--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Osmanlı’da şeyhler, hocalar-hacılar ve devlet

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
8

Önceki yazılarımızda “Osmanlı Devleti sözün tam mânasıyla bir Şeyhler-Müritler Devletidir” demiştik ya bunu örneklerle biraz açmamız gerekiyor…

Hemen hemen her padişah bir tarikata mensuptur, bir şeyhe bağladır (önceki iki yazımızda özetlemeye çalıştık). Ayrıca devletin vurucu gücü olan Yeniçeri ve Sipahi ocakları da “ehl-i tarik”tir…

Zaten devlet, Şeyh Edebali tekkesinde kurulmuş, temelleri Edebali öğütleriyle atılmıştır (Şeyh Efendi’nin Osman Gazi’ye öğütleri).

Osmanlı’da, kim olursa olsun, neye inanırsa inansın, nasıl giyinirse giyinsin insanlar hürdür... (İnsan hürdür, çünkü kuldur).

Bunu Müslüman din adamlarının kontrolündeki hukuk denetler.

Osmanlı’da “hak kuvvette” (günümüzün kuvvetliysen haklısın anlayışı) değil, “kuvvet hakta”dır (haklıysan kuvvetlisin anlayışı).

Bunu da yine hukuk denetler...

Padişahlar bile adliyeye karışamaz, hatta gerektiğinde yargılanabilir ve mahkum olabilirler (Fatih Sultan Mehmed’le Mimar İpsilantı Efendi Davası).

Hatta Kadı’nın yetkisi Padişahı mahkemeden kovmaya bile yetecek kadar geniştir.

Aşağıdaki kıssa, Osmanzade Taib’in “Hadikat-üs Selatin” isimli eserinde anlatılıyor…

Özet olarak, Yıldırım Bayezid’in mahkemede şahitlik etmesi gerekmiştir. Kalkıp gidiyor. Padişahı, Osmanlı’nın Başkadı’sı Muhammed Şemsüddin Fenari karşılıyor ve “Terk-i cemaat eyledüğün şuyu’ bulmağılen, şahadetün caiz değildür” diyerek şahitliğini reddediyor. Padişah ne yapıyor dersiniz, cemaate devam etmeye başlıyor: “Hünkâr, saray-ı hümayunları pişgahında bir camii şerif bina idüb evkaat-ı hamsede cemaate müdavemet buyurdular.”

Fatih’in, Sadrazam Mahmud Paşa’ya yakınması meşhurdur:

“Bu pîre (Ak Şemseddin) hürmetim ihtiyarsızdır. Yanında heyecanlanırım, ellerim titrer!”

Şimdi gelin, Fatih Sultan Mehmed’le, meşhur hocası Ak Şemseddin arasında geçen bir hâdiseyi “Şekaayık-ı Nûmâniyye Tercümesi”nden okuyalım: 

“...mülâkat eyledikte (Sultan II. Mehmed’le konuşurken) Şeyh Hazretleri yan yatur bulunub asla vaziyetini değiştirmedi. Padişah, Şeyh Hazretlerinin elini öpüp, ‘Sana bir hacet içün geldüm ki birkaç gün beni halvete koyup (dersine alıp) irşâd eyleyesün. Bir dem senun dersunde bulunma lezzeti cihan padişahlığından ağlebdur’ (öğrencilikteki lezzet padişahlıktaki lezzetten fazladır) deyicek, Şeyh Hazretleri, Padişahın bu kelâmını sem’-i kabule almayub rıza kulağı ile dinlemedi (Padişahın öğrenciliğe dönme isteğini kabul etmedi). Padişah sâmî-makam, ısrar ve ihrâm idüp üç dört kerre ‘Elbette umup beklediğim hâsıl olıcek ve istedüğüm yerine gelecektür’ dedikte, Şeyh Hazretleri yine raddeyleyüb bu hususa müsaade eylemedi. Nihayet Padişah Hazretleri gazaba gelüb, husûs-ı mezbûr (bahsi geçen husus) için, ‘Bir Türk (herhangi biri) bir kere söylese kabul edüb halvete idhal edersin (dersine alırsın), ben sana nice kere söylemişken sözümü kabul itmezsün’ dedikte Şeyh Hazretleri cevap virüb: ‘Meşâyih-i izâmın halvetinde (şeyhlerinin dersinde) bir lezzet vardır ki, ana dahil olan emr-i saltanat gözünde olmayub, dünya gözünden silinub saltanat geçub gitmek mukarrerdir (Talebelik padişahlıktan daha lezzetlidir. Bunu tadan padişahlıktan kopar). Bu sebeple ahval (durumlar) bozulub, her birimiz bu hale sebeb olmakla Allah’ın gazabına uğrayarak günahkâr olmak lâzım gelür’ dedikten sonra, makamının icabı üzre adl ü insafa, doğruluğa ve saltanat merasimine müteallik âşikar ve malûm olan söz ve nasihatleri ifâde eyledi.”

Fatih bunu yaşarken, “Padişah-ı Cihan” ve “Roma İmparatoru” idi. Fakat Ak Şemseddin de “Hoca gibi Hoca”, “Şeyh gibi Şeyh”ti.

Yarın inşallah “Yavuz ve Sümbül Sinan Olayı”na bakalım…

 

Yorumlar

(8)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Şahika

29 Eylül 2020 21:19

Teşekkürler..! Allah razı olsun..!

Fira

29 Eylül 2020 17:38

  maalesef bir mahiyetim mesai saatinde namaza giderdi uzun süre gelmezdi... aynı şekilde ben de giderdim namaz biter bitmez görev başındayım...Elbette koca bir Cihan İmparatorluğunun idaresi üzerinde olan Fatih'e Akşemsettin'in ikazı ne muhteşem, ne kadar yerinde, ne kadar vizyoner...Bunu makul karşılayan Fatih Sultan Mehmet de deha olduğunu bu davranışı ile ispatlamıştır...selam ve dua ile...

mehmet ali

29 Eylül 2020 14:02

Kuran'ı Kerim ilk ayetine OKU emri ile başlıyor.  

turgut ertav

29 Eylül 2020 13:33

''Efendiler ve ey millet iyi biliniz ki; Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru ve en hakiki tarikat, tarikatı medeniyedir. Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için kafidir.''Mustafa Kemal Atatürk.Kaynak:Atatük ün Kastamonu nutku.

Suloyman

20 Eylül 2022 18:07

Ataturk çok dığru değmiş. Devri daim olsun mezarina sıcak sıcak yıldızlar yagsın

Fira

29 Eylül 2020 13:07

Akşemsettin ne büyük bir alınmış... Yüce Peygamberimizi(SAV) ne güzel anlamış, Kuranı kerim i ne güzel özümsemiş... 

okur

29 Eylül 2020 10:38

cumhuriyet devleti oldukda ne oldu.insanlar son 30 senedir birazcık nefes aldı ,cumhuriyet kuruldukdan sonra büyük savaş yaşamadık,almanya bizden sonra taştaş üstünde kalmayan bir devletti,şimdi dev gibi sanayi devi oldu.sizin cumhuriyetçiler savaronada ,gece balolarda,giyimle kuşamla uğraşmada idi ,utanmadan hala cumhuriyet olmasaydı şöyle olurduk,böyle olurduk deyip durmayın...

Turk

29 Eylül 2020 07:13

Turkiye cumhuriyeti şeyhler dervişler tarikatlar devleti olmayacak...

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle