• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Yahudi kipası serbest başörtüsü yasak! Azerbaycan'da neler oluyor?

Yahudi kipası serbest başörtüsü yasak! Azerbaycan'da neler oluyor?

2 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

AKIL

Türkiye de papaz elbisesiyle gezer başörtüsüne saldırıları ne çabuk unuttunuz herkes işine baksın basın yoluyla azarbaycan düşmanlıgı yapmayın
  • 1 Saat Önce

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

Bakü’nün Laiklik Sınavı: Kipa Serbest, Başörtüsü Yasak mı? Azerbaycan’da eğitimde laiklik ilkesini koruma bahanesiyle atılan son adımlar, ne yazık ki inanç hürriyetini, eşitlik ve adalet ilkelerini ayaklar altına alan bir utanç vesikasına dönüştü. Okul kapılarından barbarca geri çevrilen, gözü yaşlı başörtülü kız çocuklarının görüntüleri, sadece basit bir kıyafet kuralı dayatması değil, doğrudan İslam’ın şiarına yönelik topyekûn bir saldırıdır. AĞ Parti Genel Başkanı Tural Abbaslı’nın yüksek sesle haykırdığı ve İstanbul’daki Azerbaycan Konsolosluğu önünde Müslümanların öfkesiyle yankılanan o can alıcı soru, bugün bir ibret vesikası olarak karşımızda durmaktadır: "Yahudilere kipa takmak serbest de Müslüman kız çocuklarına başörtüsü neden yasak?" Bu habis soruya verilebilecek hiçbir mantıklı, hukuki ya da vicdani cevap yoktur! Karşımızdaki kirli tablo, bir idari yönetmelik ihlali değil; buram buram 28 Şubat kokan, açık ve net bir İslam düşmanlığı ve inanç ayrımcılığıdır. Yıllardır "laiklik" ve "modernlik" maskesi arkasına gizlenenlerin gerçek yüzü bir kez daha ifşa olmuştur. Siyonistlerin işgal aparatı olan kipalara, Hristiyan dünyasının haçlarına "hoşgörü ve kültürel zenginlik" adı altında kırmızı halı seren Bakü bürokrasisi, mevzu bahis ülkenin asli unsuru olan Müslüman çoğunluğun inancı olunca adeta gözü dönmüş bir yasakçı kesilmektedir. Kendi halkının mukaddesatına savaş açan, bir avuç azınlığa imtiyaz tanırken Müslüman evlatlarını kapı dışarı eden bu köhne zihniyetin adı laiklik değil, düpedüz sömürgeci artığı bir ideolojik bağnazlıktır! Daha da vahimi, bu jakoben ve despotik dayatmanın faturasının savunmasız körpe fidanlarımıza, kız çocuklarımıza kesilmesidir. Hiçbir bürokratik genelge, hiçbir genel müdürlük talimatı, Allah’ın kesin emri olan tesettürü engellemenin ve anayasal bir hak olan eğitim hakkını gasp etmenin kılıfı olamaz. Kız çocuklarını inançları ile istikballeri arasında haysiyetsiz bir seçime zorlamak, onları emniyet güçleriyle, barikatlarla mektep kapılarından kovmak, modern dünyaya entegre olma iddiasındaki bir devlete yakışmayan ilkel bir engizisyon zorbalığıdır. Çocukları okul sıralarından söküp alarak cehalete mahkûm etmek, sadece o çocukların geleceğine değil, Azerbaycan’ın yarınlarına da ihanet etmektir. Bakü’yü avucuna alan bu vesayetçi akıl, geçmişteki benzer hatayı ve o hataların doğurduğu haklı toplumsal öfkeyi ne çabuk unutmuştur? Tarih defalarca şahitlik etmiştir ki; Müslüman milletlerin bağrından söküp atamadığınız iman ve tesettür şuurunu, hiçbir barikatla, hiçbir faşizan genelgeyle yok edemezsiniz. Bu tür zulümler imanı söndürmez; aksine millet ile devlet arasına aşılmaz duvarlar örer, derin bir güvensizlik tohumu eker. Karabağ’da omuz omuza, "Allah-u Ekber" nidasıyla kazanılan o muazzam zafer ve milli birlik ruhu, üç beş köksüz bürokratın yapay krizleriyle, halkın inancını nişan alan bu basiretsiz kararlarla baltalanamayacak kadar mukaddestir. Türkiye kamuoyunun ve İslam dünyasının bu zulüm karşısındaki haklı öfkesi asla hafife alınmamalıdır. Geçmişte başörtüsü yasaklarının acı veren zulümlerini bizzat yaşamış, bu uğurda bedeller ödemiş ve nihayetinde bu utancı tarihin çöplüğüne gömmüş olan Anadolu insanı, öz kardeşinin de aynı karanlık kuyuya itilmesine asla sessiz kalmayacaktır. "Tek millet, iki devlet" şiarı sadece askeri tatbikatlarda, enerji koridorlarında veya ekonomik anlaşmalarda kalmamalı; İslam’ın izzetine, inanç özgürlüğüne ve ümmetin ortak mukaddesatına verilen değerde de kendini göstermek mecburiyetindedir. Bakü yönetimi, adalet ve hakkaniyet duygusunu ayaklar altına alan bu tehlikeli sevdadan, bu emperyalist esintili dayatmadan derhal ve şartsız olarak vazgeçmelidir. Laiklik, Müslüman çocukları okul kapılarında ağlatarak, onları toplumdan dışlayarak savunulacak bir put değildir. Gerçek adalet, her çocuğun kendi kimliği, inancı ve mukaddesatıyla onurlu bir şekilde eğitim alabilmesinin güvencesidir. Kendi halkıyla, kendi tarihiyle ve İslam’ın şiarlarıyla savaşanlar tarih sahnesinde asla kazanamamıştır. Bakü bu ağır imtihandan ancak Batı’nın dayatmalarına değil, kendi insanının inancına ve adalet ilkelerine teslim olarak çıkabilir.
  • 2 Saat Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23