• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Her şeyin cevabını ararken sessizliğin gücünü unuttuk

8 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

KİMMERYALI

Öldürecek bu hüzün bizi.. Yazılarında taa ruhunun derinliklerinde saklı bir hüzün var, çırpınıp duruyorsun, tıpkı tüm devrimcilik lerine rağmen Panait İstrati ve Viktor Serge gibi..
  • 1 Yıl Önce

Faruk Arslan

abi yazının ekonomi sayfasında yayınlanmasının haricinde her şey çok güzel ya
  • 1 Yıl Önce

Hakan Korkmaz

Çok beğendim yazınızı kaleminize sağlık... Dinginlik, başına ne gelirse gelsin kabulleniş bir bakımdan tasavvufi bir yön gibi seyretmeye geçmek gibi bakalım Mevlam ne eylerse güzel eyler inanışı gibi
  • 1 Yıl Önce

Prof Mustafa Erdoğan Sürat

Ahmet Can, başlıkta "sessizliğin gücü"nden bahsediyorsun. Senin edebi donanımını bilirim: orada bahsettiğin "tecahül-ü arifane" tamamlamasıdır fakat bilerek kullanmıyorsun. Çünkü ülkemizdeki en büyük münevver her kimse, sen bunun aslını yazsan o, onu ilaç markası-hadi abartmayalım-gıda takviye hikayelerinde marka sanır. Malumun, sözünü ettiğim tamlama alimce cehalete bürünebilme halinin tanımıdır. Tekellüm faslına geçmişken hatırlatmama izin ver: Bildiğin üzere benim konuşma dilim Türkçe, yazma dilim, İngilizce, okuma dilim Fransızcadır. Aktualite takibimi Rusça; ibadetimi, Semitik lugatte İbranice'nin temelde tıpatıp aynı fakat gelişimde onun fersah fersah üstünde Arapça yapma sıdkımı anımsatmama ayrıca gerek yok... Hiçbirinin işlevini diğeri ile karıştırmam. Şimdi, güçlü ilkeme karşın-yaranma lisanım kurbağaca olduğu vechiyle, rağmene karşın diyorum, tövbeler olsun-üstüme vazife olmadığı halde senin edebiyat başarılarına-ana dilde-temel değerlendirmemi sunmama da müsaade eyle: Yaklaşık yüz yıl öncesinde bölgemizin-bizimki dahil-tüm ülkeleri, muhaberat devleti olarak kurulmasaydı, adını yanlış bilmiyorsam Kelav Halatlı'ya-mesela- verilen gizli, saklı, aleni resmi desteğin çok azıyla sen ülkemizin yaşayan en büyük edebiyatçısı konumuna çoktan gelmiştin...derken apaçık umudumu yazayım: Türki edebiyat severlerin yarınki dünyasında yıldız misali parlayacağın besbelli.
  • 1 Yıl Önce

Kemal

Super bir Hikaye saf zihin ve anda kalmak Bu yazdiklarinizi Tolle söyle anlatiyor ,Evren insan bilincinin bunlari anlamasini heyecanla bekliyor!
  • 1 Yıl Önce

Orhan

O özgüven , insanlardan ve dünyadan öylesine kopuş zor ..Hele bugünün insanı şu azgın nefsine birazcık hakim olabilse yetecek.
  • 1 Yıl Önce

FARMAKOS

Topraktan yer çalınmamış bir yazı, gayet güzel.. Modern ahlak denilen şey kendi döneminin standartlarının benimsenmesinin ahlaksızlığıdır. Bütün cezbedici günahlar zenginlere has ayrıcalıklardır, bu yüzden, "öyle mi!? " demeye zamanları olmaz. Bize kalan tek zaman parçası ise, "öyle mi!? " dir..
  • 1 Yıl Önce

Ne Bakıyon Bilader!

Göz temasından çekinmek ya da istemek genelde gençlikten orta yaşa kadar olur. Yaş kemale erdikten sonra Ö. Özel’e bile baksan pek bi şey fark etmez. 70’li yılları incelerseniz birbirlerinin gözlerine bakmak çoğunlukla kavgaya çağrıdır. Aynı zamanda da sevgiye çağrı olabilir. Köy, ilçe gibi sakin toplumlarda kimse göz temasından pek çekinmez çünkü oralarda yaşlanmış bir sakinlik vardır. Şehirlilerde lüks, kendini beğenmek ve bi şey sanmak başkalarına tahammülü yok eder. Hakuin gibi Mevlana için de bazı şeyler söylendi fakat O, Hakuin’in müthiş kelimesini hiç söylemedi.
  • 1 Yıl Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23