• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

SDG dağıldı, Suriye’de bölücü ihanetin parantezi kapandı, kapanıyor…

5 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

OSMANLI TORUNU

ABD’nin gölgesinde, tırlarla gönderilen silahların güveninde "devletçilik" oynayanların maskesi düşmüştür. Düne kadar SDG’yi (YPG/PYD) bölgenin "yenilmez gücü" gibi pazarlayan, Türkiye’nin operasyonlarını "macera" olarak niteleyen o meşhur monşer eskileri ve fondaş kalemler, şimdi bu dağılış karşısında hangi bahaneye sığınacaklar? SDG’yi etnik bir başarı hikayesi gibi sunanlar, bölgenin kadim gerçeği olan Arap ve Kürt aşiretlerinin Şam ordusuyla birleşmesi karşısında şoktalar. Yıllarca "halk desteği var" dedikleri yapının, aslında sadece yabancı parası ve silahıyla ayakta duran bir "lejyoner topluluğu" olduğu tescillenmiştir. "Diplomasi bitti, yalnızlaştık" diye koro halinde bağıranların aksine; Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlılığı ve Hakan Fidan’ın sessiz ama derinden yürüttüğü mekik diplomasisi, ABD’yi bile bölgedeki aparatından vazgeçmek zorunda bırakmıştır. Bu, milli aklın, küresel taşeronlara karşı mutlak zaferidir. Ankara destekli yeni yönetimin sunduğu "silah bırakma" teklifi, terör örgütü için bir lütuf, onları destekleyen medya içinse bir utanç belgesidir. Düne kadar bu örgütlere "meşruiyet" devşirmeye çalışanlar, şimdi bu "fesih" sürecini hangi yüzle yorumlayacaklar? Bir terör örgütünü "demokrasi gücü" diye yutturmaya çalışanların vizyonu, Suriye sınırında son bulmuştur. Artık parantez kapanıyor; bölücü hayallerin yerini, Türkiye’nin hamiliğinde yükselen "Yeni Suriye" gerçeği alıyor...
  • 2 Ay Önce

OSMANLI TORUNU ¹²⁹⁹

Şeref Efendi iyi oku: Sorduğunuz o "ince" soruyla aslında bölgedeki büyük resmi değil, sadece o resmin üzerine düşen gölgeleri izlediğinizi kanıtlamış oldunuz. "ABD ve İsrail’in kazancı nedir?" diye sorarken, satranç tahtasında şahın devrildiğini görüp hâlâ "Piyonlar neden yer değiştirmedi?" diye hayıflanan bir iç sesinizin dışa yansımasını haykırıyorsunuz. İsterseniz bu "kazanç" meselesini, anlayabileceğiniz bir pedagojiyle, tane tane ve uzata uzata izah lafın tatamını izah edeyim. Yıllardır bölgede "demokrasi gücü" diye pazarlanan, ABD’nin tırlarla beslediği o yapılar bugün Suriye’nin kadim aşiretleri ve Türkiye’nin kararlılığı karşısında "fesih" sürecine girmişse, burada ABD’nin bir kazancından söz etmek en hafif tabiriyle safdilliktir. Eğer bir yatırımınız (ki burada terör örgütü aparatıdır) iflas ediyorsa, yatırımcı kazanmaz; sadece zararını minimize etmeye çalışır. Şeref Bey, sizin "kazanç" dediğiniz şey, ABD’nin bölgedeki oyuncağının kırılması ve oyun dışı kalmasıdır. Bu kaybı bir kazanç gibi sunma çabanız, sahada yenilenlerin masada mazeret üretme çabasıyla eşdeğerdir. ​İsrail’in bölgedeki en büyük stratejik arzusu, komşularının küçük, güçsüz ve etnik temelli kantonlara bölünmesidir. Sizin o şüpheyle yaklaştığınız "Yeni Suriye" gerçeği ise; Türkiye’nin hamiliğinde yükselen, birliğini korumuş ve terör koridoruna geçit vermeyen bir yapıdır. Bölünmüş bir coğrafyada dikensiz gül bahçesi hayal eden İsrail için, Ankara’nın kontrolündeki bir konsolidasyon "kazanç" değil, bir güvenlik kabusudur. Şeref Bey, sanırım sizin harita bilginiz, bölgenin birleşmesinin kimlerin uykusunu kaçırdığını anlamaya yetmiyor. ​"Diplomasi bitti, yalnızlaştık" diye koro halinde bağıranların, bugün Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Hakan Fidan’ın yürüttüğü o "sessiz ama derinden" mekik diplomasisini anlamasını beklemiyoruz. ABD’yi bile kendi aparatından vazgeçmek zorunda bırakan bu milli akıl, küresel taşeronlara en büyük darbeyi indirmiştir. Sizin "kazanç nerede?" diye aradığınız şey; Türkiye’nin sınırında bir garnizon devletine izin vermemesi, halkın desteğini arkasına alan gerçek bir yapıya yol açmasıdır. Yıllarca "lejyoner topluluklarını" etnik başarı hikayesi gibi sunanlara sessiz kalıp, bugün Türkiye’nin diplomatik zaferinde "İsrail parmağı" aramak, aslında milli özgüven eksikliğinin dışavurumudur. Şeref Bey, "Yeni Suriye" gerçeğinde ABD ve İsrail’in kazancı değil, bölgedeki emperyalist planların iflası vardır. Bu iflasın faturası ise, yıllardır bu yapıları meşrulaştırmaya çalışan o "fondaş kalemlere" kesilmiştir. Şeref Efendi(!); siz gölgelerle dövüşmeye ve "kazanç" masallarıyla kendinizi avutmaya devam edebilirsiniz. Ancak gerçek; sahadaki Türk askerinin kararlılığı, masadaki Türk diplomasisinin dehasıdır. Bu "parantez" kapandı; artık sizin hayallerinizin yerini, Türkiye’nin inşa ettiği o somut gerçeklik alıyor. ​"STRATEJİSİ MİLLİ OLMAYANIN SORGUSU DA ANCAK HASMININ KAZANCINA MEMUR OLUR; SİZ KİMLERİN KAYBINDAN KORKUYORSUNUZ Kİ BİZE KAZANANIN KİM OLDUĞUNU SORUYORSUNUZ?" ​Şeref Efendiye...

Şeref

" Yeni Suriye" gerçeğinde ABD ve İsrail 'in kazancı nedir üstad.. ?

İnsanlıgın Başbelası Irçılık ve Meshepçilik

SDG bir çatıymış kof ve safsataymış. Agırlıgı daha önce Esad yanlısı olan Arap aşiretleriymiş. O aşiretler sonra İşidli olmuşlar. İşid gidince SDG ye katılmışlar. Suriye Ordusu gelince bu Arap aşiretler saf degiştirmişler.Gelen ağam gıden paşamcılar. Mazlum Abdi cahilmiş.Abd bunu şişirip genearal dıyerek İşide karşı kullanmış. Hz. Muhammed'in torunu Hz. Hüseyin'i çagırıp, destekleyip sonra 70 kişiyle bırakan kimdi? Yine taraf degiştiren Arap aşiretleri. Barzani Abdi'yi uyarmıştım diye açıklama yapmış. İngilizler parayı verince Lavrens'in arkasına takılıp Osmanlıya isyan eden, arkadan vuran kimdi Arap aşretleri. Türkler hariç bir gecede saf degiştirerek tarihin akışını degiştirme konusunda Ortadoğu ve Asya halkları tarihde de pek maharetlilerdir. Çaldıran Savaşında da Kürt aşiretler İdris Bitlisi liderliğinde bir gece saf değiştirip savaşın kaderini belirlememişmiydi. Savaş hiledir. Her hile mübahdır dan taktik ve stratejiye evrildi lügat da hepsi bir anda böyle çöker altında kalır ırk temelli oluşumlar. Bu sayfa kapandı. Suriye'de iç barışın kalıcılıgı Çogulcuga dayanan Demokratik Suriye rejiminin kurulup demokrasi ile taçlandırılmasına baglı. Suriye'nin kendi iç dinamiği ile demokrasiye geçmesi de mümkün değildir. İş burda Türkiye'ye düşmektedir. Çünkü daha yönetimin ilk işi devletin adını Suriye Arap Devleti koyarak yeni selefiligi öne çıkarmıştır. Suriye sadece selefi cihadcıların yönetimi ile varsa varsa varacagı yer tekçi -ırkçı ve mezgepçiligin debelenme çukuru olacaktır. Irkçılık ve mezhepçilik insanlıgın başının belasıdır. Demokrasi içinde bırlık güçtür.
  • 2 Ay Önce

Siyasi analiz

Çok rehavete kapılma, bu taşeron örgütler öyle kolay kolay dağıtılmaz, ilerideki pis işler için yedekte bekletilirler.
  • 2 Ay Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23