• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Yeni Partili Deniz Yavuzyılmaz'ın eşine yağma ve dolandırıcılık soruşturması!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın eşi Serpil Yavuzyılmaz hakkında “yağma” ve “kamu kurum veya kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçlamaları kapsamında soruşturma başlatıldığı öğrenildi.

3 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Haberleri Değiştiremiyoruz, Bari Gülümseme Katsayısını Artıralım! Son günlerin manşetlerine bakılırsa, Ankara semalarında yine tanıdık bir hareketlilik var. Bu kez sahnede YENİ Parti Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın eşi Serpil Yavuzyılmaz hakkında açılan "yağma" ve "kamu kurumlarını dolandırıcılık" soruşturması bulunuyor. Klasik bir "eski danışman ifadesiyle başlayan iddialar" silsilesi daha. Okuyucu artık bu kelimeleri o kadar çok duydu ki, adeta sabah kahvesinin yanına meze niyetine tüketiyor: Yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, soruşturma... Ekranı kaydır, bir sonrakine geç. Tam da bu noktada, hani o meşhur "güleriz ağlanacak halimize" kıvamındaki kolektif ruh hali devreye giriyor. Çünkü toplum olarak öfke eşiğini çoktan aşıp, absürtlük sınırlarında festival düzenleme aşamasına geldik. Manşet Detoksuna Doğru Vatandaş artık sabahları telefona bakarken haber değil, adeta bir Netflix suç dramasının üçüncü sezon özetini okur gibi hissediyor. Karakterler değişiyor, partiler değişiyor, suçlamaların isimleri (yağma, nitelikli dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma) fiyakalılaşıyor ama senaryonun o temel tadı asla bozulmuyor. Haliyle okuyucu da bir süre sonra bağışıklık kazanıyor. "Yine mi?" sorusu, yerini "Bu seferki yöntem neymiş bari, yaratıcı mı?" merakına bırakıyor. İşte tam bu duygu, kara mizahın doğduğu o bereketli topraktır. Trajikomik Bir Paradoks Bir yanda adliye koridorlarında uçuşan ağır ceza maddeleri, diğer yanda bu haberleri ekmek banarak okuyan, faturasını nasıl ödeyeceğini düşünen milyonlar. Siyasetin ve hukukun bu kadar "aksiyon filmi" tadında ilerlediği bir coğrafyada, mizah yazarlarına pek de iş düşmüyor aslında; hayatın kendisi senaryoyu önümüze bırakıveriyor. Ağlanacak halimize gülmek, meselenin ciddiyetini hafife almak değil; aksine, o ciddiyetin ağırlığı altında ezilmemek için geliştirilmiş en insani savunma mekanizmasıdır. Neticede bu son iddiaların hukuki boyutu savcıların ve mahkemelerin işi. Bizim payımıza düşen ise, her sabah "Bugün acaba hangi büyük kelimeyle uyanacağız?" diye beklerken, o meşhur absürtlük aynasını elden bırakmamak.
  • 1 Saat Önce

murat

ya yapmayın işte borsa dolandırıcılığının üstünü örtmeyin,
  • 1 Saat Önce

Murat

Kardeşim merak etme eski Türkiye yok eskinden calar giderlerdi 3 5 sene sonra haberimiz olurdu ne demek istediğini anladım sen sizinkilere söyle sizin hırsızın peşinden miting yapmasınlar bak ak parti nasıl anında gonderdi

Yusuf büyük

Allah aşkına hiç hayırlı bir haber yokmu
  • 2 Saat Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23