Küresel eşkıya maskesini indirdi
Küresel eşkıya maskesini indirdi
Mustafa Ceylan
Artık gizlemeye dahi ihtiyaç duymuyorlar.
Demokrasi, insan hakları, özgürlük...
Yıllardır bu süslü kelimelerin arkasına saklanarak dünyayı kan gölüne çeviren Amerika, nihayet gerçek yüzünü; o salyalı, sömürgeci, haydut çehresini tüm çıplaklığıyla ifşa etti.
Hani biz yıllardır yazıyoruz, "Bunların derdi demokrasi değil, bunlar petrolün, altının, mazlumun alın terinin peşinde" diye...
İşte malumun ilamı, bizzat Washington’daki o karanlık koridorlardan geldi.
Geçtiğimiz cumartesi gecesi yaşananları gördünüz.
Bir ülkenin devlet başkanını, uluslararası hukuku ayaklar altına alarak esir aldılar.
Venezuela’da kendi kuklalarını, kendi emir erlerini başa geçirdiler.
Peki, bunu neden yaptılar?
Sırf Venezuela halkı daha "özgür" olsun diye mi?
Güldürmeyin insanı!
ABD’nin Başkan Yardımcısı olacak o JD Vance denen zat, Fox News’e çıkmış, bir sömürge valisi edasıyla, bir mafya babası pervasızlığıyla konuşuyor.
Utanma yok, arlanma yok!
Ne diyor bu adam?
"Venezuela’yı, kesenin ağzıyla ve enerji kaynaklarıyla kontrol ediyoruz. ABD’nin çıkarlarına hizmet ettikleri sürece petrol satabilirler. Biz istemezsek bir damla bile satamazlar!"
Şu kibre, şu ahlaksızlığa bakar mısınız?
Açıkça diyor ki; "Benim kölem olacaksın. Benim çıkarlarım için kendi halkını aç bırakacaksın, kaynaklarını bana peşkeş çekeceksin. Ancak o zaman sana nefes alma hakkı tanırım."
Bu sözler, sadece Venezuela’ya değil, tüm dünyaya, tüm mazlum coğrafyalara, hür ve bağımsız olmak isteyen tüm milletlere verilmiş bir gözdağıdır.
Bu, "Biat etmeyenin ekmeğini keserim" tehdididir.
Vance hızını alamıyor, içindeki o barbar Batılıyı kusmaya devam ediyor. Yeni sömürge düzenleri için ağzının suyu akarak şöyle diyor: "Bu, Venezuela’nın inanılmaz doğal kaynaklarını kontrol edebileceğimiz anlamına geliyor."
Bununla da yetinmiyor, elindeki sopayı gösteriyor. "Barışı korumanın en iyi yolu, güçlü bir kılıç taşıdığınızı belli etmektir" diyerek, Amerikan ordusunun ölüm makineleriyle övünüyor.
İnsanların kendilerine karşı gelmeye "korkması" gerektiğini söylüyor.
Sizin barış anlayışınız batsın!
Sizin barış dediğiniz şey; Irak’ta milyonların katledilmesi, Filistin’de çocukların üzerine bomba yağdırılması, Venezuela’da halkın iradesinin gasp edilmesidir.
Sizin kılıcınız, ancak masumların kanını akıtır!
Bu küresel haramilerin gözü doymuyor.
Venezuela "kendi çöplüklerinde" diye Irak gibi uzağa gitmeye gerek duymadıklarını söylüyorlar.
Ama işgüzarlıkları sadece Güney Amerika ile sınırlı değil.
Şimdi de gözlerini Grönland’a dikmişler.
Avrupa’nın sızlanmasına aldırmıyorlar bile.
Danimarka’yı hiçe sayarak, "Trump gerektiği kadar ileri gitmeye istekli" diyerek açıkça tehdit savuruyorlar.
Gerekçe ne?
"Çin ve Rusya füze atarsa orası bize lazım."
Kendi güvenlikleri için dünyanın her karış toprağını işgal etmeyi kendilerine "hak" gören bu zihniyet, insanlık için en büyük tehdittir.
Uluslararası hukukmuş, egemenlikmiş, müttefiklikmiş...
Hepsi hikâye!
ABD’nin bu itirafları, bizim ne kadar haklı olduğumuzu bir kez daha kanıtladı.
Bunların dostluğuna güvenilmez, bunların ipiyle kuyuya inilmez.
Venezuela’da oynanan oyun, yarın başka yerde sahnelenmek istenir.
Ama unuttukları bir şey var.
Dünya, onların babalarının çiftliği değildir.
Zulüm ile abad olanın, ahiri berbad olur.
O güvendiğiniz "güçlü kılıçlarınız", bir gün mazlumların ahıyla kırılır, elinizde patlar.
Bu coğrafya ve Türkiye, bu haydutluğa, bu kovboy diplomasisine asla boyun eğmeyecektir.
Onlar petrolün, doların hesabını yapsın; biz hakkın ve hakikatin yanında dimdik durmaya devam edeceğiz.
Maske düştü, canavar göründü.
Artık herkes safını buna göre belirlemelidir.
Allah'a emanet olun ...