• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Mikroplar: Düşman değil dost

4 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Rıfat

Sokaklarda balgam sümük görmekten iğrenen biriydim şimdi köpek pisliği görmekten iğreniyorum. Bu milletin pislikte orta yolu yakmu. Her şeyimiz zirve,pislikte bencillikte zirve, bananecilikte zirve, sonradan görmelikte dünyada lider oluruz, biz araba almasak alman oto sektörü batar batar ayranı yok borcunu ödemez enlüks arabaya biner.
  • 7 Yıl Önce

Rauf

O zaman neden aşı oluyoruz.bence aşı zararlı eskiden aşımı vardı ama insanlar her hastalık sonrası özellikle küçükler bunlarla savasa savaşa güçlü oluyorlardı bu günün genç nesli 20 kiloyu kaldıramıyor.iş ilanlarına giden gençler sürekli rahat is arıyorlar tembellik iliklerine işlemiş bundan büyük tuzak olabilirmi nesli harap etmek ekini harap etmek aileyi yok etmek bütün amac bu ...Galiba başardılar
  • 7 Yıl Önce

Ayhan

.. Almanya'da fizik ve kimya profesörü olan bir arkadaşım on muhtelif müzmin illetten muzdariptir. Kendisi hastalığından evvel yıllarca laboratuvarda su ve topraktaki radyoaktivite ile uğraşmıştı. On ameliyatına karşın tıp derdine çare olamadı. Hazırladığı raporlar bilim alanında çok önemliydi. Fakat tükettiği besin maddelerindeki biyolojik, kimyasal, radyoaktif zehirlerden bihaberdi. Dikkatini, tükettiği zehirli gıdalara çekince  hemen zehirlendiğine ikna oldu. Sonunda yıllarca bilmeksizin  bolca doğal radyoaktif zehirli besinleri yiyip içtiğini itiraf etti. Tabii iş işten çoktan geçmişti. Illet ve zilletten kurtulması için zehirli besinleri terk etmenin yanında yıllarca beklemesi elzemdir. Ta ki bütün  radyoaktif zehirler biyolojik yolla  yarılanma süreleri nipetince vücutunu yıllar sonra terketsinler. Kendisi de biliyor ki bahis mevzusu zehirlere karşı bir antidot da mevcut değildir. Hz. Peygamber'in gıdaları mutlak ve çok yüksek hikmetle seçilmiş olup bizler için aynıları ve benzer nitelikte olanları önemli bir rehber olmalıdır. Mevcut tıpta yüzde iki kadar doğru ilkeler vardır. Geri kalanı ise hastaları ve devleti sömürmeye dayalı deccalizmin tıpsal ve sihirsel safsatalardır. Allah zehirli ve sihirli besinleri, kafirleri ve zalimleri bilmedikleri yönden cezalandırmak için gebersinler diye yaratmıştır. Bu hususta Mushaf'ta ayetler çoktur. Müslüman hekimler (!)  Amerika ve Avrupa'lı tıbbi sihirbaz şeytanların peşine takılıp onları rehber edinmişlerdir. Çok kolay olan tıpı garabete dönüştürmüşlerdir. Merhum Ayhan Songar'ı da tanırdım. Kimseye hekimsel bir yararı dokunmadığı gibi, kendisi de kanserden vefat etmişti. Türkiye'deki  darülfünunda tıp adı altında batıl, garp sihirbazlık ve hokkabazlığı öğretilip tahsil edilmektedir. Gavurların bize zehir, zakkum ve şeytanlıktan başka verebilecekleri fazla şeyleri yoktur. Sana gelince, resimdeki görüntün bedeninde yaklaşık 15=18 kilo civarında envayi çeşit zehir ve zakkum olduğunu  alenen sezdiriyor. Üzülerek bildirmeliyim ki ömrünü batıl tıpa heba etmişsin. Gerçi yararsız hekimlik hizmetleri karşılığı yüksek maaş ve ücretlerle nemalandın. Olan vergi ve ücret ödemeye mecbur edilen hastalara oldu. Kimi kabsistanda, kimi fosilleşmiş, uyuşturuluşmuş caddelerde kimi de yatalak  çaresiz ve kütürüm Azaril'i bekliyor. Azrail'in gıdası tüketilirse zamanla her türlü illet ve zillet vuku bulur, şekil ve şemail değişir, hortlaklığa dönüşülür nihayetinde fosilleşmiş ve çürümüş bir beden metfene gark olunur. Hekimler (!) evvela kendilerini tahsil ettikleri batıl ve katil tıptan ötürü uzunca bir süre sorgulasınlar... Tabii imanları ve akılları varsa !
  • 7 Yıl Önce

Ayhan

Tıpta daha nice sayısız yanlışlıklar vardır. Ergin bir insan vücudunda 1.200 çeşit 100 trilyon civarında mikroorganizma bulunduğunu bir viroloji uzmanı önceden açıklamıştı. Hekimler vücuttaki çoğunluğu yararlı olan bu mikroorganizmalara karşı antibiyotik reçetelemeye devam ediyorlar. Mikrop bulaşması da tıbbi eski bir yalanmış. Bir hadiste " Hastalık veya mikrop bulaşması yoktur." diye okumuştum. Ayrıca vücuttaki bütün mikroplar İslam'da cin olarak adlandırılır. Müslümanlara buna inandıramazsınız. İlla bir gavur açıklamalı ki inansınlar. İbadet ehli ergin Müslüman insanda bulunan mikroorganizmaların çoğunluğu Müslüman cinlerdir. Kafir, münafık ve fasık insanlardaki mikroplar ise yüzde doksan sekiz oranında kafir, münafık ve fasık cinlerdir. İnsanın tüm ruhani danranışlarını bu cinler belirler. Bazen kafir insanlarda da çok Müslüman cin bulunur. Onların ahlaki İslam'a yakındır. Kafirde çok Müslüman cinin bulunmasının nedeni ise islami gıdalarla yani bal, yoğurt, peynir, süt,zeytin,zeytinyağı gibi maddelerle beslenmesidir. Yoğurt, peynir tamamen Müslüman cinlerden müteşekkildirler. İslam'da haram olan gıdalar kafir cinlerin besin maddeleridir. Kısaca insan bedeni bir cin devletidir. Her zaman çoğalırlar ve ölürler fakat sürekli cinlerle doludur. Bir insanın cinlerinin çoğunu Müslüman edemezseniz yaşadığı müddetçe her alanda küfürden kurtaramazsınız. Tasavvuf ehline cinler alemi sıradan bir olaydır, lakin açıklamak hoş değildir. Melekler alemi de benzer şekildedir. İbadet yapan samimi her Müslüman'da çok sayıda melek ordusu vardır, onu yönlendirirler, kafir cinleri varsa ya onları Müslüman yaparlar ya da bedenden dışarı çıkarırlar. Ey Sefa! Melekler ve cinler alemini kalben (ruhu ile) tanımayan, maddelerin gizli sırlarını bilmeyen, Harut ve Marut'a vakıf olamayan İslam'da hekim olamaz. Yaptığı eylem sadece şarlatanlık ve sihirbazlıktır. Harut ve Marut zehirli ve sihirli besinlere eşlik eden ruhanilerdir. Çok ince konular..... Mevcut tıp ilkeleri çoğunlukla iblis vesveseleridir. İblis, safsatalarını tıp ilmi diye dostlarına vesveseler. Dünyadaki hekimler iblisin arkasına düşmüşlerdir. Kronik hastalıkları iyileştirecek hiçbir hekim kıyamete kadar olmayacaktır. Yapılan masraflar iblise hizmettir. Ruh hastalıklarının nedenleri çoğunlukla Harut ve Marut ile ilgilidir.
  • 7 Yıl Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23