• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Zekeriya Say
Zekeriya Say
TÜM YAZILARI

“Yalım konuşacağına halk konuşsun” diyorlar!

10 Nisan 2026
A


Zekeriya Say İletişim: [email protected]

“Yalım konuşacağına halk konuşsun” diyorlar!

ZEKERİYA SAY

Takvimler 17 Eylül 2006’yı gösteriyordu.

Hürriyet gazetesi, “Evdeki eş böyle sevgili böyle” başlıklı haberinde, İBB iştirak şirketi BELBİM A.Ş.’nin o dönem Genel Müdürlüğünü yapan Adnan Şahin’in, birlikte tatile gittiği Hatice Ş.’yi kucağında gösteren bir fotoğrafı birinci sayfasından yayınlayarak…

“Başörtülü eşi olan müdürün, başı açık sevgili yaptığını” yazıyordu.

Başörtülü eşini ve “aile dostum” dediği Hatice Ş.’yi yanına alan Adnan Şahin, apar topar kameralar karşısına geçerek, fotoğraflara açıklık getirmeye çalıştı.  Dönemin İBB Başkanı Kadir Topbaş ise anında aksiyon alarak, olayın üzerinden 24 saat bile geçmeden ifadesini dahi almadan Adnan Şahin’i görevden azletti. 


*


Benzer bir hadise Şubat 2026’da, Adapazarı’nda yaşandı… Ceyda Saçar isimli 22 yaşındaki hukuk öğrencisi, Kamu Denetçiliği Kurumu toplantısında kürsüye çıkarak, belediyede Özel Kalem Müdürü olan annesiyle Elif Saçar’ın, Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu ile uzun süredir ilişki yaşadığını, bazı özel yazışmaları gördüğünü açıkladı.  AK Partili Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu ise her ne kadar “sistematik bir iftira ve kumpasa maruz bırakıldığını” iddia etse de partisinden istifa etmek zorunda kaldı…


*

Yine… Siyasete Milli Görüş’ün sembol partisi Refah Partisi’nde başlayan Aydın Köşk Belediye Başkanı Nuri Güler’in de kendinden 22 yaş küçük bir kadınla gönül ilişkisi olduğu öne sürülerek, sosyal medyaya bazı görseller servis edildi. 

60 yaşında evli ve iki çocuk babası Güler her ne kadar paylaşılan fotoğrafların “yapay zeka ürünü” olduğunu iddia etse de… Skandal patlak verir vermez harekete geçen AK Parti, Nuri Güler’i Merkez Disiplin Kurulu’na sevk etti. Güler ise bu karar sonrası, AK Parti’nin kurumsal kimliğine ve çalışmalarına gölge düşmemek adına istifa ettiğini duyurdu. 


Evet!.. Çeyrek asrı geride bırakan ve Türkiye’nin en büyük partisi olan AK Parti, yaşanan muhtelif hadiseler sonrası anında harekete geçerek ismi şaibelerle anılan üyelerini anında kapının önüne koyarken…. Türkiye’nin en yaşlı partisi olan ve bir asrı geride bırakan CHP, ne hikmetse uçkur skandallarıyla gündeme gelen üyelerini bir türlü ihraç edemiyor. 

Düşünün… CHP’de yaşanan “rüşvet” ve “yolsuzluk” skandallarını dile getirenler… CHP’nin devrik lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve halihazırda İstanbul İl Başkanlığı koltuğunda oturan Gürsel Tekin’i seven, onlar hakkında müspet ifadeler kullanan CHP üyeleri, gözünün yaşına bakılmaksızın azılı birer suçlu gibi ihraç edilirken…. Parti üyesi kadınları, belediye çalışanlarını yatağa atanlara tek kelime edilmiyor.


Dahası.. CHP yöneticileri, yaşanan rezaletlerin üzerini örtmek, partililerin arkasında durmak için insanüstü bir çaba sarfediyor..

Örneğin… CHP’li Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay’ın, iş bulma vaadiyle çiftlik evine götürdüğü bir kadını kamerayla kaydettiği ve tehditle 2 ay boyunca istismar ettiği iddiaları kamuoyuna yansıdığında… Dönemin CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, apar topar Didim’e giderek, “Belediye başkanımız gecesini gündüzüne katarak Didim için mücadele ediyor” savunmasını yapmıştı.

Yine… Öznur Çağalı adlı belediye çalışanını şantajla yatağa atan çakma Bolu Bey’i Tanju Özcan’ın rezlaleti için normalde yer yerinden oynaması gerekirken, CHP’li yöneticiler Bolu’da yaşanan şantaj rezaletine tek kelime etmedi.  Üstelik CHP lideri Özgür Özel, evli olduğu halde uçkuruna sahip çıkamayan Tanju Özcan’a laf edeceğine, hem “Olsa bile” diyerek Tanju’nun yediği herzeyi meşrulaştırdı. Hem de ikili arasındaki rezil yazışmaları deşifre eden gazetem Akit’i hedef aldı…


*


CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş ise yanına belediye başkan yardımcısını alarak, CHP’li Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede’nin taciz ettiği ve cinayet gibi bir kazada can veren 16 yaşındaki cinsel taciz mağduru Elif Tuana Torun’un evine gelerek acılı aileden şikâyeti geri çekmelerini istedi. 

Benim asıl kafama takılan ise… CHP Genel Merkezi’nin, 21 yaşındaki sevgilisiyle otel odasında basılan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın uçkur skandalları karşısında ölü taklidi yapması…

Adam, belediye kasasından 4 metresine ev, araba, tatil, ballı maaş….

Ne ararsanız vermiş…

Yetmemiş… Kendi pavyonunda çalışan personele belediye kasasından maaş ve sigorta ödemiş…

Yetmemiş… Ramazan ayında içtiği içkiyi…


Özgür Özel’in ultra lüks makam aracının 7.7 milyonluk iç döşeme masrafını Uşak Belediyesi’ne fatura etmiş… 27 Mart’ta yaşanan skandalın üzerinden tam 2 hafta geçtiği… Hatta Özkan Yalım, İçişleri Bakanlığınca görevden el çektirildiği halde CHP Genel Merkezi hâlâ bir adım atamadı…

Yalım, gerçekten samimi bir CHP’li olsaydı partiye zarar vermemek için “Bir hatadır, oldu” diyerek istifa ederdi… Yalım, zalımlık yapıp partisini bırakmazken, CHP yönetimi de kamuoyunda oluşan toplumsal baskıya rağmen, “ihraç” kartını devreye sokamadı. Cezaevine giderek, “n’olur istifa et” diye yalvarsa da, çıkıp açık açık Yalım’a “defol git” diyebilen herhangi bir cengaver çıkamadı. 


Bakınız, Deniz Baykal bile bir videosu çıktığı için genel başkanlığı bırakmıştı.

Sahi? Özkan Yalım’ı orada tutan şey ne? Sanırım CHP’de birileri pavyon ve otel sahibi olduğu bilinen Özkan Yalım’a kuyruğunu kaptırmış durumda… Bu yüzden Yalım’ı küstürmek ve kızdırmak istemiyorlar. Muhtemelen, “Yalım konuşacağına halk konuşsun. Gerekirse yüzümüze tükürsün” diyorlar…  

Aksi halde böyle bir uçkur düşkünü CHP’de bile barınamazdı…

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23