• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

İslam’ı sevdiren öğretmene, kiliseden çıkmayan müfettiş! MEB’de başka müfettiş mi kalmadı?

İstanbul Bağcılar’da bulunan Arif Nihat Asya İlkokulu’nda sınıf öğretmenliği yapan ve çektiği videolarla çocuklara İslam’ın güzelliklerini anlattığı için seküler yobazların linç girişimine uğrayan Aytaç Demir’e yönelik bakanlık soruşturmasını yürüten kilise aşığı Müfettiş Mehmet Arslan, raporunda “Maşallah”, “Aferin” gibi ifadeleri suç gibi lanse etti.

6 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Fetovari yapulanmalar burokrasinin heralaninda gala var...arinma-takip-tasfiye-paket surekli olmali

......
  • 5 Dakika Önce

cansu

Millie Egitim bakanindan millie mufettisler istiyoruz! Uyan Yusuf efendi UYAN!
  • 17 Dakika Önce

Nuri

En kısa zamanda bu müfettişin milli eğitimden ilişiğinin kesilerek Aya Yorgi kilisesine tayininin çıkartılması dileğiyle...
  • 1 Saat Önce

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

BU TOPRAKLARDA MÜSLÜMAN OLMAK NE ZAMANDAN BERİ SUÇ OLDU? Din özgürlüğünden söz edenlerin bir kısmı, mesele İslam olunca neden birdenbire yasakçı kesiliyor? Öyle bir zamana geldik ki insan bazen gördüklerine, duyduklarına inanmakta güçlük çekiyor. Her türlü hayat tarzının özgürlüğünü savunanlar, konu Müslümanların inancını yaşamasına gelince nedense özgürlük kelimesini sözlüklerinden çıkarıyorlar. Başkalarının tercihlerine saygı gösterilmesini isteyenler, Müslümanların dinî değerlerine aynı saygıyı göstermekte neden bu kadar zorlanıyorlar? İstanbul Bağcılar'daki Arif Nihat Asya İlkokulu'nda görev yapan öğretmen Aytaç Demir hakkında yürütüldüğü belirtilen soruşturma, işte bu çelişkiyi yeniden gündemimize taşıdı. İddialara göre öğretmenin çocuklara yönelik videolarında kullandığı "Maşallah" ve "Aferin" gibi ifadeler bile soruşturma raporunda olumsuz değerlendirmelere konu olmuş. Şayet bu iddialar doğruysa, insanın sormadan edemeyeceği çok ciddi sorular var. Bu ülkede bir öğretmenin "Maşallah" demesi ne zamandan beri suç oldu? "Aferin" diyerek öğrencisini takdir etmek hangi kanuna aykırı hâle geldi? Elbette devlet okullarında öğretmenlerin görevlerini mevzuata uygun yürütmeleri gerekir. Hiçbir öğretmen öğrencisine baskı yapamaz. Ancak dinî bir kelimenin kullanılmasını tek başına suç gibi göstermek de kabul edilemez. Hukuk varsa herkese aynı hukuk uygulanmalıdır. Bir de soruşturmayı yürüttüğü belirtilen müfettiş Mehmet Arslan hakkında ortaya atılan iddialar var. Kendisinin kilise ziyaretleri üzerinden yapılan tartışmaları görüyoruz. Öncelikle şunu söyleyelim: Bir insanın kiliseye gitmesi, kilise ziyaretinde bulunması veya başka dinlerin ibadethanelerine ilgi göstermesi başlı başına suç değildir. Bizim itirazımız insanların hangi ibadethaneye gittiğine değil, Müslümanların inancına karşı çifte standart uygulanması ihtimalinedir. Bir müfettişin görevi kendi dünya görüşünü öğretmenlere dayatmak değil, kanunları tarafsız biçimde uygulamaktır. Şayet bir öğretmen sırf İslamî ifadeler kullandığı için hedef alınıyorsa, orada artık eğitimden değil, vicdanları yaralayan bir anlayıştan söz edilir. Ey Millî Eğitim Bakanlığı yetkilileri! Bu iddiaların doğru olup olmadığını açıklamak sizin görevinizdir. Öğretmen hangi somut fiilinden dolayı soruşturulmaktadır? Hangi mevzuat hükmünü ihlal etmiştir? Kullanılan ifadelerin hangi bağlamda değerlendirildiği kamuoyuna neden açıkça anlatılmasın? Unutulmasın ki bu milletin inancı, birkaç kişinin ideolojik rahatsızlığına kurban edilebilecek kadar sahipsiz değildir. Bu topraklar sıradan topraklar değildir! Anadolu'nun bağrında Malazgirt'in hatırası, İstanbul'un ufkunda Fatih'in mührü, Çanakkale'nin toprağında şehitlerimizin kanı vardır. Bu millet asırlar boyunca ezanıyla, Kur'an'ıyla, camisiyle, medresesiyle yaşamış; imanını nesilden nesile taşımıştır. Dedelerimiz "Allah Allah" nidalarıyla cepheden cepheye koşarken yalnızca toprak kazanmanın değil, inançlarını ve vatanlarını korumanın da mücadelesini vermişlerdir. Bugün onların torunlarının yaşadığı ülkede, "Maşallah" kelimesinin tartışma konusu hâline gelmesi bile insanın yüreğini sızlatıyor. Düşünebiliyor musunuz? Bir zamanlar inancını yaşatmak için canını ortaya koyan ecdadın torunları, bugün kendi vatanlarında dinî kimliklerini savunmak zorunda bırakıldıklarını hissediyorlar. Asıl düşündürücü olan da budur! Birileri çıkıp cinsel özgürlükten, düşünce özgürlüğünden, yaşam tarzına saygıdan uzun uzun bahsediyor. Peki aynı insanlar Müslüman bir öğretmenin dinî ifadeler kullanmasına neden aynı hoşgörüyle yaklaşmıyor? Özgürlük yalnızca sizin benimsediğiniz hayat tarzına mı aittir? Hoşgörü yalnızca sizin gibi düşünenlere mi gösterilecektir? Müslüman olunca özgürlük bitecek, başkaları söz konusu olunca sınırsız hoşgörü mü başlayacak? Kusura bakmayın ama bunun adı özgürlük değil, özgürlük kavramının ideolojik bir sopaya dönüştürülmesidir. Biz kimsenin kilisesine, havrasına, inancına veya inançsızlığına müdahale edilmesini istemiyoruz. Ancak aynı saygıyı Müslümanların da görmesini istiyoruz. Bir insanın inanç özgürlüğünü savunmak için onunla aynı inancı paylaşmak gerekmez. Adalet duygusuna sahip olmak yeterlidir. İşin en acı tarafı da şudur: Tarih boyunca dışarıdan gelen baskılara karşı inancını koruyan bu millet, bugün kendi kurumlarında dinî değerlerinin haksız biçimde sorgulandığı kuşkusunu yaşamak zorunda kalmamalıdır. Buradan bir hususun altını özellikle çiziyorum. Laiklik, Müslümanların dinî ifadelerini toplum hayatından silmek değildir. Laiklik, devletin vatandaşları arasında inançlarından dolayı ayrımcılık yapmamasıdır. Devletin tarafsızlığı, milletin dinine yabancılaşması anlamına gelmez. Hiç kimse laikliği kendisine verilmiş bir din düşmanlığı ruhsatı olarak göremez! Hele hele bir kamu görevlisi, görevini yerine getirirken kişisel kanaatlerini hukukun önüne koyamaz. Millî Eğitim Bakanlığı da bu konuda en küçük bir şüpheye yer bırakmamalıdır. Öğretmen suç işlemişse deliliyle ortaya konulsun. İşlememişse mesleki itibarı korunmalıdır. Müfettişin değerlendirmelerinde tarafsızlık sorunu varsa o da incelenmelidir. Çünkü adalet, yalnızca suçluyu cezalandırmak değil, masumun hakkını korumaktır. Ve son olarak şunu söylemek istiyorum: Bu milletin evlatlarına kendi dininden utanmayı öğretmeye kimsenin hakkı yoktur. Çocuklarımıza saygıyı, sevgiyi, doğruluğu, merhameti, dürüstlüğü ve güzel ahlakı anlatmak suç değildir. İslam'ın bu değerlerini anlatmak da kendi başına bir suç sayılamaz. Bizim ecdadımız bu toprakları bize inancımızdan mahcup olalım diye bırakmadı. Bu vatanın semalarında ezan okunurken, Müslüman bir öğretmenin ağzından çıkan "Maşallah" sözünün suç gibi gösterildiği iddiası bile ciddi biçimde araştırılmalıdır. Ey yetkililer! Milletin vicdanında açılan yarayı görmezden gelmeyin. Soruşturmanın gerçek gerekçelerini açıklayın. Hukukun mu, yoksa ideolojik önyargıların mı konuştuğunu ortaya koyun. Çünkü bu milletin sizden beklediği ayrıcalık değil, adalettir. Ve unutmayın: Bu topraklarda Müslüman olmak bir suç değil, bu milletin asırlardır taşıdığı tarihî ve manevi kimliğin bir parçasıdır! Hiç kimse de Müslümanlara kendi vatanlarında inançlarından dolayı mahcup olmayı dayatamaz.
  • 1 Saat Önce

mesut

bunlar insanın ahlakına baknıyo diynine bakıyo hatma betül sayan gibi )))
  • 1 Saat Önce

Mehmet

Akite bu haberi yaptığı için teşekkür ediyorum Hem müfettiş hemde o müfettişi oraya gönderenler sorgulanmalı
  • 1 Saat Önce

B.paşalı

Bu hıristiyan müfettişi kim görevlendirdi acaba. Milli eğitimdeki fetöcüler mi.
  • 2 Saat Önce

Seyfi

Bizde bu milli eğitim bakanı iyi diyorduk.Bu kansızın müfettişlikle hatta milli eğitim bakanlığında ne işi var.
  • 2 Saat Önce

sdk

İSLAM düşmanları engellenmeli
  • 2 Saat Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23