• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

CHP’nin kuruluş yıl dönümünde kavga ve kaos yine sahne aldı! Resepsiyonda yan yana gelen Kılıçdaroğlu ve İnce Yeni Partilileri çileden çıkardı!

CHP’nin kuruluş yıl dönümü bahaniyle düzenlenen resepsiyonda parti içindeki taht kavgaları ve derin çatlaklar bir kez daha kamuoyunun gözleri önüne serildi. Resepsiyonda devrik lider Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel sayesinde partiye dönen Muharrem İnce’nin yan yana samimi görüntüler vermesi, fondaş ve Yeni Partili çevrelerde adeta kriz çıkardı. "Özgür Özel sayesinde partiye döndün, bu görüntü nedir?" sözleriyle İnce’ye yüklenen partililer, CHP içerisindeki çok başlılığı ve hesaplaşmaları gözler önüne serdi.

3 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

yasin

Namık Kemal Zeybek in orda ne işi var yaw? Fırıldaklıkta caMAL ı SOLlayacak!
  • 1 Ay Önce

Yakup

Orijinal CHP'li lerin hepsi aynı kafada. Birbirini yeseler de birbirine girselerde sonuç değişmez.
  • 1 Ay Önce

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

KENDİ KENDİNE MUHALEFETİN VE BİTMEYEN PUSULARIN ADRESİ: NE DEVE NE KUŞ OLABİLEN SİYASET Türkiye siyasetinde bazı gelenekler hiç değişmiyor; kurultaylar, kongreler ya da kuruluş yıl dönümleri, topluma gerçek bir vizyon sunmaktan ziyade parti içi pusu kültürünün, gizli ajandaların ve taht kavgalarının sahnesi olmaya devam ediyor. CHP'nin kuruluş yıl dönümü resepsiyonunda yaşanan son tablo da tam olarak bu köhne anlayışın bir vesikasıdır. Büyük iddialarla yola çıkan ancak nihayetinde kapısına kilit vurup ana gövdeye sığınan Memleket Partisi'nin ardından, "Daha başka yere gitmem" diyerek CHP çatısı altına geri dönen Muharrem İnce ile eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun yan yana gelmesi, parti koridorlarında yükselen o kronik kaosu yeniden tetikledi. "Yeni partilileri" çileden çıkaran bu yan yana geliş, sıradan bir nezaket buluşması değil; partinin altını oymak, delege hesabı yapmak ve koltuğu alaşağı etmek için doğru zamanı kollayanların güç savaşıdır. Dışarıya karşı tek bir yumruk olamayanların, kendi içlerinde nasıl amansız birer avcıya dönüştüğünü tüm çıplaklığıyla görüyoruz. Bu partinin en büyük trajedisi, iktidara yürümek yerine kendi kendine muhalefet etmeyi ve kendi içindeki aktörleri tasfiye etmeyi bir meslek haline getirmiş olmasıdır. Tıpkı kafasını kuma gömen, yük taşımaya gelince "ben kuşum" diyen, uçmaya gelince "ben devem" diye kaçan devekuşu misali, ne net bir ideolojik duruş sergileyebilmekte ne de kitlelere güven veren bir liman olabilmektedir. Ülkenin dağ gibi birikmiş sorunlarına çözüm üretmek, halkın gerçek gündemine dokunmak gerektiğinde yapısal bir ataletle kabuğuna çekilen bu siyasi akıl; iş delege avcılığına, klik savaşlarına ve "kim kimi ne zaman devirecek" planlarına geldiğinde muazzam bir enerji ve strateji patlaması yaşamaktadır. Bir yanda partiyi kendi mülkü sanan eski liderler, diğer yanda geri dönüp ilk fırsatta genel merkezi ele geçirmek için pusuda bekleyen Muharrem İnce gibi figürler... Bu kararsız ve güven vermeyen yapı, tabanını derin bir hayal kırıklığına sürüklerken Türkiye'deki muhalefet boşluğunu da adeta kronik bir krize dönüştürüyor. Kendi evindeki iç savaşı bitiremeyen, aynı çatı altında birbirinin kuyusunu kazan ve her fırsatta birbirini alaşağı etmeye odaklanan bir siyasi iradenin, ülkeyi yönetme iddiası tamamen inandırıcılığını yitirmektedir. Resepsiyon salonlarında birbirini süzen gözler, kulislerde fısıldanan intikam planları ve delege hesapları, halkın ekmek, adalet ve gelecek mücadelesinden ne kadar kopuk olunduğunun en acı kanıtıdır. Siyaseti halka hizmet için değil, parti içi güç devşirmek ve rakiplerini tasfiye etmek için bir araç olarak görenler, kendi kurdukları bu kaos tiyatrosunda boğulmaya mahkumdur. Kendi içinde barışı, sadakati ve düzeni sağlayamayan, ne deve ne kuş olabilen bir yapının bu ülkeye vadedebileceği tek şey, salondan ve kulislerden taşan bu vizyonsuz kriz senaryolarının ta kendisidir.
  • 1 Ay Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23