• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
TÜM YAZILARI

FETÖ: Cafe-cennet-kıyamet

27 Ekim 2018
A


Latif Erdoğan İletişim: [email protected]

Birisi Ak Partili diğeri FETÖ’cü iki kişi, yandaki masalarda oturanlara duyuracak şekilde yüksek sesle ve hararetle tartışıyorlar… Ak Partili olan, tartışmanın başında, FETÖ’cü olduğunu söyleyenin, hükümetin icraatıyla ilgili bütün eleştirilerine cevap yetiştiriyor. Sonra yavaş yavaş cevap vermenin ritmi düşmeye başlıyor, finale doğru da Ak Partili, muhatabının bütün dediklerini tasdike başlıyor. Masadan kalkılırken FETÖ’cü sesini daha da yükseltiyor, yakında her şeyin değişeceğini, içerdekilerin dışarı çıkacağını şimdi hakim durumda olanların ise içeriye tıkılacağını ilan ediyor…

Bir yakınım, müşahede ettiği bu olayı bana anlatınca, bu dedim, yeni FETÖ taktiği. Aslında o tartışanların ikisi de FETÖ’cü, fakat toplumun FETÖ’ye olan direncini kırmak, Ak Partiye olan sempati ve güveni sarsmak için oyun oynuyorlar. Nitekim ben bu kanaatimi söyledikten sonra, aynı oyuna tanıklık eden başkalarını da dinledim. Demek ki oyun genel bir taktik olarak sahneye sürülmüş bulunuyor. Deşifre ediyorum ki oyunları bir kere daha bozulsun. Deşifre ediyorum ki, bu tür oyunlara tanıklık edenler bunun bir oyun olduğunu bilsin, söylenenlerde hakikat payı aramasın.

 FETÖ’nün son dönemlerde geliştirdiği bir taktik de, kendi aralarında yapacakları görüşmeleri herkese açık mekânlarda yapmaları. Bunun en güvenilir şekli de onlara göre kendi açtıkları böylesi mekânlarda buluşmak. Bunun için bol bol “cafe” açıyorlar. Sanırım istihbarat birimlerimiz geliştirilen bu taktiğin farkındadır; ona göre de önlemler alınmıştır.

Kocası hapse düşmüş bir FETÖ’cü, kendisini teselli etmek isteyen yakınlarına, ben üzülmüyorum ki, biz zaten cennete talibiz, demiş. Bana bu sözü aktardıklarında, “Onların talip olduğu cennet, bizim itikadımızdaki cennet değil, Amerika’dır” dedim. Nitekim fırsat bulan öncelikle oraya kaçıyor. Tabii ki, beni bu kanaate sevk eden sebep sadece ipini koparanların oraya kaçması değil, bizzat Gülen’in ifadesi. Amerika’ya ikinci gidişinden sonra Türkiye’ye dönmüş ve bir sohbetinde şöyle demişti: “İnsanın gözlerini bağlasalar ve şu eyalete bıraksalar (yazıyı yazarken söylediği eyaletin adını hatırlayamadım) sonra da işte burası cennet deseler, inanın insan hiç tereddüt etmeden oranın cennet olduğunu kabul eder.”

Sanırım şimdilerde, sadece o eyaleti değil bütün Amerika’yı cennet tarifi içine almıştır. Geçenlerde basına yansıyanlar doğruysa zaten iman esaslarında da değişiklikler yapmış. Kendi insanlarını zahir bizim itikadımızdaki cennete davet edecek değil ya, kendi cennetine davet edecektir.

Daha önceki dönemde, “Hocamız cennetin kapısı önünde duracak, kimi tanıyorsa sorgusuz sualsiz onu elinden tutup cennete sokacaktır” denildiğini de duymuştum. Kurumsal ilişkilerimin devam ettiği o dönemlerde bu tür sapık düşüncelerle, öğüt ve nasihat yolunu kullanarak epey mücadele etmiştim. Hakikat noktayı nazarından sapıklık sayılması gereken bu ifadeler, meğer cennet tarifi Amerika olunca doğru sayılmalıymış. FETÖ irtibatlı olanların sorgusuz sualsiz Amerikan vizesi alabilmeleri ve Amerika’da üst seviyede kabule mazhar olmaları bunun göstergesi olsa gerektir.

Kutsiyetini çoktan kaybetmiş bir davanın peşinde gidenlerin hali, engin bir çölde serap peşinde koşanların durumu gibidir. Susayan onu su zanneder, yanına vardığında ise onun bir hiç olduğunu görür. Emekleri heba, gayretleri berhava olmuştur. Bunun yanında ömürleri, enerjileri tükenmiş, yaptıkları yanlıştan dönmeye, bu yanlışları telafi etmeye ne güçleri ne de zamanları kalmıştır.

İşte tekrar uyarıyorum: Fetullah Gülen, arkasından gidilme hakkını tamamen kaybetmiş manevi bir müflistir. Bu hakikati kendisi itiraf edip çevresindekileri uyarması ona bir insanlık, bir vicdan borcuyken o, kendi tabilerinin üzerine gafletten perdeler örtmekle işi geçiştirme peşindedir. Bu hal ve tavrı dahi, feraset ehli katında onun nasıl bir müflis olduğunun delil ve belgesidir.

Bir sinek, illüzyonlar dışında, nasıl kendisini uzun süre kartal olarak göstermezse o da iddia ettiği hiçbir manevi makamın sahibi olmadığını hakikati görenlere karşı gizleyememiştir. Fakat o, kendisine sükûtla mukabeleyi yanlış yorumlamış, bunu manevi bir ikrar saymıştır. Hâlbuki ona sadece istidrac tuzağı kurulmuştur; ne ki o bundan gafildir, hâlâ da gaflet içindedir. Görünen o ki, o, FETÖ kıyameti koptuğunda uyanacaktır; elbette böylesi bir intibahın ne ona ne de saptırdıklarına hiçbir faydası olmayacaktır.

FETÖ kıyameti nedir? Amerika’nın FETÖ’yü terörist ilan etmesi ve barındırdıkları FETÖ elemanlarını Türkiye’ye iadeye başlamasıdır. Büyük kıyametin öncül alametleri olduğu gibi FETÖ kıyametinin de öncül alametleri vardır. Amerika’da FETÖ iadesiyle ilgili yükselen ve basında yankılanan sesler bu kıyametin habercisidir. 

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23