• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Zekeriya Say
Zekeriya Say
TÜM YAZILARI
30 Ocak 2020

Bize küfredenlere daha ne kadar prim vereceğiz?

Hava Pilot Binbaşı bir babanın biricik kızı olarak dünyaya geldi. 

Kökeninde Polonya, Beyaz Rus ve Selanik izleri taşıdığı için “birçok ülkenin sentezi” gibiydi.

Mimarlık yerine oyunculuğu seçti. Ailesine bu durumu açıkladığında, babası; “Saçmalama sen asker çocuğusun, ne işin var” diyerek, çıkıştı. 

Buna rağmen, Yıldız Kenter’in öğrencisi oldu. 

Kenter Tiyatrosu’ndaki ilk rolünde “körpe bir fahişeyi” canlandırdı. Ertesi yıl, İstanbul Şehir Tiyatroları’na girdi ve üç ay sonra kadro aldı.

Tayyip Erdoğan, 27 Mart 1994’te İBB Başkanı seçilip koltuğuna oturduğunda, onu protesto için Şehir Tiyatroları’ndan istifa etti.

Gerekçesi ise; “Değişen yönetimin ardından, hayal ettiği oyunların oynanmaması”ydı. Hâlbuki Şehir Tiyatroları o yıl, halkın beğenisine sunduğu “yerli ve nitelikli” oyunlarla tam “379 bin” seyirciye ulaşarak rekor kırmıştı.

İstifanın ardından televizyon dünyasına adım attı. Metin Akpınar’la birlikte oynadığı bira reklamlarındaki “Aşkın” karakteriyle bir anda şöhret oldu. O kadar çok para kazandı ki; sanatçılar arasında, gelir vergisinde “dokuzuncu” oldu.

28 yaşına geldiğinde, “Tüm hedeflerimi elde ettim” dedi.

Derken… “Şirret” yanı ortaya çıktı. 

İlk polemiğini silikon taktıran, estetik yaptıran mankenlerle yaşadı. 

Hatta onları “garip yaratıklar”a benzetti.

Çok geçmeden kınadığı başına geldi ve kendisi de “bıçak” altına yattı.

11 Şubat 1999 günü, MGD gecesinde, şarkıcı Ahmet Kaya’ya yapılan çatallı bıçaklı saldırı sonrası hep birlikte, bir Yahudi Halk Şarkısı’ndan uyarlanan “Memleketim” şarkısını söyleyen “nefret korosu”nun assolisti gibi en önde o vardı.

Bir dönem sunuculuk yaptığı “Yerden Göğe” isimli tartışma programı, girilen polemikler ve gelen konuklara yapılan “çirkeflikler” yüzünden yayından kaldırıldı.

Oyunculukta umduğunu bulamayınca, bir “temizlik” firmasının reklam yüzü oldu.

Tabii bu arada, sosyal medya hesaplarından “troll”lüğe de başladı.

Dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın ziyareti öncesi alınan güvenlik önlemleri nedeniyle Mevlana Türbesi’nin kapıları birkaç saatliğine ziyaretçilere kapatılınca, tesadüf eseri o sırada Konya’da bulunup, türbeye giremediği için;

“Burası Türkiye! Başbakan gelecek diye en kalabalık gününde türbeyi kapattılar” diyerek ortalığı ayağa kaldırdı.

“Şehir Tiyatroları”ndan istifa etmesine neden olan Tayyip Erdoğan’ı o kadar takıntı haline getirmişti ki; Tatil için gittiği Küba’da, kaldığı otelin lobisinde Erdoğan’ı ve beraberindeki heyeti görür görmez; “Havana’da da Erdoğan’dan rahat yok” minvalinde paylaşımlar yaptı.

Sonrasında, o da tüm “çaptan düşmüş” sözde sanatçılar gibi soluğu “Gezi Parkı”nda aldı. Türkiye’nin ilk sivil darbe girişimi olan “Gezi Kalkışması”na katılan “çapulcular”ın; “Ülkenin saptırılmış demokrasi tanımını yeniden tarif etmek için ‘Gezi’de buluştuklarını” iddia etti. Eşcinsel sapkınlardan oluşan LGBTİ’leri de “Gezici”lerin “en eğlenceli” grubu ilan etti.

Yaptığı bu “sakil” muhalefette bardağı taşıran son damla ise Temmuz 2018’de, Ankara’nın Polatlı ilçesinde kaybolduktan 8 gün sonra cesedi bulunan minik Eylül’ün öldürülmesi ile ilgili attığı tweet oldu.

Bu vahşi cinayetin ardından başlayan “idam yasasının getirilmesi” tartışmalarına karşı çıkan sözde sanatçı abla(!)mız, olaya sosyolojik bir yorum getirmek yerine;

“İdam çözüm olsaydı, Medine toprakları tecavüzde rekor kırmazdı! Konuşturmayın şimdi beni!” şeklinde alçak bir tweet atarak, İslam’a ve Müslümanların mukaddes değerlerine saldırdı. Her ne kadar, hakkında;  “Halkın dini değerlerini aşağılama” suçundan soruşturma başlatılmış olsa da 1 yıl hapsi istenen sözde sanatçı ablamız, 17 Ocak’ta, sessiz sedasız bir şekilde beraat etti ve yaptığı müptezellik yanına kâr kaldı…

Sizin de tahmin ettiğiniz gibi; Elazığ’da meydana gelen ve 41 vatandaşımızın hayatını kaybettiği 6.8’lik depremin ardından attığı; “Hop güncelleme 6.5... Biliyorsunuz bir dereceden sonra o ilde vergi falan, depremden dolayı muafiyet alıyor” şeklindeki müptezel tweetiyle yeniden gündeme gelen oyuncu bozuntusu Berna Laçin’den bahsediyorum.

Evet!.. Yukarıda geçmişinden uzun uzadıya bahsettiğim Hanım(!) Ablamız,  İslam’a sövgüden beraat ettikten tam bir hafta sonra bu kez deprem üzerinden yeni bir skandala imza attı.

Peki, sonuç ne? Depremle ilgili art niyetli paylaşım yaptığı gerekçesiyle hakkında soruşturma açılan 50  kişiden biri oldu.

Başka? Yıllardır reklam yüzü olduğu “Fairy”nin sahibi olan Siyonist P&G’nin Türkiye ve Kafkaslar Kurumsal İletişim Başkanı Ayça Turgay, Berna Laçin hakkında “fesih çalışması” başlattıklarınıaçıkladı. Şimdilik, “konuyu değerlendirme aşamasında”ymışlar ve Avrupa’ya bağlı oldukları için de durumu onlara açıklamaya çalışıyorlarmış. Eğer “Merkez”den onay gelirse bir ihtimal Laçin’i kovabilirlermiş.

Ben size sonucu söyleyeyim… Laçin’e hiçbir şey olmayacak…  Yine ekrana çıkıp, elinde “Fairy” denen bulaşık deterjanıyla gülümseyecek, biz de tıpış tıpış gidip o deterjanı alacağız…

Eğer kovmak gibi bir niyetleri olsaydı, (Haşa) “Mekke’yi tecavüzün merkezi” ilan ettiğinde kovarlardı, o müptezeli.

Fakat Siyonist P&G, Laçin’i kovmak yerine, korumayı-kollamayı tercih etti.

Her ne kadar bunun birinci nedeni, biz Müslümanların yeterince tepki gösterememesinden kaynaklanmış olsa da Hava Pilot Binbaşı Erman Laçin’in kızı Berna Laçin’in, birçok milletin karışımından “sentez”lenmiş olmasının payı yadsınamaz!.

Neyi mi ima ettiğimi anlayamayanlar, cevabı; Laçin’in, “Şalom”a verdiği röportajda bulabilirler. Müslümanları “tecavüzcü” ilan eden Berna Ablamız, bakın “velinimeti” olan Yahudiler için ne diyor: “Yahudilik bana çok yakın, âdetini, örfünü bildiğim ve içinde de yaşadığım, bizden olan bir şey benim için.” 

Malum, lafın tamamı deliye söylenir. Bu kadının sesini kesmek istiyorsak, lütfen alışverişlerimize biraz özen gösterelim! 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ünal

Bir adet procter gamble fairy yahudi reklamı yaptınız Türkiye kucuk amerika olduğundan beri evrim geçirdi hatta evrimciler evrim teorilerini Türk insanı üzerine kurabilirler kardes bu millet kendi yaptığı devrime kufrederek üzerinde hac olan chevrolet ve yine üzerinde baba ogul kutsal ruh uclemi olan mersedes seçti haberin yok herhalde milli lik sözde prim yapar öze gelince değeri kendisine sorulur son soz yerli ve milli insanlarımız ne hikmetse çok pahalı i phone ve samsunglardan alır vestel venusu kim ne eder bir şeyi karistiriyorsunuz birileri değil bu millet kendine küfrediyor eğer herkesin cebinde avrupa vb otomobil alacak PARASI olsun tofasa repoya kimse binmez biz millet olarak camiye gider namaz kilariz camiden çıkıp hiristiyan baba ogul kutsal ruh ucgenli mersedesleri makam arabası yapar onunla hava basariz
  • Yanıtla

Mehmet

İslam düşmanlığı genlerinde var. Asluhû neslühû der atalarımız. Böylelerine verilecek en güzel cevap , hangi malın reklamına çıkarsa o firmanın malını almamak.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı