• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

İsrail’de seçim düğümü! Bundan sonra ne olacak?

İsrail’de açıklanan sandık çıkış anketlerine göre muhalefet önde olmasına rağmen parlamentoda tek başına çoğunluğu sağlayamadı. 120 sandalyeli mecliste hükümet kurmak için gereken 61 vekil sayısına ulaşma arayışı sürerken koalisyon hükümeti, azınlık hükümeti, ulusal birlik hükümeti ve erken seçim olmak üzere dört olasılık gündeme geldi.

3 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

MİLLET

İsrail ve Netenyahu seni hükümetini zalim askerlerini Allah havale ediyorum
  • 2 Saat Önce

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

ZULÜMLE KURULAN SALTANATIN HUZURU OLMAZ! Yıkılasın zulüm düzeni, enkazının altında kibir ve vahşet kalsın! Bir devlet düşünün ki gücünü adaletten değil, silahlarından alıyor. Bir yönetim düşünün ki güvenliğini başkalarının güvensizliği, huzurunu başkalarının gözyaşları üzerine kurmaya çalışıyor. Bir siyasi zihniyet düşünün ki çocukların feryadını duymuyor, anaların ağıtlarını işitmiyor, yıkılmış şehirlerin enkazı altında kalan insanlığın vicdanını umursamıyor. İşte benim itirazım böyle bir zihniyetedir! İsrail yönetiminin yıllardır Filistin topraklarında sürdürdüğü işgal, baskı ve şiddet politikaları, insanlığın vicdanında kapanması kolay olmayan yaralar açmıştır. Gazze'de hayatını kaybeden çocukların, evsiz bırakılan ailelerin, açlıkla ve korkuyla mücadele eden masum insanların hesabı, yalnızca siyasi nutuklarla kapatılamaz. Bir çocuğun cansız bedeninin yanında ağlayan annenin gözyaşını hangi diplomatik açıklama silebilir? Bir babanın enkaz altında kaybettiği evladının acısını hangi askerî zafer telafi edebilir? Sizin zafer dediğiniz şey, insanlığın utanç defterine yazılmış kara bir sayfadır! İsrail yönetimi, arkasına Amerika Birleşik Devletleri'nin siyasi ve askerî desteğini alarak her istediğini yapabileceğini zannediyorsa büyük bir yanılgı içerisindedir. Çünkü silah satın alınabilir, siyasetçi desteklenebilir, diplomatik koruma sağlanabilir; fakat insanlığın vicdanı satın alınamaz. ABD yönetimlerine de sormak gerekir: Dünyanın başka bir köşesinde yaşansa insan hakları nutukları atacağınız hadiseler, İsrail söz konusu olduğunda neden başka ölçülerle değerlendiriliyor? Hani insan hakları? Hani uluslararası hukuk? Hani çocukların yaşama hakkı? Yoksa sizin adalet teraziniz, kimin elinde silah olduğuna göre mi tartıyor? Bir tarafta özgürlük nutukları, diğer tarafta bombaların altında can veren çocuklar! Bir tarafta demokrasi söylemleri, diğer tarafta işgal politikalarına verilen destek! Bunun adı adalet değil, siyasi ikiyüzlülüktür! Şimdi İsrail'de seçim sonuçlarının ardından hükümet kurma hesapları konuşuluyor. Koalisyon mu kurulacak, azınlık hükümeti mi ortaya çıkacak, ulusal birlik mi sağlanacak, yoksa yeniden sandığa mı gidilecek? Benim asıl merak ettiğim bunların hiçbiri değildir. Ben şunu merak ediyorum: O parlamentoda Filistinli çocukların yaşama hakkını savunacak kaç vicdan sahibi insan bulunacak? İşgale karşı çıkacak kaç siyasetçi cesaret gösterecek? Bombalarla sağlanamayacak güvenliğin ancak adaletle mümkün olduğunu kaç kişi söyleyebilecek? Çünkü mesele yalnızca hükümet kurmak değildir. Mesele, insanlığın karşısına hangi ahlâkla çıkılacağıdır. İsrail yönetimi şunu artık anlamalıdır: Bir toplumun huzuru, başka bir toplumun felaketi üzerine inşa edilemez. Bir gün güvenlik endişesi, ertesi gün siyasi kriz, başka bir gün uluslararası baskı... Sürekli diken üzerinde yaşamanın sebeplerini yalnızca dışarıda aramak kolaydır. Asıl cesaret, uygulanan politikaların bu güvensizlik ortamındaki payıyla yüzleşebilmektir. İşgalin üzerine huzur, zulmün üzerine güvenlik, masum kanının üzerine kalıcı bir gelecek kurulamaz! Bir iğneli fıçının içinde rahatça oturabileceğini zanneden insan ne kadar yanılıyorsa, başkalarının haklarını çiğneyerek sonsuza kadar huzur içerisinde yaşayacağını düşünen siyasi yönetimler de o kadar yanılıyor. Üstelik bu politikaların bedelini yalnızca Filistinliler ödemiyor. İsrail'de yaşayan, savaş istemeyen, çocuklarını korkusuzca büyütmek isteyen insanlar da yöneticilerinin tercihlerinden etkileniyor. Ben hiçbir masum insanın ölmesini istemem. Ne Filistinli bir çocuğun ne de İsrailli bir çocuğun. Çünkü benim adalet anlayışım, ölen çocuğun milliyetine göre değişmez. Ancak bu insani duruş, işgalin ve zulmün sorumlularına karşı susacağımız anlamına gelmez. Tam tersine! Zalimin kimliğine değil, zulmüne bakarım. Zulmün karşısında susan siyaseti de onu silahla besleyen gücü de açıkça eleştiririm! İsrail'deki siyasi kriz bugün çözülür, yarın yeni bir hükümet kurulur. Netanyahu gider, başka bir siyasetçi gelir. Bakanlar değişir, koltuklar el değiştirir, parlamentoda yeni ittifaklar kurulur. Fakat zihniyet değişmezse ne değişmiş olacak? Dün bombaların altında ağlayan çocukların yerine yarın başka çocuklar ağlayacaksa, yeni hükümetin insanlık adına ne kıymeti olacaktır? Asıl mesele Netanyahu'nun koltuğunu kaybetmesi değildir. Asıl mesele, Netanyahu'nun temsil ettiği saldırgan ve işgalci politikaların son bulmasıdır. Unutulmamalıdır ki tarihte kendisini yenilmez zanneden nice iktidarlar gelip geçmiştir. Gücünü hukuktan değil korkudan alan nice yönetimler, sonunda kendi yanlışlarının ağır sonuçlarıyla yüzleşmiştir. Bugün tankına, uçağına, füzesine güvenenler yarın tarihin hükmünden kaçamayacaktır. Benim temennim açıktır: Zulüm düzeni yıkılsın! İşgal sona ersin! Filistinli çocuklar korkusuzca uyusun! Anneler evlatlarını toprağa vermesin! İnsanlar kimlikleri yüzünden değil, insan oldukları için yaşama ve güvenlik hakkına sahip olsun! Ve son sözüm, masumların acılarını görmezden gelen bütün yöneticileredir: SANDIKTAN HÜKÜMET ÇIKARABİLİRSİNİZ AMA SANDIKTAN VİCDAN ÇIKARAMAZSINIZ! SİLAHLARINIZLA ŞEHİRLERİ YIKABİLİRSİNİZ AMA ADALETİ YOK EDEMEZSİNİZ! ZULMÜN SALTANATI NE KADAR GÜÇLÜ GÖRÜNÜRSE GÖRÜNSÜN, MASUMLARIN AHI ÜZERİNE EBEDÎ BİR HUZUR KURULAMAZ!
  • 2 Saat Önce

1 isi

Beter ol yok ol lanetli usrail birbirinizi yiyin
  • 3 Saat Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23