Şimdi de, hovarda Başkanlarına “dokunulmazlık yasası” istiyorlar!
Şimdi de, hovarda Başkanlarına “dokunulmazlık yasası” istiyorlar!
YÜKSEL TOKUR
İnanın biz artık yazmaktan utanıyoruz. Ama onlar, her türlü belge ile ortaya dökülen pislikleri ortaya çıktıktan sonra konuşacak, insan içine çıkamayacak yüzleri olmaması gerekirken; utanmadan, sıkılmadan çirkinliklerini çirkeflik yaparak savunmaya çalıştılar/çalışıyorlar..
Partilerini, yoldaşlarını korumaya çalışırken, insani ve ahlâki her türlü değeri ayaklar altına alıyorlar. Günü kurtaracağım derken, gelecek nesillere ahlaksızlığı normal gösterecek işlerini kötü bir miras olarak bıraktıklarının farkındalar mı acaba?..
Giresun Görele'de 16 yaşındaki bir kız çocuğunun - ki sonrasında şüpheli bir trafik kazasına kurban giden - CHP’li Belediye Başkanı Hasbi Dede tarafından cinsel tacize uğramasından sonra sokağa dökülüp: “Dik dur eğilme, bu kitle seninle” deyip tacizcisine “iyi yaptın” dercesine sahip çıkanların derdi ne?..
Ankara’da bir otel odasında kızı yaşında 21’lik cariyesiyle yarı çıplak basılan Uşak eski Belediye Başkanı Özkan Yalım’a bile: “Utanmaz adam, hovardalığı bile beceremiyorsun, bizi rezil ettin” diyeceğine; “tebrikler, iyi yapıyorsun, arkandayız, aynen devam et” mesajı veren CHP’nin Kadın Kolları Başkanı Asu Kaya’ya ne demeli?..
Sözün özü; tacizcisine, tecavüzcüsüne, yolsuzluk, rüşvetçilik gibi adi ve yüz kızartıcı suçlardan yargılananlarına tabandan tavana kadar sahip çıkıyorlar.
Anlaşıldı ki; CHP’li Belediyelerde de ehil olan değil, parayı basan aday olabiliyor. Yoksa; pavyoncu Yalım, Böcek Muhittin ve diğerleri aday gösterilir miydi?..
Bildiğiniz gibi; Anayasa'nın 83. Maddesi, vekillerin özgürce görev yapmasını sağlar. Bu hak: Milletvekillerinin herhangi bir suç işledikleri iddiasıyla gözaltına alınmalarını, sorgulanmalarını, tutuklanmalarını veya yargılanmalarını Meclis kararı olmadıkça engelleyerek, görevlerini hiçbir baskı altında kalmadan, özgürce yerine getirmelerini amaçlar.
İşte bu yasal korumadan ilham(!) alan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftçi; iktidara geldikleri takdirde Belediye Başkanlarını “dokunulmaz” kılacaklarını söyledi!
Pislikleri ortaya dökülüp yargı harekete geçince, suça bulaşan yoldaşlarını sahiplenip, yargıdan kaçırmak için; halkı sokağa döküp miting düzenlediler, savcıyı, hakimi hatta Cumhurbaşkanını tehdit ettiler, avukat ordusuyla savunmaya geçtiler, yandaş medya aklama moduna girdi de yine de hesap sorulmaktan kurtaramadılar..
Trafikte direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücü gibi kontrolü iyice kaybedince, şuursuzca çirkefleşiyorsun; o da olmazsa yolsuzlukları, hovardalıkları rahat yapsınlar diye “yasal koruma” getiririz diyorsun..
Be kadın… Desen ki: “Ey halkım, seçmenim! Genel Merkez olarak gerek genel, gerekse yerel seçimlerde aday seçimini yaparken hatalar yapmışız. Dürüst, güvenilir, namuslu adaylar seçememişiz. Özür diliyoruz. Hata yapanlarla yolumuzu ayırıp, partiden ihraç edeceğiz. Gitsinler yargılansınlar. Aklanırlarsa kapımız yine açık..”
Galiba bu konularda en temizleri Kılıçdaroğlu’ymuş. Kıymetini bilememişiz!
Kim bilir; belki de bu işleri beceremediği için, pavyonlarda rüşvet dağıtılıp delege satın alınarak indirildi Genel Başkanlık koltuğundan!
Neresinden tutsak, elimizde kalan bir kokuşmuşluk var bu partide. Partisine sahip çıkıp yönetemeyen Genel Başkanları bir de kalkmış erken genel seçim istiyor ki; bunun açılımı ülkeyi felâkete sürüklemektir.
Yerelinizden ne hayır gördük ki, genelde şans verelim?!?