Erdoğan’a sözde sahip çıkan ‘mandacı korosu’
Erdoğan’a sözde sahip çıkan ‘mandacı korosu’
YÜCEL KAYA

Yunan’ın biri çıkmış, yapay zekayla uydurduğu bir fotoğrafla Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a parmak sallıyor.
İki ABD askerinin yanındaki Maduro’nun yerine Cumhurbaşkanımızın fotoğrafını montajlayarak "Next" (Sıradaki) yazmış.
Yani diyor ki; "Sıra Türkiye’de, sıra Erdoğan’da!"
Hadi Yunan’ın cibilliyeti belli; kuyruk acısı büyük, ezikliği dinmemiş...
Peki, içerideki o "mandacı korosu"na ne demeli?
Bakıyoruz; düne kadar Cumhurbaşkanımızı indirmek için orduyu göreve çağıranlar,
15 Temmuz destanına "tiyatro" diye çamur atanlar,
Sosyal medyadan hakaret yağdıranlar bir anda "Erdoğan sevdalısı" kesilivermişler!
Uğur Dündar’ından Özgür Özel’ine,
Atilla Taş’ından Oğuzhan Uğur’una kadar hepsi ağız birliği etmişçesine neredeyse "Cumhurbaşkanımızı yedirmeyiz" havalarında...
Biz sizin cibilliyetinizi biliriz!
Hayırdır?
Ne oldu da bir gecede vatanseverlik iksiri içtiniz?
Sizin bu sergilediğiniz tavır, milli bir duruş değil; olsa olsa suçluluk psikolojisinin dışa vurumu olan bir "maskeli balo"dur.
Siz değil miydiniz bu ülkede seçilmiş hükümetleri devirmek için her türlü kirli ittifakın içinde olanlar? Siz değil miydiniz 15 Temmuz gecesi millet mermilere göğüs gererken, tankların arasından süzülüp gidenleri alkışlayanlar?
Şimdi kalkmış, Yunan’a ders veriyormuş gibi yapıp, "Bizim muhalifliğimiz başka, vatan hainliğimiz başka" diyerek milleti uyutmaya çalışıyorsunuz.
Geçin bunları!
Biz bu filmi daha önce defalarca izledik!
Tarih Tekerrür mü Edecek?
Sultan Abdülhamid Han’ı tahttan indirirken de dış güçlerin borazanlığını yapanlar, içerideki bu "yerli" görünümlü işbirlikçiler değil miydi?
Merhum Menderes darağacında sallanırken 27 Mayıs adı altında bayram ilan edenler kimlerdi?
Özal zehirlenirken,
Yazıcıoğlu şehit edilirken sus pus olanlar, bugün hangi yüzle "onur" dersi veriyorlar?
Şunu o kalın kafalarınıza sokun:
Hiçbir dış güç, içeriden bir "kapı kulu" bulmadan bir ülkenin liderine dokunamaz.
Siz İngiliz Büyükelçisinin arabasını çeken atların yerine geçen o kapı kullarısınız.
Biz dışarıdaki düşmandan korkmuyoruz; Bilin ki biz asıl içerideki Müslüman görünümlü Sabetayistlere o sinsi niyetlilere, o timsah gözyaşları dökenlere karşı da temkinliyiz.
O yüzden inanmıyoruz sözlerinize.
Bir Sözüm de Saf Dillere!
Televizyon kanallarına çıkıp bu malum isimlerin "sahte" tepkilerine güzellemeler dizen, "Bakın ne güzel konuştular", “Erdoğan’a sahip çıktılar ”diyen sözde hükümet yanlısı kalemşorlara da iki çift sözümüz var:
Siz ya çok safsınız ya da bu tiyatronun gizli figüranlarısınız!
Bu isimlerin kalplerindekini Allah bilir ama…
Geçmişte yaptıklarını biz de çok iyi biliyoruz.
15 Temmuz’un intikamını almak için pusuda bekleyenlere, fırsatını bulsa Erdoğan’ı bir kaşık suda boğmak isteyenlere "Aferin" demek; 15 Temmuz şehitlerimizin kemiklerini sızlatmaktır.
Maduro’yu hedef alanlarla, Marmaris’te Erdoğan’ın canına kasteden "menfez fareleri"nin iplerini tutan el aynı eldir.
O gün o fareleri besleyenler, bugün "milli onur" maskesiyle karşımıza çıkıyor.
Bu millet feraset sahibidir; kimin samimi olduğunu, kimin "rol" kestiğini çok iyi bilir.
Yunan’ın o alçak paylaşımı aslında bir turnusol kâğıdı olmuştur. Maskeler düşmüş, gerçek yüzler görünmüştür.
Vatan sevdası; lafla değil, ihanet gecesi meydanlarda ortaya çıkar! Kimin nerede durduğunu tarih 15 Temmuz’da not etti. Sizin bu sahte savunmalarınız ne bizim ferasetimizi ne de hakikatin sesini susturabilir.
Milli onur, sadece ekran başında atılan tweetlerle veya kürsülerde patlatılan sloganlarla korunmaz. O onur; Abdülhamid’in yalnızlığını, Menderes’in ahını ve 15 Temmuz’un ruhunu diri tutmakla korunur.
Maskeler ne kadar estetik olursa olsun, altındaki niyet bir gün mutlaka gün yüzüne çıkar. Güneş balçıkla sıvanmaz ve hakikat, er ya da geç kendi yolunu bulur.