• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Azerbaycan haber ajansı APA zıvanadan çıktı: Feridun Sinirlioğlu için akılalmaz sözler

Azerbaycan haber ajansı APA zıvanadan çıktı: Feridun Sinirlioğlu için akılalmaz sözler

4 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Abdullah

Sinirlioğlunun adaylığına Ermneistan destek veriyorsa durumu siz düşünün.
  • 36 Dakika Önce

DEREŞ

Hiç bir şey yazmıyorum.. Adamların önüne yapay zeka ile birşey koyuyorlar hemen inanıyorlar. Gehramanlık sizde kalsın.
  • 1 Saat Önce

Recep Aydın Sosyal Bilimci

KARDEŞLİK KÖPRÜYÜ GEÇENE KADAR MIYDI, SAYIN ALİYEV? Kardeşlik güzel sözlerle değil, zor zamanlarda gösterilen vefayla ölçülür. Ne yazık ki bugün Azerbaycan yönetiminin Türkiye'ye karşı sergilediği bazı tutumlar, insanın aklına şu soruyu getiriyor: Yoksa kardeşlik köprüyü geçene kadar mıydı? Azerbaycan'da Aliyev yönetimine yakınlığıyla bilinen APA haber ajansının, Türk diplomasi dünyasının önemli isimlerinden Feridun Sinirlioğlu'nu hedef alan yayın yaptığı haberlerini okuyunca insan ister istemez öfkeleniyor. Bu nasıl kardeşlik, bu nasıl vefa, bu nasıl müttefiklik anlayışıdır? Türkiye'nin yetiştirdiği bir diplomata karşı böyle bir tavır sergilenirken Azerbaycan yönetiminin sessiz kalması bile başlı başına sorgulanması gereken bir durumdur. Hafızalarımızı biraz yoklayalım. Karabağ işgal altındayken Azerbaycan'ın yanında kim vardı? Uluslararası baskılara rağmen Azerbaycan'ın haklı davasını savunan kimdi? Askerî, siyasi ve diplomatik desteğini hiçbir zaman esirgemeyen hangi ülkeydi? Elbette Türkiye'ydi. Türk milleti Karabağ meselesini hiçbir zaman yabancı bir ülkenin sorunu olarak görmedi. Azerbaycan'ın acısını kendi acısı, sevincini kendi sevinci bildi. Peki, şimdi ne değişti? Karabağ kurtarıldı, köprü geçildi, işler yoluna girdi. Acaba artık Türkiye'nin kardeşliğine ihtiyaç kalmadığı mı düşünülüyor? Dün Türkiye'nin desteğini kardeşlik nişanesi olarak görenlerin bugün Türkiye'yi rahatsız eden gelişmeler karşısında neden aynı hassasiyeti göstermediğini sormayacak mıyız? Bir de işin İsrail boyutu var. Azerbaycan yönetiminin İsrail'le geliştirdiği yakın ilişkiler artık kimsenin bilmediği bir sır değil. İsrail'le kurulan askerî, ekonomik ve siyasi ilişkiler ortadayken Türkiye'nin hassasiyetlerinin ne ölçüde dikkate alındığı da ciddi bir tartışma konusudur. İnsan ister istemez soruyor: Bakü'nün siyasi pusulası Ankara'yı mı gösteriyor, Tel Aviv'i mi? Benim kanaatim açık. İsrail'le kurulan bu yakınlığın Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini etkilemediğini söylemek artık giderek zorlaşıyor. Elbette her bağımsız devlet kendi dış politikasını belirler. Ancak kardeşlik iddiasında bulunan bir yönetim, Türkiye'yi rahatsız eden gelişmeler karşısında da sorumluluk taşır. İsrail'in Azerbaycan'a doğrudan talimat verdiği iddiası ayrıca kanıt gerektirir; fakat bu yakınlığın yarattığı siyasi güvensizliği görmezden gelemeyiz. Sayın Aliyev, Türkiye'nin dostluğu günübirlik çıkar hesaplarına sığdırılacak bir dostluk değildir. Türk milleti Karabağ'da verdiği desteğin karşılığında ne toprak istedi ne petrol istedi ne de herhangi bir bedel bekledi. Beklediği tek şey samimiyet, vefa ve kardeşliğe yakışan bir duruştu. Şunu da açıkça söylemek istiyorum: Benim Azerbaycan halkıyla hiçbir meselem yok. Azerbaycan halkı bizim kardeşimizdir. Dilimiz, tarihimiz, kültürümüz ve gönül bağımız ortaktır. Benim itirazım Azerbaycan halkına değil, İlham Aliyev yönetiminin siyasi tercihlerinedir. Bir milletle onun başındaki yönetimi aynı kefeye koymak doğru değildir. Ancak kardeşlik adına her yanlışa göz yummak da doğru değildir. Kardeş dediğimiz ülkenin yönetimini eleştiremeyeceksek, yanlış gördüğümüz politikalara itiraz edemeyeceksek, o kardeşliğin samimiyetinden nasıl söz edebiliriz? Ben artık Aliyev yönetiminin Türkiye'ye karşı tutumunu sözlerle değil, icraatlarıyla değerlendirmek gerektiğine inanıyorum. Karabağ günlerinde verilen kardeşlik mesajlarıyla bugünkü siyasi tercihler arasında bir çelişki varsa bunun hesabını sormak en doğal hakkımızdır. Bir zamanlar dillerden düşmeyen "İki devlet, tek millet" sözü yalnızca törenlerde alkış toplamak için söylenmiş bir slogan olmamalıdır. Bu sözün bir ağırlığı, bir sorumluluğu, bir de vefa borcu vardır. Sayın Aliyev, Türkiye'nin dostluğunu kaybetmek kolay, yeniden kazanmak ise zordur. Devletler arasında çıkar ilişkileri olabilir ama kardeşlik çıkarın bittiği yerde bitiyorsa onun adı kardeşlik değil, menfaat ortaklığıdır. Ben bugünkü tabloya bakınca şunu söylemeden edemiyorum: Aliyev bu siyasi anlayışını değiştirmediği sürece, Türkiye ile Azerbaycan arasında gerçek anlamda güvene dayalı bir kardeşlikten söz etmek giderek zorlaşacaktır. Ve son sözüm şudur: Karabağ'da köprüyü birlikte geçtik. Ama köprüyü geçtikten sonra kardeşini geride bırakanlar, bir gün aynı köprüye yeniden ihtiyaç duyabileceklerini unutmamalıdır. Çünkü kardeşlik zor günde hatırlanan, rahat günde unutulan bir menfaat hesabı değildir.
  • 1 Saat Önce

Vay vay

APA geçen hafta turkiye israil ticaretini konusunu işlemişti..
  • 1 Saat Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23