• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Avrupa ülkesi karıştı! Cumhurbaşkanı, acil koduyla ülkeye dönüş kararı aldı

Avrupa ülkesi Polonya karıştı. Polonya Cumhurbaşkanı, seyahatini havada iptal ederek acil koduyla ülkeye dönüş kararı aldı.

4 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Ibrahim

Pakistan da İmran Han a yapılan operasyonu hatırlattı.
  • 13 Dakika Önce

Recep Aydın Sosyal Bilimci

POLONYA'DA ÇALAN TEHLİKE ÇANLARI: BİR ÜLKEYİ KARIŞTIRMAK KOLAY, HUZURU YENİDEN KURMAK ZORDUR! Dünya öylesine hassas bir dönemden geçiyor ki artık bir ülkede meydana gelen siyasi karışıklık, yalnızca o ülkenin meselesi olmaktan çıkıyor. Polonya'da yaşanan son gelişmeleri okurken doğrusu endişelendim. Anayasa Mahkemesi çevresinde polis müdahalesi, sokaklarda protestolar, siyasetçiler arasında ağır suçlamalar... Nihayet Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki'nin yurt dışı seyahatini yarıda keserek ülkesine dönme kararı alması. İnsan ister istemez soruyor: Avrupa'nın ortasında neler oluyor? Siyasi anlaşmazlıklar neden devlet kurumlarını böylesine karşı karşıya getiriyor? Bu haberleri okurken aklıma ülkemizde yaşanan siyasi tartışmalar ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in geçmişte yaptığı meydan çağrıları geldi. Elbette Polonya'daki olaylarla Türkiye'deki siyasi gelişmelerin aynı merkezden yönetildiğini söyleyemeyiz. Böyle bir iddiada bulunmak için somut delil gerekir. Ancak her iki durumda da üzerinde düşünmemiz gereken önemli bir mesele var: Siyasi rekabet hangi noktadan sonra toplumsal huzuru tehdit eden bir mücadeleye dönüşebilir? Benim anlayışıma göre muhalefet etmek demokratik bir haktır. Hükümetler eleştirilebilir, yanlış kararlar protesto edilebilir, vatandaşlar taleplerini meydanlarda dile getirebilir. Ancak demokratik hak kullanmak başka, insanları şiddete ve çatışmaya sürüklemek başkadır. Bir siyasetçinin görevi yalnızca taraftarlarını heyecanlandırmak değildir. Asıl görevi, söylediği sözlerin toplumda nasıl karşılık bulacağını da hesap etmektir. Çünkü siyasetçinin ağzından çıkan bir söz, bazen binlerce insanın davranışını etkileyebilir. Buradan Polonya halkına da bir hatırlatmada bulunmak istiyorum. Komşunuz Ukrayna'nın yaşadığı büyük felakete bakınız. Yıkılmış şehirler, parçalanmış aileler, vatanlarından ayrılmak zorunda kalan milyonlarca insan... Elbette Ukrayna'daki savaşın sorumluluğunu halkın protesto hakkına yüklemek doğru değildir. Rusya'nın askerî saldırısı bu yıkımın temel nedenidir. Fakat Ukrayna'nın yaşadıkları bize barışın, güvenliğin ve bağımsızlığın ne kadar kıymetli olduğunu göstermiyor mu? Bir ülkenin huzuru bozulduğunda bundan en fazla zarar görenler sıradan vatandaşlardır. Siyasetçiler tartışır, birbirlerini suçlar, iktidarlar değişir. Ama sokakta çalışan esnafın, fabrikadaki işçinin, okulundaki öğrencinin ve evladının geleceğini düşünen anne babanın kaybettiği huzuru geri getirmek hiç de kolay değildir. Ben yıllardır şu düşünceyi savunuyorum: Devlet, milletin ortak evidir. O evin içinde farklı düşünceler, farklı siyasi görüşler elbette olacaktır. Ancak hiç kimsenin kendi siyasi çıkarı uğruna o evin temellerine zarar vermeye hakkı yoktur. Polonya'daki gelişmelerin bir başka önemli yönü de yargı bağımsızlığı tartışmasıdır. Hukukun üstünlüğü yalnızca iktidarların işine geldiğinde hatırlayacağı bir kavram olmamalıdır. Aynı şekilde muhalefet de hukuk kurumlarını siyasi mücadelenin bir uzantısı hâline getirmemelidir. Devletin kurumları, siyasi partilerin değil milletin kurumlarıdır. Burada kendi ülkemize de dönüp bakmak gerekir. Sayın Özgür Özel başta olmak üzere bütün siyasi liderlere hatırlatmak isterim: Halkı meydanlara çağırmak kolaydır. Önemli olan, o meydanlardan insanların sağ salim evlerine dönmesini sağlayacak sorumluluğu gösterebilmektir. Hiçbir siyasi lider, kendi taraftarlarının öfkesini körükleyerek ülkenin geleceğini tehlikeye atmamalıdır. Ben iktidarın da muhalefetin de aynı sorumluluğu taşıması gerektiğine inanıyorum. İktidar eleştirilere kulak vermeli, muhalefet de milletin huzurunu korumalıdır. Demokrasi yalnızca seçim kazanmak değil, kaybettiğinde de hukuk içinde mücadele edebilmektir. Bir başka hususu da unutmamak gerekir. Dünyada ülkelerin iç karışıklıklarından yararlanmak isteyen güçler her zaman bulunabilir. Ekonomik krizler, siyasi kutuplaşmalar ve toplumsal güvensizlikler dış müdahalelere elverişli ortamlar oluşturabilir. Fakat her gösterinin arkasında yabancı bir güç aramak da doğru değildir. Önemli olan, gerçek tehlikeleri delilleriyle ortaya koymak ve milletin sağduyusunu korumaktır. Polonya halkının bugün yapması gereken, haklı taleplerinden vazgeçmek değil, taleplerini şiddetten uzak ve demokratik yollarla dile getirmektir. Çünkü vatan sevgisi yalnızca bayrak taşımakla değil, o bayrağın altında yaşayan insanların canını, malını ve huzurunu korumakla da gösterilir. Benim Polonya'daki gelişmelerden çıkardığım ders budur. Bir ülkede siyasi partiler birbirlerine rakip olabilirler ama millet birbirinin düşmanı değildir. İktidarlar gelip geçer, siyasi liderler değişir, seçimler kazanılır veya kaybedilir. Fakat milletin ortak geleceği, günlük siyasi hesaplardan çok daha değerlidir. Unutmayalım: Bir ülkeyi karıştırmak bazen birkaç günde mümkündür. Fakat bozulan huzuru, kaybolan güveni ve zedelenen kardeşliği yeniden inşa etmek yıllar alabilir. Vatanını gerçekten seven insan, önce o vatanın huzurunu düşünür. Çünkü siyasi zaferlerin en büyüğü, milletin birbirine düşman olmadan yaşayabilmesidir.
  • 19 Dakika Önce

Turan

Nasıl seyyanen zam mı görüşecekmiş onlar da?
  • 36 Dakika Önce

Fatih

Bunlar zaten birbiriyle didişmekle meşgul.Rusyanın işini kolaylaştırıyorlar.Avrupanın işi çok zor, avrupayı kabus gibi yıllar bekliyor.
  • 47 Dakika Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23