• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Yunanistan’da virüs alarmı! Türkiye için de tehlike kapıda: 51 kişi öldü

Yunanistan’da virüs alarmı! Türkiye için de tehlike kapıda: 51 kişi öldü

1 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Recep Aydın Sosyal Bilimci

SİVRİSİNEĞİ KÜÇÜMSEMEYELİM: BATI NİL VİRÜSÜNE KARŞI TEDBİRİMİZİ ALALIM! Yunanistan'da Batı Nil virüsü nedeniyle yaşanan ölümlere ilişkin haberler, hepimizin dikkatle üzerinde durması gereken ciddi bir halk sağlığı meselesini yeniden gündeme getirdi. Haberlerde 51 kişinin hayatını kaybettiği, yüzlerce kişinin hastalığa yakalandığı belirtiliyor. Bu rakamların güncelliği ve hangi dönemi kapsadığı ayrıca doğrulanmalıdır. Ancak ortada değişmeyen bir gerçek var: Batı Nil virüsü, hafife alınmaması gereken ve sivrisinekler aracılığıyla insanlara bulaşabilen bir hastalıktır. Bizler çoğu zaman sivrisineği yalnızca yaz aylarında uykumuzu kaçıran, kaşıntıya sebep olan küçük bir böcek olarak görürüz. Oysa bazı sivrisinekler ciddi hastalıkları taşıyabilir. Bu nedenle mesele yalnızca bir ülkenin meselesi değildir. Komşumuz Yunanistan'da görülen hastalıklar, Türkiye'de de gerekli tedbirlerin önemini hatırlatmaktadır. Özellikle yaşlılarımız, bağışıklık sistemi zayıf olan vatandaşlarımız ve kronik hastalığı bulunan insanlarımız daha dikkatli olmalıdır. Çünkü Batı Nil virüsüne yakalananların büyük bölümünde belirti görülmese de bazı kişilerde ateş, baş ağrısı, halsizlik ve kas ağrıları ortaya çıkabilir. Nadir durumlarda ise beyin ve sinir sistemini etkileyen, hayati tehlike oluşturabilen ağır hastalık gelişebilir. Peki, bireysel olarak neler yapmalıyız? Her şeyden önce evlerimizin çevresinde sivrisineklerin çoğalmasına imkân vermemeliyiz. Balkonlarımızda, bahçelerimizde, saksı altlıklarında, kullanılmayan kovalarda, eski lastiklerde ve açık kaplarda biriken suları ortadan kaldırmalıyız. Çünkü sivrisineklerin üremesi için çok büyük su birikintilerine ihtiyaç yoktur. Küçük miktarda durgun su bile uygun bir üreme ortamı oluşturabilir. Evlerimizin pencere ve kapılarına sineklik taktırmalı, yırtılmış sineklikleri onarmalıyız. Özellikle akşam saatlerinde ve sivrisineklerin yoğun olduğu bölgelerde açık havada bulunurken uzun kollu kıyafetler ve uzun pantolonlar tercih etmeliyiz. Sağlık otoritelerince önerilen, ruhsatlı sivrisinek kovucuları kullanım talimatlarına uygun şekilde kullanmalıyız. Çocuklar söz konusu olduğunda ürünlerin yaş sınırlarına ayrıca dikkat etmeliyiz. Bir başka önemli konu da komşuluk sorumluluğudur. Biz kendi bahçemizi temiz tutarken komşumuzun bahçesinde haftalarca bekleyen su dolu kaplar varsa tehlike devam edebilir. Bu nedenle apartman yönetimleri, site sakinleri ve mahalle halkı birlikte hareket etmelidir. Belediyelerin sivrisineklerle mücadele çalışmalarına destek vermeli, risk oluşturabilecek durgun su birikintilerini ilgili birimlere bildirmeliyiz. Hastalık belirtilerini de önemsemeliyiz. Özellikle sivrisinek maruziyetinden sonra ortaya çıkan ateş ve şiddetli baş ağrısı gibi şikâyetlerde sağlık kuruluşuna başvurmalıyız. Ense sertliği, bilinç bulanıklığı, kas güçsüzlüğü veya felç belirtileri görülürse vakit kaybetmeden acil sağlık yardımı almalıyız. Şunu da bilmeliyiz: Batı Nil virüsü, grip gibi sıradan günlük temaslarla insandan insana bulaşmaz. Temel bulaşma yolu enfekte sivrisineklerin ısırmasıdır. Dolayısıyla hastalanan insanlardan uzaklaşmak değil, sivrisineklerle mücadele etmek ve hastalara gereken sağlık desteğini sağlamak önemlidir. Burada devletimize ve yerel yönetimlerimize de önemli görevler düşmektedir. Sivrisineklerle mücadele yalnızca yaz aylarında yapılan ilaçlamalardan ibaret görülmemelidir. Sulak alanların izlenmesi, üreme alanlarının kontrol edilmesi, vatandaşların bilgilendirilmesi ve hastalıkların erken tespiti konusunda sürekli çalışmalar yürütülmelidir. Unutmayalım ki sağlığımız, Rabbimizin bizlere verdiği en kıymetli nimetlerden biridir. Bu nimeti korumak hem kendimize hem de ailemize karşı sorumluluğumuzdur. Tedbir almak korkaklık değil, akıllı ve sorumlu davranmaktır. Benim bütün vatandaşlarımıza çağrım şudur: Sivrisineği küçümsemeyelim, çevremizi temiz tutalım, çocuklarımızı ve yaşlılarımızı koruyalım. Hastalık kapımızı çalmadan tedbirimizi alalım. Çünkü sağlık söz konusu olduğunda ihmalin küçüğü, tedbirin gereksizi olmaz. Allah bütün milletimizi hastalıklardan, salgınlardan ve her türlü afetten muhafaza eylesin.
  • 1 Saat Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23