Neden Rahmet Okunsun, Nasıl Ortak Değer Olsun?

14 Kasım 2017 Salı

 “Atatürk’ü Atatürkçülerin tekelinden kurtarmak” şeklinde özetlenebilecek milli bir strateji yürürlüğe sokulmuş durumda. Bu söylem ve gayretin ne kadar doğru, tutarlı ve faydalı olduğuna ilişkin birkaç itirazı dışında pek bir şey yansımadı kamuoyuna. Medyada Ortodoks Kemalistlerin ve onlarla bitişik nizam hareket eden sol-sosyalist çevrelerin alaycı yaklaşımlarını bir kenara bırakırsak ciddi bir eleştiri hatta kapsamlı bir şüphe dahi dile getirilemedi. Bu eleştiri ve tereddütlerin ifade edilememiş olması yokluğu anlamına gelmiyor şüphesiz.

Atatürk’ü Atatürkçülükten, Mustafa Kemal’i Kemalizm’den ayrıştırma gayretleri yeni değil ama kabul edilmeli ki içinde yoğun bir korku barındıran çıkış yolu arayışlarıydı. Atatürk çok iyiydi, çok güzeldi de çevresi ve yolundan gidenler mi Atatürkçülüğü tahrip edip kirlettiler? Despotik sapma, askeri darbeci karakter ve topluma karşı sergilenen zulümler 1938’de onun ölümüyle mi başladı? İyimserliğe, gönül bağışlamaya ve uzlaşma arayışlarına itiraz edemeyiz ama tarihi yeniden yazmak ne akla ve mantığa uyar ne de siyasal ve toplumsal hayatın adalet üzerinde inşa edilmesine hizmet eder. Siyasal iradenin niyetini, buradan ulaşmak istediği hedefi, bu açılımın sürdürülebilirliğini bir tarafa koyarak gücümüz yettiğince hakikati konuşmaya mecburuz. Ne kadar iyi niyetli olursa olsun hakikatin üstünü şu veya bu gerekçeyle örtmenin bedelleri hep ağır olmuştur çünkü.

Atatürkçülük Tahrif mi Edildi?

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e milletin sonsuz hürmet duyduğu sıklıkla ifade ediliyor. Peki, Atatürk milletine sonsuz bir hürmet duyar mıydı? Benim bu milletle en küçük bir sorunum, hiçbir sıkıntım yoktur diyor muydu? Anlaşılan Atatürk adına sapmanın 1938’den sonra İnönü eliyle ve sonrasında 27 Mayıs’la birlikte bir silsile haline dönüşen askeri ihtilallerle oluştuğu iddiası yine alıcı bulacak bir miktar. Ancak şu sorunun cevabı önemli değil mi? Atatürk bu ülkeyi neden ölüm döşeğine düşünceye kadar Tek Parti rejimiyle yönetti? Milli Mücadele’nin en önemli simalarının kurduğu Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nı ilk fırsatta ve muvazaalı Serbest Fırkayı 90 gün içinde boğma yoluna girdi? Kemalist Cumhuriyet’in halka dayanmak, halk için çalışmak ve halktan meşruiyetini almak gibi bir endişesi yoktu da onun için. Tepeden inmeci bir modernist cumhuriyet modeli diğer ülkelerde ne yaptıysa, nasıl zecri tedbirlere sarıldıysa Kemalist Cumhuriyet de benzerlerini yaptı en son vakte kadar.

Mustafa Kemal’i siyasal bir kararla tartışma konusu olmaktan çıkarmak ve bütün bir toplum için ortak değer haline getirmek kimileri için çok hoş bir proje olarak hızlıca sahiplenildi. Tarihten seçici birtakım modeller oluşturmaya heves etmek sıklıkla görülen bir şey olsa da genellikle iflasa sürüklenmesi fazla zaman almaz. Mesela Mustafa Kemal’in askeri başarılarını, ülkenin bekası yolunda sergilediği tavırlarını daha fazla nazara vererek toplumun kaderi üzerinde oynadığı yıkıcı rolleri nasıl gözlerden kaçırılacak? Üstelik bu işi yıkılan, yağma edilen bir medeniyeti ihya etme iddiasıyla yola çıkanların yapabilmesi mucize üstü bir iş olacağa benziyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk tamlaması bir kurtuluş reçetesi olarak neşeyle telaffuz edenlere hatırlatalım: İsmet İnönü, Savuma Bakanı olduğu dönemde Fevzi Çakmak’a “Mustafa Kemal’e gazilik tevcih edelim” önerisinde bulununca Çakmak “erken” diye reddeder, bu tevcih dört ay sonra karşılanır. Mustafa isminden hiç hoşlanmazdı, Kemal’i bırakıp Kamal olarak değiştirdi adını. Son olarak Atatürk adını da millet veya Meclis vermedi, kendi seçti ve kendi verdirtti. Bunlar teferruat kabilinden şeyler gibi görülebilir ama perspektifi ve iş yapma tarzını gösterir.

Bu mu Şükran Duyacağız Ulu Önder?

Türkçe Ezan ve Türkçe ibadet dayatması bizzat Atatürk’ün emriyle, mahkeme dayatması ve jandarma dipçiğiyle devreye sokulmuş bir despotizm örneğidir. Harf İnkılabı veya Şapka Devrimi adına sergilenen modern barbarlıkların doğrudan sorumlusu olan kişi henüz 1926’dan itibaren ülkenin hemen yerine anıt heykellerini diktirmek üzere emir ve talimatla projeler yaptırmıştır. Küçük bir adli olaya karşı sergilediği tavır Org.Mustafa Muğlalı komutasında kurdurduğu İstiklal Mahkemeleri’ne “Menemen’i yakın” emrini ulaştırmak olmuştur. 

Ali Şükrü Bey’in suikastla ortadan katledildiği günlerden Şeyh Said ve Dersim hadiselerine kadar yaşanan derin acılara, Türk Tarih Tezi, Vatandaş Türkçe Konuş kampanyalarına, ırkçı ve militer resmi bayram geçitleriyle dayatılan seküler hayat modeline değin hemen her şey ortada. Minnet duyulması istenen, şükran ifade edilmesi beklenen bu icraatlar mı? Bu acıları yaşattığı, toplumun İslami kimliğine, etnik vasıflarına Türkçü-Atatürkçü bir deli gömleği giydirmek üzere devletin tüm imkânlarını seferber ettiği için mi rahmet okumamız isteniyor? Yaklaşık 100 senedir bütün bir toplum saygı duruşuna mecbur kılınmamış, siyasal ve ideolojik sadakate mahkum edilmemiş gibi bir işaretle saygı, sevgi ve rahmet duygularıyla dolup taşmamız bekleniyor. Tuhaf bir biçimde bizden özenle seçilmiş birkaç hamasi olay dışında her şeyi unutmamız, hiçbir hesabın peşine düşmememiz ve tüm iddialarımızdan vaz geçmemiz bekleniyor. Tüm kişilik ve kimlik haklarımızdan soyutlanarak teslim olmaya davet eden bu teklife hiç tereddüt etmeden yüksek sesle hayır diyeceğiz elbette.

Kimse kusura bakmasın; CHP’yle, MHP’yle, Vatan Partisi’yle, Meral Akşener takımıyla, TÜSİAD’la, askeri cuntalarla, Emin Çölaşanlarla Atatürkçülük yarışına girmem, giremem. Dileyen istediği modelde Atatürkçü olsun, nasıl işine geliyorsa öyle Atatürkçülük yapsın. Kimselerin elinden Atatürk’ünü, Atatürkçülüğünü almaya hevesim yok, sahiplerine mübarek olsun. Ancak şu ya da bu Atatürkçülük modelleri arasında seçim yapmaya kimseyi zorlamanın da âlemi yok. Milliyetçi, ulusalcı ve Atatürkçülük dozu artırılmış siyasetin, medyanın, yargının, akademinin bu ülkeye ne gibi musibet ve belalar getirdiği hiç kimseye sır değil.

Lamı cimi yok; Atatürk demek Tek Parti ve faşist rejimleri model alan Şeflik rejimi demektir. İslami değer ve sembolleri kamusal alandan arındırarak seküler bir toplum ve ülke inşa etmek üzere devletin topluma karşı zorbalıkla iş görmesi demektir. Tarihi hakikatlere, toplumsal gerçeklere sadakat olmadan barış ve bütünleşme niyeti basit bir hayal olur ancak. Zulme ve zalimlere meyletmek yazmaz ki bizim Kitabımızda! Bu yüzden türedi ‘ortak değer’e rahmet okuma teklifinizi kabul etmem, edemem.

 

  • İhsan Hocaİhsan Hoca3 gün önce
    Yabancı dilden 65 puan almış olmanın dışında hiçbir donanımı olmayan; yabancı dil mağduru ama donanımlı olan Yardımcı Doçentlere düşmanlık yapan Cahil Profesörlerin sözünü dinlememesi gereken Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcı Doçentleri Nasıl Kurtarabilir? 1-) Yabancı Dil baraj değil puan getiren bir alan olarak değerlendirilmelidir. 2-) Akademisyenlikte önemli olan Doktora yapmak olduğuna göre, doktora için gerekli olan 55 yabancı dil puanı yeterli kabul edilmelidir. 3-) Üniversitelerde On yıl Öğretim Elemanı olarak çalışmış ve Doktorasını bitirmiş olan her öğretim elemanı doğrudan Doçent olarak atanmalıdır. 4-) Üniversitelerde Yirmi yıl Öğretim Elemanı olarak çalışmış ve Doktorasını bitirmiş olan her öğretim elemanı doğrudan Profesör olarak atanmalıdır. 5-) Bu şartları yerine getirmek için gerekli olan süreyi beklemek istemeyen ve Doktorasını bitirmiş olan her Öğretim Elemanının, isterse, YÖK’ÜN uygulamadaki kriterlerine göre Doçent veya Profesör olması sağlanmalıdır.
  • islam islam 4 gün önce
    Masallar kenan bey
  • yazıYORUMyazıYORUM4 gün önce
    Yıkanmış beyniyle, çakma tarihin absürt yalanlarını engin tarih kültürü gibi burada pazara çıkartan şartlanmış mankurt KEMALİST kafa, ilkokul seviyesi tarih yalanlarını kendine sakla, ingiliz düşmanlığı yaparsın lakin İngilizin sana "senin tarihin bu" diye itelediği her herzeyide sorgusuz sualsiz kabul edersin. Sizlerde beyin eror saçma sapan ideolojik dayatmalarınızı kabul etmedik diye Türklüktende çıkmayız, gavurda olmayız. Yunan gibi yaşayıp, ingiliz gibi düşünen siz, sonra dönüp bize müslümanlık türklük dersi vermeye kalkan yine siz. Bu nasıl bir aymazlıktır! Bu ne yaman çelişkidir. Adın Yorgi değil, Corc değil ama kafan onlar gibi çalışıyor, yaşantın dünyaya bakışın, kutsalların herşeyin onlar gibi , seni bu hale kim getirdi Evropalı Kemalist !
  • İsmail 16İsmail 164 gün önce
    Sizin sevginize mi ihtiyacımız var? Bizi rabbimiz sevsin o bize yeter!
  • Kim murteci kiKim murteci ki4 gün önce
    Esas vatan hainleri darbeler olduğunda Atatürk'ün askerleriyiz diye destek çıkanlar alkış tutanlar laiklik adı altında peygamber ocağı diye tabir edilen kislalara ordu evlerine oğlunu askere gönderen başörtülü analari almayanlar bilim ilim diye iskembeden atıp inançlı müslüman türk gençlerinin başarılarını kıskanıp set çeken namussuzlar bankaları hortumlayip milleti sefalete sürükleyenler yatırımlari sadece batıya açıp halklarımızı birbirine kırdıranlar misaki mili sınırları içinde yer alan altında petrol dağları bulunan alanları ingilize peşkeşçekensay say bitmez Velhasılı bu millete iyilik yaptığı zannedilen kötülerdir esas vatan hainleri ..
  • AbdullahAbdullah4 gün önce
    Sayın Kenan AlpayYazınız çok güzel ama AYASOFYAyı puthaneye kim çevirdi onu yazmamışsınız.
  • Polis H.TPolis H.T4 gün önce
    Taşı gediğ'ine koymuşsun maşallah
  • davincidavinci4 gün önce
    sayın yazar..gidersiniz arabistana yerleşirsiniz.orada yaşarsınız.uçak bileti alacak paranız mı yok.oraya gidemeyince buraya mı arabistan bayrağı çekeceksiniz.karadenizli temel in fıkralarını okur gibi oldum.
  • NiyaziNiyazi4 gün önce
    Aynen
  • MOHAÇ MOHAÇ 4 gün önce
    TABİKİ RAHMET ETMEZSİN :)))SEN VE SENİN TÜRK VE CUMHURİYET DÜŞMANI KAFAN; KUVAY İ MİLLİYE Yİ KAFİR İLAN EDİPYUNAN ORDUSUNA HALİFENİN ORDUSU DİYEN, TÜRK MILLETININ VAR OLMA MUCADELESI İSTİKLAL SAVASINI M.KEMAL ÖNDERLİĞİNDE KAZANDIKTAN SONRA YUNANİSTAN A KAÇAN VE SIĞINAN VE ORDAN VATAN HAINLUGINE DEVAM EDİP BİR DE DERGİ ÇIKARAN VE O DERGİDE TÜRK MİLLETİ VE DEVLETİNE KÜFÜRLER EDEN SOYSUZLARDAN BİRİ OLAN ZAMANIN ŞEYHÜLİSLAM İ MUSTAFA SABRİ EFENDİ NE RAHMET EDERSİN. VATAN HAİNİ EŞKIYA INGILIZ USAGI ŞEYH SAITE RAHMET EDERSİN. SEN VE ZEHİRLEDIGIN KAFALARYAZIN DA BELİRTTİGİN GİBİ MENEMEN DEKİ GERİCİ VAHŞETİ KÜÇÜK BİR OLAY GİBİ GÖRÜP ONUN ELEBASİNA RAHMET EDERSİN. NERDE VATAN HAİNİ MEMLEKETİ ÜÇ KURUŞ MENFAAT UĞRUNA SATAN HAİN OĞLU HAİN VAR ATATÜRK UN KARŞISINA ONU ÇIKARIR ONLARA RAHMET EDERSİN.AKITE SONSUZ TEŞEKKÜRLER! BUNLARI TANIYALIM BİLELİM
Daha fazla yorum göster (1/10)