• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Bolat: Fahiş fiyatlara karşı yeni yasa geliyor

E-Ticaret ve Perakende Zirvesi'nde konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2025 yılında dolar bazında e-ticaret hacmi yüzde 29'luk artışla 115,5 milyar dolara yükseldiğini anlatarak “Perakende e-ticaret hacmi de 2025'te yüzde 52'lik artışla 2,5 trilyon lirayı aştı” dedi. Bolat, yeni yasama döneminde sebze ve meyvedeki fiyat artışlarını daha da aşağıya çekecek yeni bir kanun hazırladıklarını da duyurdu.

12 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yakup

Fiyatlar konusunda ben yasayı değil, masayı ve kasayı dikkate alırım.
  • 2 Ay Önce

islam kartalı

çok isabetli olur bu aracı millete kazık atanlara fırsat verilmemeli sayın bakanım
  • 2 Ay Önce

Gültekin

SAYIN BAKANIM, E TİCARETTE ÇOK CİDDİ BOŞLUKLAR VAR BU BOŞLUKLARI YASAL DÜZENLEME İLE GİDERİNİZ, ÇÜNKÜ ÇOK KAÇAK, FATURASIZ VE HALKI KANDIRAN İSTENEN MAL İLE ÖRTÜŞMEYEN MALLAR GÖNDERİLİYOR, SONRA TELEFONLARINA ULAŞILAMIYOR, HALKIN KANDIRILMASINA GÖZ YUMMAYINIZ.
  • 2 Ay Önce

ali

saldım çayıra -- 10-12 milyon akp ye üye den 3-5 milyonu tüccar esnaf toptancı şirket sahibidir PİYASANIN BU KADAR PAHALI OLMASININ SEBEBİDİRLER
  • 2 Ay Önce

Metin Elgün

İnsan sormak ihtiyacı duyuyor bunlar niye daha önce yapılmadı meclisteki ağa babalarımı engelledi niye yasa çıkarılmadı hırsızlar yıllardır korundu vatandaş fahiş fiatlar altında ezildi emekli gariban inim inim inletildi
  • 2 Ay Önce

Kaya

Enflasyon önlenmesi çok basit formülle çözülür,memur emeklisine verilen zammın üç puan altında kira artışı olsa kanunlaşsa iış bir günde çözülür
  • 2 Ay Önce

Ahmet yüksel

Sayın İktidar ; Kemal Dervişin mirascısı Mehmet Şimşek asla halkın yanında olmatan tam vahşi kapitalizm uzmanı Akp ye iktidar kaybettirecek Abd nin adamı. Sömürünün baş aktörü (Halkı doğrudan soyan)zincir marketlere sarı taksi plaka sahipleri tarım ürünleri aracıları ve bir kuruş vergi ödemeyen kiraya veren mülk sahipleri... Devletin kasasını doldurmakla ülke kalkınmaz...Suudların da kasası dolu...Ama devlet-millet oldukları şüpheli. Sayın Bolat önce kan emici mülk sahiplerinin kira istekleri zincir marketlerin yavru şirketler aracılığıyla vergi vermeden fitatları onlarca kez şişirip halkı soymasını önlenek içinönce Mehmet şimşeği durdurun. Ekonomiyi batıran (En büyük kazığı Memura verdiği 22 bin liralık seytanen zam enflasyonu ve hırsızları serbest bıraktı. Korkarım iktidarın sonunu bir 6284 belasıyla sermayenin adamı M.şimşek getirecek.
  • 2 Ay Önce

15 temmuzda sokaga dökülen vatandaşa

Fahiş kazanccılara yol acan devlet içine sızmış kişileride bulun cezalandırın yoksa bu ah sizi vallahi yakar bir örnek cep tlf her ay zam acıklarken gıda vs kiralar hariç niye sessizsiniz
  • 2 Ay Önce

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

İnternetin hayatımıza ilk girdiği yılları hatırlayın. "Aracı yok, dükkan kirası yok, o yüzden internette her şey çok daha ucuz" cümlesi hepimizin dilindeydi. Bu büyük vaat, zamanla sarsılmaz bir tüketici alışkanlığına ve körü körüne bir güvene dönüştü. Bugün ise o güven, serbest piyasa kılıfı altında çok büyük bir illüzyonun, hatta açık bir tüketici avının perdesi haline gelmiş durumda. Acı gerçek şu ki; artık e-ticaret siteleri her zaman ucuzluğun değil, bazen fahiş fiyatın ve fırsatçılığın merkezi. Sokaktaki yerel esnafta, hırdavatçıda ya da pet shopta 300 TL olan aynı marka, aynı model bir yumurta holluğu, bir e-ticaret platformunda 600 TL'ye, bir diğerinde ise 1200 TL'ye listelenebiliyor. Üstelik en acısı, bu ürünlerin "nasılsa internettedir, güvenlidir ve piyasa fiyatıdır" diye sorgulanmadan satın alınması, yani alıcısının her zaman bulunmasıdır. Peki, gözümüzün içine bakıla bakıla maruz kaldığımız bu dijital illüzyon nasıl işliyor ve bizi nasıl avlıyor? İlk tuzak, dijital kolaylığın getirdiği tembelliktir. Ekran başında iki tıkla sipariş verme konforu, bizi en temel tüketici refleksi olan "fiyat araştırması yapma" alışkanlığından kopardı. Fiziksel olarak çarşı pazarı gezmeyi bıraktığımız gibi, internetin kendi içinde bile farklı siteleri karşılaştırmaz olduk. Algoritmalar önümüze neyi çıkarırsa, popülerlik etiketleri hangisini parlatırsa onun "gerçek fiyat" olduğuna inanmaya başladık. Fiyatın yüksekliğini ise "kalitelidir" ya da "kargo ücretsizdir" yalanıyla kendi zihnimizde meşrulaştırdık. Oysa o bedava sandığımız kargonun ve platformun satıcıdan kestiği devasa komisyonların ücreti, katbekat fazlasıyla bizim ödediğimiz o şişirilmiş fiyata çoktan gizlendi. Bir diğer oyun ise stok ve algoritma manipülasyonudur. Bir satıcının elinde ürün bittiğinde, dijital dükkanındaki sıralamasını kaybetmemek için fiyatı bilerek astronomik seviyelere çekmesi e-ticarette sık yaşanan bir durumdur. Amaç satmak değildir ancak sistemin açığını bilmeyen, acelesi olan ya da o ürünün gerçek değerine hakim olmayan bir tüketici, o esnada tuzağa düşüp ürünü satın alabilir. İşte bu an, serbest piyasanın bittiği, tüketicinin bilgisizliğinin ve çaresizliğinin bir kazanç kapısına dönüştüğü andır. Serbest piyasa, satıcının her istediği fiyata, her istediği malı özgürce koyup tüketiciyi suiistimal etmesi, tabiri caizse serbestçe kazıklaması anlamına gelmez. Gerçek serbest piyasa, dürüst bir rekabetle fiyatların dengelenmesini gerektirir. Eğer bir sistem, 50 TL'lik bir metaı hiçbir katma değer üretmeden 400 TL'ye satabiliyor ve buna zemin hazırlıyorsa, orada serbest piyasa değil, denetimsizlik ve ahlaki bir erozyon var demektir. Devletin fahiş fiyatlara karşı yeni yasalar çıkarması, cezaları artırması elbette çok kritik bir adımdır. Ancak en büyük denetçi, tüketicinin bizzat kendisidir. Tüketici olarak uyanmak ve bu dijital hipnozdan çıkmak zorundayız. Bir ürünü internet sepetine eklemeden önce kendimize şu soruları sormalıyız: "Bu ürünün sokaktaki, gerçek dünyadaki değeri ne?", "Sadece tembellik ettiğim için mi bu parayı ödüyorum?" ve "Şu an dürüst bir ticaretin mi, yoksa dijital bir fırsatçılığın mı ortağı oluyorum?" Gözümüzü açmadığımız, sorgulamadığımız ve fahiş fiyatı "satın alarak" ödüllendirdiğimiz sürece bu çark dönmeye devam edecek. Unutmayalım; en güçlü tüketici hakkı, fahiş fiyata karşı cüzdanı kapatmak ve o dükkandan arkasına bakmadan uzaklaşmaktır. Dijital dünyada bile olsa.
  • 2 Ay Önce

Hamdi

Bu ülkede adı var olan bir ticaret bakanı var neymiş fahiş fiyata kanun çıkıcakmış niye çıksın ki devlet niye gelirinden vazgeçsin ki böyle iyiydi güzelce geçinip gidiyoruz taki bir sonraki seçime kadar milleti bu kenelere mahkum ettiniz ya bakın görün bu millet seçim zamanı sizi nelere mahkum edicek
  • 2 Ay Önce

Emir Timur

Aklımıza geldikçe yazıyoruz ülkemizi milletimizi bayrağımızı vatanımızı seviyoruz çözüm önerileri ile birlik beraberlik içerisinde kenetlenmiş çelik yumruk olmalıyız her daim söylüyoruz şimdi bizim esnaf sanatkarlar odaları ticaret odaları yapıları değişmeli bencillik yapan ticaret değil Birlik beraberlik içerisinde hareket eden bir yapı kurmalıyız esnaf ticaret ile uğraşan vatandaşa destekleyici bir yapı inşaa kurmak lazım krediye anında ulaşacak güçlü firmalar da güçsüz olana destek olacak ticaret locaları Osmanlı da ki gibi birlikten kuvvet doğar bir olacağız güçlü olacağız ekonomik olarak dost ülkeler ile fon oluşturan bir yapı kurabiliriz dünya ticaretinde söz sahibi olalım ben inanıyorum sizlerde inanın durmak yok yola devam
  • 2 Ay Önce

Emir Timur

E ticaret sayfası yani İnternet sitesi sayıları uluslararası boyut kazanmalı ülke içindeki üretici marka kooperatif üreten kesim için uluslararası ticaret te yapmalı markalaşma olmalı nohut tan fasulye ye bal dan traktöre telefondan yani A dan Z ye dünyaya Türk üretim satışlar olmalı kargoculuk da büyük şirketler kurulmalı gemi filosu tren karayolu taşımacılığı vs guclu bir yapı oluşturmak lazım durmak yok yola devam Allah bizimle beraberdir diyoruz
  • 2 Ay Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23