Diyarbakır çok renkli, din bizi birbirimize bağlıyor
Medya kötü haberi sever ve yayar. Bugün size Diyarbakır ile ilgili duymadıklarınızı anlatacağım. Uzun bir aradan sonra eğitim seminerleri vermek üzere aziz dostum Abdurrahman Yener’in davetlisi olarak kadim medeniyetler şehri ve “sahabeler diyarı” Diyarbakır’a ayak bastım. Havaalanını tanıyamadım, tamamen yeniden inşa edilmiş.
İlk program Çermik Fen Lisesi’nde idi. “Ahlaklı, İnançlı ve Başarılı Öğrenci” konulu konuşmayı gençler dikkatle dinlediler; başarılı, ahlaklı olmaya ve cenneti kazanmak için çalışmaya söz verdiler.
Öğle vakti velilerle bir araya geldik. Çocuklarımızı zeki ve ahlaklı yetiştirme prensiplerini anlattım. İlgi müthişti, keşke daha önce böyle bir semineri dinleseydik diyenler oldu.
Öğretmenlerle “İlham Veren Öğretmen” konulu bir konuşma yaptım, öğrencilerimize ömür boyu takip edilecek doğru yol haritası çizmek gerektiğini anlattım. Atmosfer oldukça iyiydi. Öğretmenler beni dinlediler, katkıda bulundular, notlar aldılar. Konuşmadan sonra kitap imzaladım.
Programları organize eden Milli Eğitim Müdürü Murat Bozdoğan, Fen Lisesi Müdürü Ahmet Aslan, Veysel Devebakan Öğretmen ve meslektaşlarım son derece heyecanlı ve memnundular. Veysel Bey bize evinde çay ikram etti.
Çermik, Zazaların çoğunlukta olduğu bir ilçe, teröre karşılar. Eğitim yöneticileri, kültürel faaliyetlere önem veriliyor. Alanında uzman yazarlar gidip insanımızla sohbet etseler konuşmak için 5-10 bin lira bahşiş istemeseler daha çok seminer ve konferans düzenleyecek Çermikli dostlarım…
Ertesi gün Diyarbakır Yunus Emre Anadolu Lisesi öğrencileri ile sohbet ettik. Konuşma oldukça verimli ve zevkliydi. Öğrencinin biri, bu adam da bizim kafadan, çok hoş, demiş Abdurrahman Bey’e.
Okul Müdürü Halil İbrahim Erdem ve öğretmenler benden daha çok heyecanlıydılar. Gençleri dini ve manevi değerlere bağlı yetiştirmek için çok gayret gösteriyorlar. Konferanstan sonra öğrencilere kitap imzaladım, gençlerin kitaba ilgisi görülmeye değerdi.
Bana “imam- hatip takvimi” hediye ettiler. Takvimin her sayfasında Kur’an âyetleri, hadis-i şerifler ve Üstat Bediüzzaman’dan vecizeler var. Bölgede dindar insanlar, Risale-i Nur Talebeleri teröre ve Fetö’ye mesafeli. Din kardeşliği onları Türkiye’nin bütününe bağlıyor. Asayiş ve emniyete taraftarlar, terör ve ırkçılığa geçit vermiyorlar.
Öğleden sonra il müftülüğünün düzenlediği programa katıldım, “Ailede Mutluluk Sanatı” konulu bir konuşma yaptım. Din adamlarımıza ve Kur’an kursu hocalarına hitap ettim. Salon oldukça kalabalıktı ve dinleyiciler çok dikkatli idi.
Hocalarımıza ve hoca hanımlara, Asr-ı Saadet’ten örnekler sundum. Şöyle dedim:
“Gönüller Sultanı Peygamberimiz (sav) tek başına idi. Gönlü Kur’an nurları ile nurlandıktan sonra insanlara tek tek İslam’ı anlattı. Ev ev dolaştı, kapı kapı gezdi; yollara çıktı, gelip geçene tebliğ yaptı. Sonra Ukaz, Mecenne, Zülmecaz gibi pazarları ve fuarları dolaştı. Geceleyin Akabe’de Medinelilerle buluştu ve onlara Kur’an okudu. Peygamberimiz (sav) “kâri” yani “okuyucu” idi. Buluştuğu kimselere Kur’an okuyor ve İslam nurlarını tebliğ ediyordu. 13 yıl Mekke’de, 10 yıl Medine’de öğretmenlik yaptı, yarım ada değişti, dünya nurlandı.
Gönüller Sultanı (sav) bir kişi idi, Yüce Mevla’nın yardımıyla İslam’ı bütün Arap yarımadasına kabul ettirdi. Bugün bizler yüz binlerceyiz. O’nun getirdiği kitabı, O’nun metotları ile tebliğ edersek gönülleri ve kıtaları fethedebiliriz.”
Dinleyiciler zaten konunun uzmanı idiler. Yeniden diriliş için yeniden tebliğ kararı aldık.
Lice’de Halk Eğitim Merkezi’nce düzenlenen seminerlere katıldım. Öğrencilere Sınav Sistemini Şansa Çevirme konusunu; hanımlara “Ailede Mutluluk Sanatı”nı anlattım.
Dinleyicilerim oldukça memnundu. Halk eğitim merkezi müdiresi Gülbahar Hanım ve kütüphane müdürü Ömer Bey oldukça memnundular. İlçede daha çok etkinlik düzenlemek ve halka daha çok kültürel faaliyet imkânı sunmak istediklerini söylediler. Kaymakam Sinan Başak Bey kendilerini destekliyor ve ilçenin kültürel etkinlikler cenneti olmasını istiyor.
Konferanstan sonra Rojin isimli lise son sınıfta bir kızcağız geldi, roman yazdığını ve yayınlamak istediğini söyledi. Roman üzerine sohbet ettik. Kitabında vatan, bayrak, din konularına vurgu yaptığını söyledi. Rojin ile yazarlık sohbeti yaptık.
Diyarbakır, medyanın anlattığından ibaret değil. Teröre mesafe koyan ve karşı olan bir dünya insanımız var. Dinini öğrenen, İslam’a hizmet etmek isteyen ve bunun için gayret eden milyonlarca kardeşimiz bulunuyor. Onlarla daha sık bir araya gelme ve kardeşlik bağlarımızı güçlendirmeye ihtiyacımız var.
Emekli öğretmen ve yazar Eyüphan Kaya, Lice seyahatinde bize arkadaşlık yaptı, konferanslarda gençlere hitap etti. Eyüphan Hoca birikimli bir yazar. Anayasa ve kanunlarda “Türk milliyetçiliğine” vurgu yapıldığını; bunun ırkçı PKK tarafından istismar edildiğini, bölge insanının kafasının karıştırıldığını söyledi.
Haklı.
Eyüphan Hoca ile 622’de Gönüller Sultanı’nın (sav) Medine’de Evs, Hazrec ve Yahudi kabileler arasında yaptığı Medine Sözleşmesi’ni hayata geçirirsek kardeşçe yaşayabileceğimizi konuştuk.
Bir gün otelde, iki gün Abdurrahman Bey’in evinde misafir oldum. Seyahatlerimde epeyce bir zamandır evlere misafir olmamıştım. Abdurrahman ve eşi Fatma Hanım, hem beni kusursuz bir şekilde ağırladılar hem de yeterince ikramda bulunamadıkları için hakkımı helal etmemi istediler. Doğu insanının misafirperverliği, cömertliği ve fedakârlığı beni mahcup etti. Risale-i Nur okuyan Türk ile Zaza kardeş oluyor. Doğu problemini çözmek için İslam kardeşliğine sarılmalı, Anayasa ve yasalardaki ırkçılığı çağrıştıran maddeleri tashih etmeliyiz.
Konferansları organize eden Abdurrahman Yener, Sinan Güldoğan, Aziz Müftüm Burhan İşleyen, milli eğitim yetkilileri ve şoförümüz Mehmet kardeşime bin teşekkür ediyorum.