• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Bisikletle tasarruf şovu yapıyorlardı! Kralı 2 milyon dolarlık lahde gömdüler

Batı medyasının yıllardır dünyaya pazarladığı “mütevazı Avrupa” görüntüsü, Norveç Kralı V. Harald’ın cenazesinde ortaya çıkan dudak uçuklatan harcamayla yeniden tartışmaya açıldı. Liderlerin bisikletle işe gitmesi, toplu taşıma kullanması ve sade hayat görüntüleri üzerinden “tasarruf” propagandası yapılırken, Harald ile eşi için hazırlanan özel lahde yaklaşık 2 milyon dolar ayrıldığı ortaya çıktı.

13 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Ahmet Kar

Ülkemizin Cumhurbaşkanı Sarayı Bütçesi 21 Milyarı geçiyor,Vatandaşı sürünen bir ülke olduğu halde, Cumhurbaşkanı demiyormuydu itibardan tasarruf olmaz diye,Bu adı geçen ülkelerin parayla geçimle bir dertleri,kaygıları yok ,Onlarda var harçıyorlar bizde olmadığı halde şaşalı bir idare ,milli geliri sürenen bir halk kitlesi Zenginin parası Zühürtün çenesini yorarmış.
  • 2 Ay Önce

Abuzittin

2 milyon dolarlık lahit olmaz. 
  • 2 Ay Önce

kamil

en fazla bin liralık de mi kontakowich...

Ali

Cehennemin dibine bisikletle gidecek hali yoktu yakışanı yapmış .
  • 2 Ay Önce

Abd-i Âciz

Bu arada, yedi kollu şamdan ayrıntısını unutmayın resimdeki. Bunların hepsi bir taraflarından Yahudi aynı zamanda. Yoksa koşa koşa niye İtrail'e gidiyorlardı bir düşünmek lâzım.
  • 2 Ay Önce

şklo

Bu yalan algıyı CHP liler kullanıyordu kendilerinin de çok büyük servetleri olduğu mahkemelerde ortaya çıkınca şimdi başka algılara sarılıyorlar.
  • 2 Ay Önce

sasa

Ne Kralı yav Halktan gayrı Kral mı olur atsalardı bir çukura.
  • 2 Ay Önce

Taner

Ayağını yorganına göre uzat akit, norveç yapar onlar halkını refah içinde yaşatıyor senin ülkende ise askıda ekmek var ama kamu harcamalarında itibardan tasarruf olmaz deyip milletin parasını hiç ediyorlar. Anladın mı farkı?
  • 2 Ay Önce

mert

taner senin ülken nerden nereye geldi. babana sor. tabi doğruyu itiraf ederse.

Hadi işine akit

Norveç ve halkı dünyanın en zengin ve varlıklı ülkerinden biri. Bizi onlarla kıyaslama yeni akit. Yoksa aptalmısın sen derler adama. Sen dön ülkene emeklinin asgari ücretlinin memurun işçinin esnafın çiftçinin kısacası herkesin haline bir dön bak ülke ülke ekonomisi nin haline, sonra dön bak kamu harcamalarına şatafata, 1001 odalı saraya ondan sonra git Norveç e laf et. Gülerler adama.
  • 2 Ay Önce

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

Algı ve İllüzyonun Anatomisi Modern küresel sistemde güç, sadece askeri veya ekonomik kapasiteyle değil; aynı zamanda değerlerin, yaşam tarzlarının ve kültürel anlatıların başarılı bir şekilde pazarlanmasıyla sürdürülmektedir. Bu anlatıların en başında ise Batı medyasının Doğu ve gelişmekte olan toplumların zihnine bir "medeniyet standardı" olarak kazıdığı “Mütevazı Avrupa” efsanesi gelmektedir. Yıllarca dünya kamuoyuna işine bisikletle giden bakanların, halkla birlikte metro kuyruğuna giren başbakanların ve sade hayatlar yaşayan devlet başkanlarının imajları servis edilmiştir. Bu görüntüler üzerinden Doğu toplumlarına yapısal reform, tasarruf ve demokratik asalet dersleri verilmiş; gerçek gelişmişliğin şatafatta değil, sadelikte saklı olduğu iddia edilmiştir. Ancak ambalaj ne kadar profesyonelce tasarlanırsa tasarlansın, tarihsel köklerden beslenen sınıfsal refah reflekslerinin kriz anlarında yüzeye çıkması engellenememektedir. Son olarak Norveç Kralı V. Harald’ın vefatının ardından yaşanan gelişmeler, parlatılan bu vitrinin arkasındaki gerçeği tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermiştir. Vitrindeki Bisiklet, Perde Arkasındaki Piramit 89 yaşında hayatını kaybeden Norveç Kralı V. Harald’ın, devlet kasasından ayrılan 2 milyon dolarlık devasa bir bütçeyle firavunvari bir lahde defnedilmesi, Avrupa’nın ikiyüzlü "tasarruf şovunu" sarsıcı bir biçimde deşifre etmiştir. Ülkenin dünyaca ünlü mimarlık ofisi Snøhetta tarafından tasarlanan bu çift kişilik özel lahit, sadece maliyetiyle değil, barındırdığı mühendislik ve yapısal lüksle de dikkat çekmektedir. Hava sızdırmaz yapısı, kurşun kaplamalı iç cidarları ve küflenmeye karşı özel olarak dokunmuş kumaşlarıyla bu mezar yapısı, antik Mısır firavunlarının mumya odalarını ve piramit geleneğini çağrıştırmaktadır. Durumun absürtlüğü o kadar estetize edilmiştir ki bizzat Kral Harald bile ölmeden önce bütçe kalemlerini gördüğünde şaşkınlığını gizleyememiş, durumu şu hicivli sözlerle tescillemiştir: "Hükümet bütçesinde şaşırtıcı şekilde akla piramitleri ve Mısır firavun mezarlarını getiren bir kalem var. Umarım içi iyi döşenmiştir de rahat uyarız, ne de olsa orada uzun süre kalacağız." Halkına enflasyonist baskılar, ekonomik daralmalar ve kemer sıkma politikaları altında "tasarruf" öğütleyen bir refah devletinin, sembolik bir kurumun ebedi istirahatgahı için milyonlarca doları tereddüt etmeden harcayabilmesi, sistemin kendi içindeki en büyük ideolojik çelişkidir. Avrupa Dehası: Sömürgeci Kibrin Form Değiştirmesi Avrupa’nın siyasi ve kültürel dehası, kaynakları adil dağıtmasında değil; algıyı yönetebilmesinde saklıdır. Batı dünyası, sömürgeci geçmişinden tevarüs ettiği aristokratik kibir ve şatafat tutkusunu terk etmemiş; aksine onu çağdaş pazarlama teknikleriyle kamufle etmeyi başarmıştır. Geçmiş yüzyıllarda monarşiler ihtişamlarını taht odalarında, devasa saraylarda ve altın varaklı taçlarda sergileyerek kitleler üzerinde güç kuruyorlardı. Bugünün modern dünyasında ise bu yöntem halk tabanında tepki çekeceği için form değiştirmiştir. Yeni strateji; kameralar karşısında halkçılık rolü oynamak, "biz de sizden biriyiz" yalanıyla kitlelerin rızasını üretmektir. Bisikletli lider fotoğrafları, sistemin sınıfsal uçurumları yok ettiği ve eşitlikçi bir cennet yarattığı yanılsamasını besleyen birer "halkla ilişkiler" (PR) aparatıdır. Fakat bu yapay mütevazılık perdesi biraz aralandığında, arkadan yine monarşinin ve yerleşik statükonun dilediği gibi harcadığı kontrolsüz bütçeler çıkmaktadır. Sonuç ve Değerlendirme Norveç’te inşa edilen 2 milyon dolarlık o lüks lahit, yalnızca bir kral ve kraliçenin mezarı değildir. O lahit, Batı’nın yıllardır dünyaya büyük bir ahlaki üstünlük taslayarak sattığı "mütevazı, eşitlikçi ve demokratik Avrupa" masalının gömüldüğü mezardır. Avrupa gerçekten de ambalajlama ve pazarlama işini dünyada en iyi beceren yapıdır. Ancak ambalajın içindeki içerik, iddia edildiği gibi sade ve pürüzsüz değildir. Bu olaydan sonra küresel kamuoyunun, Batı’dan gelen her "halkçılık" ve "tasarruf" anlatısına şüpheyle yaklaşması bir zorunluluk haline gelmiştir. Bundan böyle kameralar önünde vitrin için bisiklete binen liderleri her gördüğümüzde sorulması gereken asıl soru şudur: Vitrin için pedallayanlar, arka kapılardan hangi firavun mezarlarının faturasını kendi halklarına ve sömürdükleri dünyaya ödetmektedir?
  • 2 Ay Önce

HASANN

İngiltere, İsveç, Danimarka, Hollanda, İspanya , Belçika büyükler; lichtenstein, Monaka, Andorra... küçükler. Hepsi Krallık. Hani Krallık pardon Padişahlık yani Monarşi kötüydü?????
  • 2 Ay Önce

Sss

Batı bisiklete asla sürekli binmez. Gösterisini yapar sirtakisini oynar Şaşalı keyfine bakar. Ardından baktırdıklarıda onları mütevazi sanar. Oysaki onlar dünyaları ben yarattım mağrurluğundadır. Demokrasi sözde söylemleriyle krallıklarına, krallarına ise asla asla laf söylemezler, söyletmezler.
  • 2 Ay Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23