Takvim, ay ve saat devrimimiz

28 Aralık 2018 Cuma

Zamanla kavgaya tutuşan tek millet galiba biziz!

Her yeni yıla girişte kavga eden tek millet, yine biziz!

Hatta bayramlar üzerine bile kavgamız var: “Dini bayram mı, milli bayram mı?” kavgası! Millet dini bayramları coşkuyla kutlarken, devlet milli bayramları coşkuyla kutlar: Yıllar geçti, hâlâ uzlaşamadık.

Gelelim “Takvim Devrimi”mize… Tarih 26 Aralık 1925: Peygamber Efendimiz’in Medine’ye hicretini esas alan Hicri Takvim’i bırakıp Avrupa’nın kullandığı Milâdi Takvim’e bu tarihte geçtik. Yani 93 sene önce bugün bir “Takvim Devrimi” yaptık. 93 yıldır takvim üzerine kavga ediyoruz! Ardından da “Saat Devrimi” geldi…

Şimdi garip gibi duruyor, ama “Takvim Devrimi”ni savunan milletvekilleri, bu sayede Avrupalılaşacağımızı ve “uygar milletlerin bir rüknü” haline geleceğimizi söylüyorlardı. Sonunda devrim gerçekleşti. “Hicri Takvim” bırakıldı, yerine “Gregoryan stili Miladi Takvim” kabul edildi. 

Bu sayede Avrupalılaşıp “uygar milletlerin bir rüknü” haline dönüşmüş müyüz bilmiyorum; bildiğim şu ki,  “Avrupalılaşma-uygarlaşma” isteğimizi, yakın tarih boyunca (teey Tanzimat’tan bu yana) her toplumsal değişimin önüne koyduğumuz halde, Avrupalılar nazarında “Avrupalı” sayılmıyoruz. Kendi sınırını Meriç’ten çizip bize boş veriyor. Avrupa Birliği’ne filan da almıyorlar. Biz ise hâlâ çabalayıp duruyoruz. 

Anlaşılan önceki denemeler, devrimler filan bizi Avrupa’ya ulaştıramamış. Ulaştırabilseydi, “Avrupalılaşmak” uğruna çırpınıp durur muyduk?

Yıllar önce saltanatı ve hilafeti kaldırmayı kabul ettik; sonrasında alfabelerini kabul ettik; kılık kıyafetlerini kabul ettik; müziğini kabul ettik. Tarihimizi bile onlara göre şekillendirip yazdık, ötesi var mı?

Bitmedi: Yüzyıllar boyu konuştuğumuz dili bırakıp “Çitakça”ya benzeyen “uydurukça”yı kabul ettik; Fransızca “madame (madam)dan dönme “bayan”la, “monsieur (mösyö)dan dönme “bay”ı kabul ettik...

Yetmedi: Dini kimliğimizle ve milli varlığımızla yüzyıllar boyu örtüşüp bütünleşmiş selamımızı atıp “İyi sabahlar” anlamındaki Fransızca “bonjoure (bonjuğ)un tercümesi olan “günaydın”ı kabul ettik.

Kafalarımız bu yüzden çok karıştı: Kimimiz “hello” dedik, kimimiz “selam” diye kısa kestik, kimimiz temenna ettik, kimimiz baş sallayıp durduk.

Derken sıra ayları değiştirmeye geldi: Muharrem, cemaziyülevvel, cemaziyülahir, safer, rebiyülevvel, rebiyülahir, recep, şaban, ramazan, şevval, zilkade, zilhicce diye saya geldiğimiz ay isimleri ocak, şubat, mart, nisan, vesaire şekline girdi. Derken, nihayet sıra günlere de geldi...

***

Kendisi de bir “dilci” olan Atatürk dönemi Milli Eğitim Bakanlarından Hasan Ali Yücel, bakanlığı dönemine ait bir anısını şöyle anlatıyor:

“Bir gün hızlı dil devrimcilerinden biri geldi. Gün isimlerinin Türkçe olmamasını yüz kızartıcı bulduğunu belirterek dedi ki: ‘Salı dışındaki tüm gün isimleri Arapça ve Farsça’dır. Mesela, pazar, pazartesi, çarşamba, perşembe Farsça, cuma ve cumartesi ise Arapça’dır. Ben bu mahzuru gidermek için yeni gün isimleri buldum.’

“Önüme bir liste koydu ve ‘İşte’ dedi, ‘Türk günlerinin Türkçe isimleri.’

“Listeye baktığımda hafakanlar bastı. Pazar gününün karşısına ‘gezgün’, pazartesinin karşısına ‘öngün’, salının karşısına ‘işgün’ yazmıştı. Bu listede çarşamba ‘güçgün”, perşembe ‘koşgün’, cuma ‘yorgün’, cumartesi ‘bitgün’ olmuştu.

“Şaşırdığımı görünce izahat vermeye başladı, adam: “Pazar gününe ‘gezgün’ demesinin sebebi tatil olmasındanmış, çünkü tatilde gezilir, eğlenilirmiş. Pazartesiye ‘öngün’ demesinin sebebi, haftanın ilk iş günü oluşuymuş. Salı ile çarşambaya ‘işgün’ ve ‘güçgün’ demesinin sebebi ise, haftanın en yoğun ve zor günleri olmalarındanmış...

Perşembeye ‘koşgün’ demesi, iş peşinde koşulmasından, cumaya “yorgün” demesi dört gün çalışan insanın yorgunlaşmasından, cumartesiye ‘bitgün” demesi hafta içi çalışmaktan çok yorulan bedenlerin bitkin düşmesindenmiş.” 

Meşhur tarihçimiz İsmail Hami Danişmend, bu hikâyeyi eski bakanın kahkahalarla anlattığını, kendisinin de unutmamak için not aldığını gören Hasan Ali’nin şöyle konuştuğunu belirtiyor: ‘Bunlar unutulmaz şeylerdir. Sen de unutamayacağın için boşuna not aldın.’ 

“Esasta Türkçe olan ‘salı’ adının niçin değiştirildiğini de sormakta kusur etmedim… “Yedi gün adının, iş ve çalışma anlamı ile ilgili olması gerektiğinden bahis buyruldu.’ Ve bu evrim, devrim, çevrim bahsine kahkahalarla son verdi.” (Tarihi Hakikatler, c.1, s. 310).

Bir de “Alaturka”dan (Türk usulünden) “Alafranga”ya (gâvur usulüne) geçen “Saat Devrimi”miz var ki, maalesef yerimiz kalmadı. Başka zaman konuşalım. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • GökmenGökmen6 ay önce
    Ellerinize sağlık üstad
  • MüslümMüslüm6 ay önce
    Bence batının telefonunu, bilgisayarını, windowsunu, androidini vb. kullanmak ile takvimini ve kanununu kullanmak arasında fark yoktur. O da gevur malıdır bu da gevur malı. Gevurun takviminden rahatsız olan, gevur icadı röntgen, mr ve ilaçlardan da rahatsız olmalıdır. Dünyaya şöyle bir baktığımızda, kendi teknolojisini üreten kanununu da üretiyor. Kanun yapamayan, tercüme eden, bilim de, teknoloji de üretemiyor. Tercüme ediyor, ithal ediyor.
  • Mehmet GöktepeliMehmet Göktepeli6 ay önce
    Sayın yazarProf Dr Oktay Sinanoğlu'nun''BYE BYE TÜRKÇE'' kitabından destek alarak yazılarını yazması bizleri bütünlükçü kılar diye düşünüyorum.
  • BihterBihter6 ay önce
    ... Dini bayramlar devlet için değildir, çünkü inançla ilgilidir. Resmi bayramlar ise o halkın ve devletin başarı kazandığı günlerin yıldönümüdür. Eğer vatanseverseniz coşkuyla kutlarsınız. Nankör bir vatansevmez iseniz mesela Cumhuriyet bayramını kutlamazsınız, oturup üzülürsünüz o gün....
  • Fahri zenginFahri zengin6 ay önce
    Musluman olmak demek arap olmak degildir.gunun kosullarinda gerekli yenilikler kullanilmali.insansiz arac akilli telefon uzay mekigi kablosuz internet digital etler inovasyon diyaliz makinasi mr tomografi dikissiz ameliyat v.b gibi hayatimizi koaylastiran butun icatlar malesef yenilige acik olan bati ulkeleri ve uzakdogu ulkeleri ( kore cin japonya ) malidir. ...
  • MOHAÇMOHAÇ6 ay önce
    Haklısınız üstadım.Ne oldu bak bizi Avrupa birliğine almıyorlar .Diyelim ki hiç bir şey değişmedi ve eski yazı , eski takvim , eski saatler, eski gün isimleri , ay isimleri kaldı.Bu gün Avrupanın teknolojik uygarlığından çok daha ileri düzeyde olan , Amerika da petrol kuyuları olan , avrupa , Amerika ve Rusyaya silah satan , Airbus ve Boeing uçaklarına sipariş yetiştiremeyen Arap uygarlığına ulaşmış olabilir miydik? Bence olabilirdik.
  • AtaturkcuAtaturkcu6 ay önce
    SENIN ANLATTIGIN OSMANLI TEK KURSUN ATAMADAN BALKAN SAVASINI KAYBETTI DAHA RUS ASKERINI GORMEDEN 900OO MEHMETCIGIMIZI DONARAK KAYBETTI CANAKKALE SAVASLARINDA FAKIRLIK YOKLUKTAN YEMEK VEREMIYORDUK ASKERIMIZE DUSMAN ASKERI KONSE RVE BIFTEK CIKOLATA YOYIRDU.SAYIN BAHADIR TARIHI 
  • ALİALİ6 ay önce
    Beyefendi Osmanlıda Batılaşma 1.Selim ve II Mahmutla başlamıştır. 1669 yılında Osmanlının Karlofça anlaşmasını imzalayarak yenilgisini kabul etmesiylene kadar geri kaldıklarınıhissetmiş Devleti bu kafayla koruyamayacaklarını anlayınca batıdan teknoloji, hukuk, kanun almaya başlamışlar. Tarih okursan bunları öğrenirsin. Atatürk onlarla başlayan batılaşmayı muhasırlaşmayı pekiştirmiş kalıcı yapmıştı Saçma sapan uyduruk kitaplar okuyarak gerçek tarihi anlayamazsınız.Tanzimat fermanını kim yayınladı. I.Meşrutiyeti II meşrutiyeti kim ilan etti. Etmek zorundaydılarçünkü dünya sanayileşirken, medenileşirken Osmanlı geride kalmıştı. Bunlar yapılmasaydı daha önce silinip süpürülürdü. Bir şey dahaSalamün aleykümün aslı Şalom aleküm dür ve yahudilein 2500 yıllık selamlaşmasıdır. İbranicedir. Müslümanlıkla ilgisi yoktur. Hicri takviminde Müslümanlıkla ilgisi yoktur. Müslüman olmak, takvim saat, selamlaşma, dil meslesi değildir. Senin istediğin arap emperyaliziminin dalkavukluğudur. ''Müslüman Allah inanmak ve dosdoğru olmaktır'' Hş. gerisi masaldır.
  • Nevzat ÇOLAKNevzat ÇOLAK6 ay önce
    Kalemine ve yüreğine sağlık hocam Allah razı olsun. Selam ve dua ile Allah'a emanet olunuz.
  • KuntakinteKuntakinte6 ay önce
    Ebuuuuu cahiller!Saat deyişimi enerji tasarrufu demektir ! İlk bulan 1800 yıllarda bir bilim adamı! Hala bir dolların üzerinde onun resmi olur ,

Günün Özeti