• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Yücel Kaya
Yücel Kaya
TÜM YAZILARI

Epstein adası ve İblis’in yeryüzündeki zürriyeti

12 Şubat 2026
A


Yücel Kaya İletişim:

Epstein adası ve İblis’in yeryüzündeki zürriyeti

Yücel Kaya

Jeffrey Epstein davası, sıradan bir kriminal vaka olmanın çok ötesinde, insanlık tarihinin en eski ve en büyük savaşı olan "İnsan ile İblis" arasındaki mücadelenin modern bir tezahürüdür. ABD sahillerinden yükselen bu pislik, aslında binlerce yıl öncesinden, İblis’in cennetten kovulurken ettiği yeminin bir parçasıdır. Kuran-ı Kerim, bu şahısların kim olduğunu ve hangi soydan beslendiklerini açıkça tarif eder.

İblis, Hz. Adem’e secde etmeyip kibirlendiğinde, huzurdan kovulurken sadece kendi adına değil, "avaneleri" ve "zürriyeti" adına da bir savaş başlatmıştır. A’râf Suresi ve Hicr Suresi’nde geçen diyaloglarda İblis, insanların çoğunu saptıracağını ve onları doğru yoldan ayırmak için her türlü hileye başvuracağını söyler.

Ancak burada dikkat çekici olan nokta, Kehf Suresi 50. Ayet’te belirtilen şu gerçektir:

"Hani biz meleklere, 'Âdem’e secde edin' demiştik; İblis hariç hepsi secde ettiler. O cinlerdendi, Rabbinin emrinden dışarı çıktı. Şimdi siz, beni bırakıp da onu ve onun soyunu (zürriyetini) dostlar mı ediniyorsunuz? Oysa onlar sizin apaçık düşmanınızdır..."

Epstein adasındaki ayinleri düzenleyenler, sadece etik değerlerini yitirmiş insanlar değil; ayette belirtilen o "dost edinilen İblis soyunun" yeryüzündeki fiziksel ve ruhsal temsilcileridir.


İblis’in, Kuran’da belirttiği stratejilerden biri de insanları "fücurla" (ahlaksızlıkla) ve "hayvan seviyesinin altına indirmekle" tehdit etmesidir. Epstein adasındaki sistematik çocuk istismarı, bir cinsel sapkınlıktan ziyade bir "fıtrat bozma" eylemidir.

İblis, Hz. Adem’in soyundan öç almak için en masum olanı, yani çocukları hedefe koyar. Epstein adasındaki ayinlerde çocukların kurban edilmesi veya istismarı, aslında İblis’in "Bak, senin halifem dediğin varlık ne kadar aşağılık bir hale gelebiliyor" diyerek Yaratıcı’ya karşı sergilediği o kadim kibrin bir sonucudur.

İblis’in soyu, sadece biyolojik bir nesli değil, aynı zamanda onun yolunu izleyen, onun ruhuyla hemhal olan bir şer şebekesini temsil eder. Epstein davasında adı geçen "seçkinler", aslında ruhlarını bu soya devretmiş, insani vasıflarını yitirerek "bel hüm adal" (hayvandan da aşağı) mertebesine inmiş varlıklardır.

İblis’in, Kuran’da geçen "Onların çoğunu sana şükreder bulmayacaksın" (A’râf, 17) sözü, Epstein gibi yapıların neden dünyayı yöneten zenginler, siyasiler ve sanatçılar arasından çıktığını açıklar. Güç ve servet, İblis’in insanı avlamak için kullandığı en büyük tuzaktır. ABD ve İsrail merkezli bu ağda yer alan isimlerin, dünyanın en güçlü insanları olması tesadüf değildir; bu, İblis’in en üst kademeden saptırma stratejisinin bir yansımasıdır.


Epstein davasında karşılaştığımız o korkunç sahneler, bize düşmanın sadece bir "insan" olmadığını hatırlatmalıdır. Karşımızdaki yapı, Kuran’ın yüzyıllar öncesinden uyardığı, İblis’in yeryüzündeki kolu, onun avaneleri ve onun kirli zürriyetidir. Bu ayinleri düzenleyenler, İblis’in saptırma yeminini gerçekleştiren "insan şeytanlarıdır".

Kuran-ı Kerim’in uyarısı bugün her zamankinden daha nettir: Bu yapılar sadece birer suç örgütü değil, insanlığın kökünü kurutmaya yeminli bir kadim düşmanın ordusudur. Epstein davası, perdenin aralandığı ve İblis’in çocuklarının ifşa olduğu bir kırılma noktasıdır.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23