “Sübül’es-selam”a çağırıyor Kur’an. (Maide Sûresi/ 16) “Kurtuluş yolları” ya da “Selam”ın yolları” demek bu. “Selam” Rabbin güzel isimlerinden birisi. Yol çağrısına muhatabız.

“Bizim için cehdü gayret edenlere, cihadı kuşananlara yollarımızı gösteririz” (Ankebut Sûresi/ 69) diye buyuruyor Kur’an’da Allah Teala... Yollarımızın açılması için, hele “Allah yolu”na açılması için cehdü gayreti kuşanma yükümlülüğüne çağrıdır bu. Allah yolunda sabitkadem olmanın çaresi, ehl-i cihaddan olmaktır! 

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23