• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Çıplak heykel söküldü, Cumhuriyet dertlendi

Çıplak heykel söküldü, Cumhuriyet dertlendi

6 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

HEYKEL SÖKÜLDÜ, KIYAMET KOPTU! MEDENİYET ÇIPLAKLIK MI DEMEKTİR? Samsun'da çıplak kadın figürlerinin bulunduğu belirtilen anıtların restorasyon çalışmaları kapsamında sökülmesiyle ilgili haberler yeni bir tartışmayı gündeme taşıdı. Cumhuriyet gazetesinin de bu gelişmeye tepki gösterdiği ileri sürülüyor. İyi de Allah aşkına, nedir bu çıplak heykel sevdası? Bir heykel yerinden kaldırılınca medeniyet mi çöküyor? Sanat mı ölüyor? İnsanlık mı geriye gidiyor? Efendim, heykel sanatmış! Peki, sanat denilen şeyin hiçbir ahlaki sınırı olmayacak mı? Sanat adı altında sergilenen her şeyi toplumun kabul etmesi mi gerekiyor? Bir insanın çıplak bedenini meydanın ortasına koyunca medeniyete büyük bir hizmet mi yapılmış oluyor? Bizim inancımızda haya vardır, edep vardır, mahremiyet vardır. İslam dini yalnızca insanın davranışlarına değil, bakışlarına da ölçü getirmiştir. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i şerifinde, "Gözlerin zinası bakmaktır" buyurmuştur. Demek ki mesele yalnızca fiilî zina değildir. İnsanın harama şehvetle bakması da dinimizde göz zinası olarak ifade edilmiştir. Elbette istemeden görmekle bilerek ve şehvetle bakmak aynı şey değildir. Fakat burada üzerinde düşünmemiz gereken önemli bir husus vardır: İnsanların her gün gelip geçtiği meydanlarda çıplak insan figürleri sergilemek, toplumun mahremiyet anlayışı açısından hiç mi sorgulanmayacaktır? Bunu sorguladığımız zaman neden hemen sanat düşmanı ilan ediliyoruz? Bir şairin söylediği gibi: "Çıplaklık açmaksa bedeni, o zaman hayvanlar bizden daha medeni." Ne kadar düşündürücü bir söz! Demek ki medeniyet, bedenin ne kadar açıldığıyla değil, insanın aklının, ahlakının ve vicdanının ne kadar geliştiğiyle ölçülmelidir. Bizim ecdadımız da sanat eserleri meydana getirdi. Hem de öyle eserler ortaya koydu ki asırlar geçmesine rağmen insanlık hâlâ hayranlıkla seyrediyor. Mimar Sinan'ın Süleymaniye'sine bakın. Selimiye'nin ihtişamına bakın. Sultanahmet'in zarafetine, hat sanatımızın inceliğine, ebru sanatımızın güzelliğine bakın. Bunlar sanat değil mi? Üstelik bizim medeniyetimiz yalnızca taşa, toprağa, kubbeye şekil vermekle yetinmedi. İnsan yetiştirmeyi de en büyük sanat kabul etti. Çünkü güzel bir insan yetiştirmek, güzel bir heykel yapmaktan çok daha değerlidir. Şimdi bazı çevreler çıplak bir heykelin kaldırılmasına büyük hassasiyet gösteriyor. Peki, aynı hassasiyeti toplumdaki ahlaki yozlaşmaya karşı da gösteriyorlar mı? Gençlerimizi tehdit eden uyuşturucuya, kumara, fuhşa, aile kurumunun zayıflamasına karşı da aynı duyarlılığı görmek isteriz. Yanlış anlaşılmasın. Tarihî eserlerin korunmasına karşı değilim. Bir eserin tarihî değeri varsa elbette korunmalıdır. Restorasyon gerekiyorsa usulüne uygun yapılmalıdır. Ancak tarihî bir eseri korumak başka, onun toplumun ahlaki değerleri açısından eleştirilmesini yasaklamak başkadır. Kimse bize, "Bu sanattır, sorgulayamazsınız!" diyemez. Sanat eleştirilebilir. Sanatın toplum üzerindeki etkisi tartışılabilir. Sanat adı altında ortaya konulan eserlerin millî ve manevi değerlerimizle ne kadar bağdaştığı da sorgulanabilir. Birileri çıplak heykeli estetik bir eser olarak görebilir. Bu onların düşüncesidir. Ancak biz de kendi inancımız ve ahlak anlayışımız doğrultusunda farklı düşünebiliriz. Asıl medeniyet, farklı düşüncelere tahammül edebilmektir. Bir de şu Batılılaşma merakına değinmek istiyorum. Batı'nın ilmini, teknolojisini, çalışkanlığını, üretim gücünü örnek almak elbette güzeldir. Fakat Batı'da gördüğümüz her şeyi sorgulamadan benimsemek zorunda mıyız? Bizim kendi medeniyetimiz, kendi kültürümüz, kendi inancımız yok mu? Medeniyet denildiğinde neden hemen çıplak heykeller akla geliyor da dürüstlük, adalet, merhamet, haya ve edep akla gelmiyor? Bence asıl sorgulanması gereken budur. İslam dini insanın hem bedenine hem ruhuna değer verir. İnsanın onurunu korumayı, mahremiyetine saygı göstermeyi ve haya duygusunu muhafaza etmeyi öğütler. Kur'an-ı Kerim'de Nur Suresi'nin 30. ayetinde mümin erkeklere gözlerini haramdan sakınmaları emredilir. Ardından 31. ayette mümin kadınlara da aynı ölçü hatırlatılır. Bu emirler boşuna değildir. Çünkü insanın bakışı, düşüncelerini; düşünceleri de zamanla davranışlarını etkileyebilir. Dinimizin bakışlara dahi ölçü getirmesindeki hikmetlerden biri de budur. Şimdi soruyorum: Biz çocuklarımıza haya ve edep öğretmeye çalışırken, toplumun ortak alanlarında mahremiyet anlayışımızı zorlayan görüntülerin sergilenmesini neden tartışamayalım? Medeniyetin ölçüsü çıplak heykelse, kusura bakmayın, ben böyle bir medeniyet anlayışını kabul etmiyorum. Benim medeniyet anlayışımda insan vardır, ahlak vardır, merhamet vardır, ilim vardır, adalet vardır. Benim medeniyet anlayışımda kadın, yalnızca bedeniyle değil; aklıyla, kişiliğiyle, bilgisiyle ve insanlık onuruyla değerlidir. Kadını yüceltmek için onun çıplak bedenini meydanlarda sergilemek gerektiğine inanmıyorum. Son olarak şunu da belirtmek isterim: Bir heykelin restorasyon için geçici olarak kaldırılmasıyla kalıcı biçimde ortadan kaldırılması birbirinden farklıdır. Dolayısıyla önce olayın gerçek mahiyetini öğrenmek gerekir. Ancak bu tartışma vesilesiyle toplumun sanat, ahlak ve mahremiyet konusundaki hassasiyetlerini konuşmak da son derece doğaldır. Unutmayalım ki her çıplaklık sanat olmadığı gibi, her sanat eseri de ahlaki eleştiriden muaf değildir. Ve son sözüm şudur: Medeniyet, insanın bedenini ne kadar açtığında değil, gözünü haramdan ne kadar sakındığında, vicdanını ne kadar geliştirdiğinde ve insanlığa ne kadar faydalı olduğunda aranmalıdır. Çünkü bir milletin meydanlarını heykeller süsleyebilir; fakat o milleti ayakta tutan asıl değer, insanlarının ahlakı ve karakteridir. Heykelin kırılanı tamir edilir, söküleni yerine konulur. Fakat bir toplumun haya ve edep duygusu aşınırsa onu yeniden inşa etmek çok daha zordur.
  • 1 Saat Önce

Yavuz selim

Bence hekellrin hepsini sökün bize gerçekler lazım hayaller değil.
  • 1 Saat Önce

İ. Keskin

Çatal teşhir sanatı(!). Hem de Ata'mızın yanında. Allah o çıplakları oradansöküp atanlardan razı olsun.
  • 1 Saat Önce

Yusuf büyük

Malatyada da var onada bir restorasyon yapın
  • 1 Saat Önce

Malatya'da da var.

El haya'u Minel İman. Adamlar hayasizliği abideleştirmek istemişler.
  • 2 Saat Önce

Saffet

Fonda paraları gidip cıplak kalanların paraları geri verilince üst baş mı almışlar hayretle düşünüyorum
  • 2 Saat Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23