• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

İslam Dünyası Ve Ortadoğu: Kimlik, Kriz Ve Gelecek Perspekti

42 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Nesrin Erbilir

Bitmek bilmeyen üzücü sorunlardan çok bıktık .Hayırlısıyla Allah ferahına çıkartsın inşallah...Hep ezilen üzülen Müslümanlarının olması canımızı yakıyor...
  • 1 Yıl Önce

Laz Kaptan

ES selam üstadım Başarılı çalışmalarınız daim olsun öncelikle bunu söylemek istiyorum uzun zaman yazı yazmak yorumlarda bulunup bizleri bilgilendirip yön vermek kolay bir şey değil takdire şayan,ortadoğu analiziniz gayet güzel doğru olan birleşik İslam halkları, eskiden halife sancağı altında birleşik islam coğrafyası bundan sonra bir araya gelebilirmi?
  • 1 Yıl Önce

Hülya

Kutsal savaş - esir cariyeler - köleler - kullar - itaat ve biat dünyası, hayaliniz ve ufkunuz !! Afganistan, Pakistan, İran, Sudan , vizyonunuz.........
  • 1 Yıl Önce

Çalışmak

Para güçtür. Müslümanlar batının yaptığı katliam gibi hırsızlık gibi aşağılık sömürü işleri yapamazlar. Çalışmaktan başka çare yok. Kat kat fazla çalışmak gerek.
  • 1 Yıl Önce

Şurası nettir ki

Geri kalmış veya gelişmekte olan ülkelerde Totaliter sistemleri En Çok Diş Güçler Tercih ederler/etmektedirler. Tipik bir Rejimde yönetici Devletin basına gecer yetkileri alır, artırır, atamalarını yapar bir yandan içeriye karşı gücünü artırıp güçler ayrılığını demokrasiyi kendi ayarına göre bozarken diğer yandan. ülkelerinin ekonomisini istediği anda krize sokabilecek yerlere yeksan edebilecek bu güçlerin ekonomi ve bir çok konuda elde ettikleri baskı unsurlarına karşı zayıf hale gelirler....Çünkü bu tip sistemde onlar artık karar ve aşırı yetki sahibidirler meclismiş onaymış hukukmuş vs vs mazeretleri olmaz..Sonuçta özellikle ayriştirp kendine körü körüne bakıpta görmeyen biat ve şükür eden okumuş/okumamış kalabalıkların desteği ile memleketi bölmeye ver Allah Muhafaza parçalamaya doğru bile götürmeye çalışabilirler.
  • 1 Yıl Önce

Zekeriya Yapıcıoğlu

En önemli sorumluluk camia, cemaat , tarikat medernist , gelenekçi ne derseniz le ilahe illallah diyen her taifenin önde gelenleri ilk adımı atmadan olmayacak gibi
  • 1 Yıl Önce

Emine Arık

milletde böyle büyük bir dünya sevgisi varken bırak filistini kendi memleketi için bile kılını kıpırdatmaz herkez sanki ölmeyecek gibi yaşıyor 3 5 kuruş peşinde ahiretininden vaz geçiyor hele hele de ağzından din kitap
  • 1 Yıl Önce

Ayşegül

Üstadım biz izzetimize şerefimize sahip çıkıp dogru müslümanlar olmazsak Allahu'tela bizim yerimize daha izzetli daha şereflilerimizi getirecektir Rahman bizleri bu davada payidar ve hissedar eylesin
  • 1 Yıl Önce

Yunus Çayır

Düşmanlarımız maddi hesaplar ve projeler üzerinden çalışıyor ,bizler duygusal beklentiler ve ihtimaller üzerinden bir sonuç almak istiyoruz ...siyaset ve teşkilatçılık okuyarak talim edecegiz ....pembe,kırmızı ,yeşil devrimleri halklar meydana inip gercekleştirse dahi ,yine yönetimi bu setefsiz kanı bozuk idareciler ele alacak ,çünkü halkın elinde KENDİ İDEOLOJİSİN SAHİP YERLİ YÖNETİM KADROSU YOK....yine de sağa sola bakmadan ben varım diyen kardeşlerime selam olsun ,bizi çokluk değil TAKVA hassasiyeti ilahi rızaya götürecek
  • 1 Yıl Önce

Hüseyin Karapınar

İNSANLIK Hz. Davut’a Yahudiler “Bize bir komutan ata. Allah’a yemin olsun ki biz ona itaat edeceğiz.” dediler. Hz. Davut toplumun gariban kesiminden olan Hz. Talut’u komutan atayınca hemencecik itirazlar yükselmeye başladı… “Bula bula Talut’u mu buldun?” dediler. Aslında burada Hz. Talut üzerinden günümüze birçok örnekler alınabilir. Ama maalesef o günde Talut’a yapılan itirazlar sırf düşüncesi ve duruşu yüzünden bugün de farklı kesimdeki insanlara yapılmaktadır. Nasıl mı? Talut ile ilgili olan Bakara Suresinin 249. ayetinde “Ve Talut, kuvvetleriyle yola koyulduğunda "Bakın," dedi, "Allah sizi şimdi bir nehirle imtihan edecek: ondan içen benden olmayacak, onu tatmaktan sakınan ise benden olacaktır; ondan sadece bir avuç dolusu içen ise affa mazhar olacaktır." Ancak, birkaçı dışında hepsi ondan (dolu dolu) içtiler. O ve ona inananlar nehri geçer geçmez ötekiler: "Calut ve kuvvetlerine karşı (koymak için) bugün hiç gücümüz yok!" dediler. (Ama) kesin olarak Allah'a kavuşacaklarını bilenler: "Nice küçük topluluklar, Allah'ın izniyle büyük kalabalıklara üstün gelmiştir! Zira Allah, güçlüklere karşı sabırlı olanlarla beraberdir." diye cevap verdiler.” ifadeleri yer almaktadır. Acaba bu ayette geçen Talut’un geçtiği nehir neydi? Sakın ola bugün dünya üzerinde milyonlarca insan aç yatarken bolluk içinde yaşayan biz ve bizim gibiler olmasın. Burada dikkatimizi çeken önemli nokta şu; Bu nehir üzerinde (dünyada) kana kana içenlerin yığılıp kalacağını yani ahirete bir şey götüremeyeceğini, tadına bakanlarınsa tövbe ile kurtuluşa ereceğini, hiç tadına bakmayanlarınsa kurtuluşa ereceğini düşünebilir miyiz? Oysa biz bugün kapitalist ve küçülen dünyada hiç kimseyi düşünmeden helale harama bakmadan nasıl daha çok kazanır, nasıl daha çok tüketiriz, derdinde değil miyiz? Hâlbuki haram lokmanın fıtratımızı, kalbimizi, aklımızı ve düşünce melekelerimizi bozduğunun farkında bile değiliz. Burada ben, helal bir liranın haram bir trilyondan daha hayırlı olduğunu düşünüyorum. Evet dün küçücük evlerimizde otururken bugün kocaman evlerde oturuyoruz. Dün binecek bir bisikletimiz yokken bugün lüks arabamız hatta arabalarımız var. Birçoğumuzun gayrimenkulü, altınları ve bilmem hangi bankada faiz karşılığında bekletilen paraları olduğu halde hiç birimiz mutlu değiliz. Oysa Rabbimizin ‘dünyaya geçici olarak geldiğimizi, kalıcı olanınsa ahiret olduğunu’ beyan ettiğini biliyoruz. Yine de bunda ısrar ediyoruz. Son olarak; “Bazı yüzlerin (mutluluktan) parladığı ve bazı yüzlerin (acıyla) karardığı o (hesap) gününde yüzleri kararanlara: "İmana erdikten sonra hakikati inkâr mı ettiniz? O halde hakikati inkâr ettiğiniz için tadın bu azabı!" (denilecek). (Ali İmran 106) ayeti ile hatırlatmada bulunmuş olalım. Salih amel işleyecek imana sahip olmak duası ile kalbinizin sahibine emanet olun. Selam ve dua ile…
  • 1 Yıl Önce

Metin Oktay

Mehmet Görmez'den flaş çağrı: Zaman doldu, hayat bitti, haysiyet gitti artık harekete geçelim! Eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, "Vallahi, ahirette Gazze'den teker teker sorulacağız! Allah'a yemin olsun ki buna cevap veremeyeceğiz!" diyerek Gazze için müdahale çağrısında bulundu. Görmez'in açıklamaları şu şekilde: "Hür dünyanın bütün vicdân sahiplerine, Bugün, gün boyu Gazze'deki yetkili kişilerden çok acı haberler aldım. Gazze'deki büyük mezalim, tahammülü hatta tasavvuru dahi mümkün olmayan bir safhaya girmiştir. Başka siyasi ve insani krizlere odaklanarak Gazze'deki trajediyi geri planda bırakan kamuoyuna mevcut durumu ilan etmeyi insani bir vazife biliyorum. Birkaç yıldır devam eden ağır bombardıman, toplu yıkım ve soykırımla beraber Gazze'de su, yiyecek ve ilaç başta olmak üzere temel hayatî ihtiyaçlar konusunda büyük bir mahrumiyet yaşanmaktaydı. Bu mahrumiyet son haddine ulaşmış durumdadır. Bebeğinden ihtiyarına, yaralısından hastasına, bütün Gazzeliler topyekün bir açlıkla karşı karşıyadır. Uzun süredir açlığa direnen çocuklar, yaşlılar ve hastalar ölmektedir. Sınırlarda ihtiyacın binde biri dahi olmayan yardımların tabiri caizse damla damla dağıtılması nedeniyle büyük bir kaos oluşturulmaktadır. Şerefli Gazzeliler çocuklarına götürebilecekleri bir lokma için itiş kakış içine girmek zorunda bırakılmakta ve küçük düşürülmektedir. Dünya tarihinin en şerefli mücadelelerinden birini vererek her halükarda ayakta kalan bir halk, silahlı askerlerin karşısında yerlerde süründürülerek, aşağılanmaktadır. Yüzlerce kişi yiyeceğe ulaşmak isterken, hunharca katledilmektedir. Bu açlık, tabiî bir afetin neticesi değildir. Alçakça uygulanan bir soykırım mühendisliğinin son aşamasıdır. Değerli dostlar, Süre tükenmektedir... Hayat tükenmektedir... Onur tükenmektedir... Başta ilk günden itibaren Gazze'nin sesini tüm insanlığa duyuran Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere tüm yetkililere tarih boyunca insanlığın vicdan yükünü omuzlayan aziz milletimizin her ferdine sesleniyorum. Lütfen tüm önceliklerimizi değiştirerek insanlığı bir kez daha Gazze'de yaşanan büyük trajediye yöneltelim. Bu mutlak şer ve kötülüğe derhal müdahale edilmediği takdirde, -tıpkı Bosna gibi- bütün insanlığın utançla anacağı bir Gazze'miz olacak! Vallahi ahirette Gazze'den sorulacağız! Vallahi ahirette bunun hesabını veremeyeceğiz!"
  • 1 Yıl Önce

Necmi Kurt

Mısırlı bir adam, Gazze’ye ulaşmasını umduğu yiyecek dolu şişeleri denize fırlattı: ???? Allah’ım, deniz senin askerlerinden biridir. Bunları büyük dalgalarla Gazze’ye ulaştır. ???? Ey Musa için denizi yaran Allah’ım. Bunları Gazze’ye ulaştır.
  • 1 Yıl Önce

Hasan Deniz

Musa Orçan Onurun Gömüldüğü Günler... Cahiliye’den Bugüne... Cahiliye devri… Herkesin ağzında bir “karanlık çağ” klişesi… Kadının diri diri toprağa gömüldüğü, kan davasının din gibi yaşandığı, güçlünün zayıfı ezdiği o günler… Ama bir Yemenli tüccar haksızlığa uğradığında, Mekke’nin taş duvarlarını titretecek bir nida yükselmişti. “Adalet!” diye haykırdı o adam. Mekke’nin ileri gelenlerinden bazıları, bu sesi duymamazlıktan gelemedi. Onurlarına yediremediler bu zulmü. Evlerinin huzurunu bozdu bir mazlumun sesi. Ve bir araya geldiler. Zalim kim olursa olsun, mazlumun yanında olmak üzere yemin ettiler. “Hilfu’l-Fudûl” adını verdiler bu onurlu duruşa. Ve Peygamber Efendimiz (sav), yıllar sonra dahi bu cemiyetin bir parçası olmaktan övünçle bahsetti, “Darü’n-Nedve’de, Abdullah b. Cud’ân’ın evinde öyle bir antlaşmaya katıldım ki, bana kırmızı tüylü develer verilse, o antlaşmayı asla değişmem. İslam’dan sonra da böyle bir antlaşmaya çağrılsam icabet ederdim.” İşte cahiliyenin ortasında bir nur gibi parlayan bu hareketin adıydı bu. Zulme Karşı İnsan Olmak. İnançtan değil belki, ama vicdandan doğmuştu o tepki. Bugün, 2025 yılındayız. Ve Gazze’de insanlar yeryüzünün gözü önünde açlıktan ölüyor. Evet, açlıktan. Ekmek değil istedikleri. Lüks değil, su değil. Yaşamak istiyorlar. Ama ümmetin başını bekleyen 57 ülke, yumuşak koltuklarında hâlâ “diplomatik yolları” konuşuyor. 22 Arap devleti; petrole boğulmuş saraylarında, çocuklarını Ferrari'lerle okula gönderirken, Gazze’de kundakta yanmış çocuklara tek bir damla gözyaşı bile dökmüyor. Ümmetin ileri gelenleri mi? Güya İslam İşbirliği Teşkilatı'nda "ortak bildiri" peşinde. Tepkileri mi? "Kınamak." Zalimi durdurmaktan değil, ona "rahatsız olduk" demekten ibaret! Utanıyorum. Gerçekten utanıyorum. Ben bir Müslümanım. Ama Gazze’deki o yanık çocukla aynı ümmetten sayılmaya utanıyorum. Ben yemek yerken, orada biri açlıktan ölüyor. Ben çocuğumu öperken, orada bir baba ceset torbasında evladını taşıyor. Ben gülümsediğimde, orada biri gözleri açık ölüme bakıyor. Ve ben, hiçbir şey yapmıyorum. Şeyh Ahmed Yasin’in yıllar önce söyledikleri, bugün ümmetin alnına kazınmış bir kara lekedir: “Bir gün gelir de, ümmet bizim gözümüzün önünde kurban edilmemize susarsa, işte o gün onların safında olmakla iftihar ettikleri İslam, onlara şahitlik etmeyecek.” Bugün o gündür. Ümmet sustu. Zulüm yayıldı. Çığlıklar toprağı yardı geçti. Ama sözde liderler, sözde İslam ülkeleri, sözde mücahitler… Hepsi sustu. Kâbe'nin gölgesinde Hilfu’l-Fudûl’a imza atan müşrikler bile utanırdı bugün olanlara. Onlar ki inanmadan adaleti savundular. Bizse imanla susuyoruz. Bu suskunluk zilletin ta kendisidir. Ve biz, Gazze’de şehit olanlarla aynı cenneti ummaya haya etmeliyiz. Cenneti değil belki, ama bir mezarlığı bile hak etmiyoruz. Vicdanımızı yitirmiş, ekranlara alışmış, haberleri tüketip unutan bir sözde Müslümanlar topluluğuyuz. Yemenli tüccar bir mazlumdu. Onu duydular. Bir feryattı. Ve tepki verdiler. Bugünse binlerce mazlum bağırıyor: “Yaşamak istiyoruz!” Ama liderlerinizin kulakları tıkalı. Onlar, Amerika ne der, İsrail ne yapar, Batı bozulur mu diye düşünmekle meşguller. Kudüs işgal altındayken düğün yapanlar, çocuklar yanarken konser verenler, camiler yıkılırken kumar oynayanlar… Siz sadece Arap değil, insan da değilsiniz! Ve ben... Ben, bu dünyada gülümseyebildiğim her an için, Gazzeli bir yetimin yüzünü hatırladıkça Utanıyorum. Vallahi utanıyorum... -Alıntı
  • 1 Yıl Önce

Mahmut Uslu

Nereye bu gidiş: Endülüs yanarken sultan Abdullah dönüp gırnataya bakarak ağlıyor, annesi Ayşe hanım ağla oğlum ağla erkekler gibi savaşamayana kadınlar gibi ağlamak düşer diyor, unutulan acılar tekrar eder diyor rahmetli Aliya, malesef tarih unutulmuş ve tekerrür ediyor.
  • 1 Yıl Önce

Zeynep Derelioglu

İNSANLIK Hz. Davut’a Yahudiler “Bize bir komutan ata. Allah’a yemin olsun ki biz ona itaat edeceğiz.” dediler. Hz. Davut toplumun gariban kesiminden olan Hz. Talut’u komutan atayınca hemencecik itirazlar yükselmeye başladı… “Bula bula Talut’u mu buldun?” dediler. Aslında burada Hz. Talut üzerinden günümüze birçok örnekler alınabilir. Ama maalesef o günde Talut’a yapılan itirazlar sırf düşüncesi ve duruşu yüzünden bugün de farklı kesimdeki insanlara yapılmaktadır. Nasıl mı? Talut ile ilgili olan Bakara Suresinin 249. ayetinde “Ve Talut, kuvvetleriyle yola koyulduğunda "Bakın," dedi, "Allah sizi şimdi bir nehirle imtihan edecek: ondan içen benden olmayacak, onu tatmaktan sakınan ise benden olacaktır; ondan sadece bir avuç dolusu içen ise affa mazhar olacaktır." Ancak, birkaçı dışında hepsi ondan (dolu dolu) içtiler. O ve ona inananlar nehri geçer geçmez ötekiler: "Calut ve kuvvetlerine karşı (koymak için) bugün hiç gücümüz yok!" dediler. (Ama) kesin olarak Allah'a kavuşacaklarını bilenler: "Nice küçük topluluklar, Allah'ın izniyle büyük kalabalıklara üstün gelmiştir! Zira Allah, güçlüklere karşı sabırlı olanlarla beraberdir." diye cevap verdiler.” ifadeleri yer almaktadır. Acaba bu ayette geçen Talut’un geçtiği nehir neydi? Sakın ola bugün dünya üzerinde milyonlarca insan aç yatarken bolluk içinde yaşayan biz ve bizim gibiler olmasın. Burada dikkatimizi çeken önemli nokta şu; Bu nehir üzerinde (dünyada) kana kana içenlerin yığılıp kalacağını yani ahirete bir şey götüremeyeceğini, tadına bakanlarınsa tövbe ile kurtuluşa ereceğini, hiç tadına bakmayanlarınsa kurtuluşa ereceğini düşünebilir miyiz? Oysa biz bugün kapitalist ve küçülen dünyada hiç kimseyi düşünmeden helale harama bakmadan nasıl daha çok kazanır, nasıl daha çok tüketiriz, derdinde değil miyiz? Hâlbuki haram lokmanın fıtratımızı, kalbimizi, aklımızı ve düşünce melekelerimizi bozduğunun farkında bile değiliz. Burada ben, helal bir liranın haram bir trilyondan daha hayırlı olduğunu düşünüyorum. Evet dün küçücük evlerimizde otururken bugün kocaman evlerde oturuyoruz. Dün binecek bir bisikletimiz yokken bugün lüks arabamız hatta arabalarımız var. Birçoğumuzun gayrimenkulü, altınları ve bilmem hangi bankada faiz karşılığında bekletilen paraları olduğu halde hiç birimiz mutlu değiliz. Oysa Rabbimizin ‘dünyaya geçici olarak geldiğimizi, kalıcı olanınsa ahiret olduğunu’ beyan ettiğini biliyoruz. Yine de bunda ısrar ediyoruz. Son olarak; “Bazı yüzlerin (mutluluktan) parladığı ve bazı yüzlerin (acıyla) karardığı o (hesap) gününde yüzleri kararanlara: "İmana erdikten sonra hakikati inkâr mı ettiniz? O halde hakikati inkâr ettiğiniz için tadın bu azabı!" (denilecek). (Ali İmran 106) ayeti ile hatırlatmada bulunmuş olalım. Salih amel işleyecek imana sahip olmak duası ile kalbinizin sahibine emanet olun. Selam ve dua ile… Muhittin Kandırmaz
  • 1 Yıl Önce

Hasan Acar

İslam dünyası, halkları müslüman, rejimleri ise küfür rejimi,işte mesele bu
  • 1 Yıl Önce

Cemil Tarak

Bir zamanlar Adnan Menderes bir park kurmaya çalışmıştı sonra merhum Erbakan Hoca d8 projesini oluşturmuştu Bir de İslam Birliği teşkilatı var ama hiçbirisi sadra şifa olacak birliktelikler değil
  • 1 Yıl Önce

Kazım Dere

İslam dünyası bir keşmekeş'in içindedir yeryüzünde 2 milyar müslüman var ama çevre çöpten farksız oldukları için kafirler onlara hükmediyorlar İslam dünyası diye bir dünya yok
  • 1 Yıl Önce

Ali

Sayın yazar, orman yangınları, orman şehitleri iki gencecik sıcaktan şehit olan asker, ekmek parası peşinde koşmak derken Gazze maalesef vatandaşın gündeminde yer alamıyor.
  • 1 Yıl Önce

Vay vay

Sayın yazar islam dünyası diye bir dünya yok...olsaydı gazzede çocuklar açlıktan ölmezdi.. Müslümanlık ölmüş, Müslüman ülkeler ve liderleri israil karşısında acizlik, korku ve çürümüşluk içinde...liderlerin hepsi koltuklarını korumak için ABD,ingiltere ve İsraile göbekten bağlı...Dünya gerçeği bu...İslam dünyası diye bir dünya yok...
  • 1 Yıl Önce

ALİ GEYİK

BİZDE İHLAS ŞUUR KALMADI, DAĞINIKLIK PERİŞANLIK HAKEZA
  • 1 Yıl Önce

Ömer Alageyik

İNŞALLAH HAYIRLI OLUR
  • 1 Yıl Önce

Ömer Polatoğlu Kars

SİZCE SEBEBİ NEDİR, NEDEN BU İSLAM ÜKLELERİ BATININ KUKLASIDIR
  • 1 Yıl Önce

Ömer Polatoğlu Kars

SİZCE SEBEBİ NEDİR, NEDEN BU İSLAM ÜKLELERİ BATININ KUKLASIDIR
  • 1 Yıl Önce

Ramazan Kalacık

İSLAM DÜNYASI NEDEN PARAM PARÇA...ÇÜNKÜ İNSANLAR ALLAIN DİNİNDEN UZAKLAŞMIŞLAR
  • 1 Yıl Önce

Ender Koç

ALLAH HER ŞEYİN HAYIRLISINI VERSİN, YENİ BİR SOLUK VE DİRİLİŞE İHTİYAÇ VAR
  • 1 Yıl Önce

Murat

İslam dünyası diye bir kavram var evet ama uzmanları yöneten idareler batıl ve beşeri ideolojiler
  • 1 Yıl Önce

Sevgi Köklü

Hocam ne güzel seviyeli bir yaz olmuş ellerinize sağlık şahsen ben çok istifade ettim
  • 1 Yıl Önce

Melahat Döküm

Kafirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır İslam dünyası her ne kadar parçalanmış halinde olsa bile
  • 1 Yıl Önce

okur

yahu birak ortadoguyu ulkene bak yanan ormanlara sehit olan askerlere bak
  • 1 Yıl Önce

Necati Ateş

Müslüman bir kişi, tabii siz bir şekilde Allah'ın dinini Yaşar ve taviz vermez
  • 1 Yıl Önce

Memiş Özsu

İslam dünyası ne zaman birlik ve beraberlik içerisinde oldu ki
  • 1 Yıl Önce

Kemal

Allah İslam ümmetinin dirlik beraberlik ve feraset şuurr nasip etsin
  • 1 Yıl Önce

Fatih emlik

Ortadoğu'da halk Müslüman yönetim süslüman baksana dışı kuklası Gazze'de kuşatma kırmak için akın akın gelen yardımları kapıdan geçiremiyor o kadar ki satılık neyleyim halktan da bir tepki olmayınca... Hristiyanlar Gazze'ye yardım diye koşarken bizim süslüman kapı kapatıp nöbet tutturuyor
  • 1 Yıl Önce

Tevfik Kısakürek

Ayhan hocam İslam dünyası analizinize bayıldım gerçekten çok güzel ve yerinde tespitler
  • 1 Yıl Önce

İrfan Kanadıkırık

İslam dünyası çok perişanlıydı durumda Allah kur'an-ı Kerim'de birlik ve beraberliği emrediyor Biz ise kavmiyetçiliği bölümü parçalanmak istiyoruz
  • 1 Yıl Önce

İbrahim Saraçoğlu

İsrail'in nüfusu ancak 10 milyon hangi tüm dünyaya hitap ediyor ve zulüm yapıyor bugün Gazzeda yaşananlar da budur
  • 1 Yıl Önce

Osman Kamalak

Yazar çok önemli bir konuya değinmiş İslam dünyası diye bir yer var mı acaba ben de merak ediyorum
  • 1 Yıl Önce

Hatice Kerim

Güzel bir analiz olmuş
  • 1 Yıl Önce

Kibar

Selamün Aleyküm; Hayırlı sabahlar; Rabbim namazlarımızı ve dualarımızı kabul eyle; Her türlü âfâttan emin eyle; Filistinli kardeşlerimize yardım eyle, zaferler ihsan eyle, görünmeyen ordularınla tahkim eyle; Siyonistleri ve destekçilerini Kahhar ismi şerifinle kahretmeye, bizleri me’mur eyle; Suriye halkına İslamî devlet nasip eyle Allah’ım. Amin… ‎ ‎ ‎ ‎ ‎ ‎ ‎
  • 1 Yıl Önce

Şeref

Ağa, duayla olmuyor be.., çok uğraştık ama...

Rıza Akyar

S. Aleyküm; Tâhâ Suresi 24.Firavun’a git, çünkü o sınırı çok aştı.” 25.Mûsâ “Rabbim!” dedi, “Gönlüme ferahlık ver. 26.İşimi bana kolaylaştır. 27.Dilimden düğümü çöz, 28.Ki sözümü iyi anlasınlar. 29.Yakınlarımdan birini bana yardımcı ver. 30.Kardeşim Hârûn’u. 31.Onunla gücümü pekiştir. 32.Onu da görevime ortak et. 33.Ta ki seni bol bol tesbih edelim. 34.Ve seni çok analım. 35.Kuşkusuz sen bizi görmektesin.” 36.Allah buyurdu: “Ey Mûsâ! Dileğin kabul edildi.
  • 1 Yıl Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23