--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Okuduğumuz ayetlerin manasını öğrenip amel edelim(2)

Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
10

Okuduğumuz ayetlerin manasını öğrenip amel edelim(2)

Yaşar Değirmenci

Bizi istikâmet üzere tutan ayet ve hadislerle amel edelim, iyilikleri ertelemeyelim! 

Ankebût Suresi’nin 46. Âyetin hükmünün evrensel olduğunu söyleyen Taberî gibi âlimler; İslâm’ın öngördüğü genel toplumsal ilişki biçiminin barışçı ilişki olduğunu, bu ayette ve Cebrail’in sözünde sıralanan erdemlerin de bu barışçı ilişki biçimini oluşturan erdemlere birer örnek olduğunu düşünmüşlerdir. 

Ünlü müfessir Zemahşerî: “İnsanların sana yönelik olumsuz eylemlerini, gayri ahlâkî tutumlarını ve başka türlü kötü hal ve hareketlerini dert edinme. Onlara külfet yükleme, kolaylaştırıcı ol, sert davranma, onlara zor gelecek, sıkıntı verecek işler isteme ki senden nefret etmesinler.” 

Bu ayeti âlimler yorumlarken insan ilişkilerinde ahlâkî ilkeleri sıralayan şu hadisi aktarır:

“Rabbim bana dokuz görev emretti: Gizli ve açıkta dürüst ve samimi olmamı, sâkinken de öfkeliyken de adaletli olmamı, zenginken de yoksulken de tutumlu olmamı, bana kötülük edeni benim affetmemi, benden kopanı benim aramamı, benden esirgeyene benim vermemi emretti. Konuşmamın anlamlı, susmamın fikirli ve bakışımın ibretli olmasını istedi.” 

İslam’ın insanlığa sunduğu “en güzel” inanç ve hayat biçimini, vadettiği huzur ve barış ortamını, Ehl-i Kitap başta olmak üzere tüm insanlığa “en güzel bir şekilde” takdim edebilme niyazını unutmayalım. 

Bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz buyuruyorlar ki:

“Sizler insanlara, mallarınızla veremediğiniz rahatlığı güler yüzünüz ve güzel ahlâkınızla veriniz.” 

Tefsirlerde bu ayet yorumlanırken şu üç bilgi aktarılır:

1. Bu ayeti getiren Cebrail, Hz. Peygamber’in sorusu üzerine, “(Ayette) Allah, sana kötülük edeni senin affetmeni, senden esirgeyene senin vermeni, senden uzaklaşana senin ulaşmanı emrediyor” demiştir.

2. Câfer-i Sâdık, “Kur’an’da erdemleri bu ayetten daha fazla içeren başka bir ayet yoktur” demiştir.

3. Ayetteki ‘urf’ kavramı, insanî ilişkilerde barış vesilesi olan bütün yapıcı davranışları kapsar.

Âlimlerin ortak tavsiyeleri de “affın sağladığı mutluluğa cezalandırma yoluyla ulaşılamayacağını, bu erdemin insana toplum içinde itibar kazandıracağını” belirtirler. 

Özellikle cezalandırma gücü ve imkânı bulunanların affı tercih etmelerini saygıdeğer bir davranış olarak nitelemektedir. Bu tavsiyeleri yerine getirirken de İyilikleri ertelemeyelim.

İyi işlerde, ibadette, Allah’a yönelişte, tövbede acele etmek gerekir. Çünkü hayat ne kadar gerçekse ölüm de o kadar gerçektir. Yarın çok geç olabilir

Çünkü kimse beş dakika sonrasının kendisine ne hazırladığını bilemez. Hayat ne kadar gerçekse ölüm de o kadar gerçektir. Peygamberimizin, “Kabirleri ziyaret edin. O size ölümü hatırlatır” emri hâfızamıza/belleğimize bu gerçeği yerleştirme amacını taşır.

Bizler nefsimizin arzularını yerine getirmekte çok aceleciyizdir. Çoğu kez helal veya harama bakmadan nefsimizin isteklerine boyun eğeriz. İçimizdeki temiz duygular bizi doğruya yönlendirmek istediğinde bu temiz duyguları basit bir şekilde sustururuz. “Daha vakit var” deriz. Doğru olan, vaktini beklemeden vakti kollamak olmalıdır. “Erteleyenler helak oldu” boşuna söylenmemiştir. 

Hz. Ukbe anlatıyor: Bir seferinde Peygamberimizin arkasında ikindi namazını kıldım. Peygamberimiz selam verip namazı bitirdi ve sonra hızla kalkıp evine girdi. Biz de O’nun bu tavrından dolayı endişelendik. Peygamberimiz biraz sonra döndü. Bizlerin endişelenmiş olduğunu anlayınca şöyle buyurdu: 

“Odamda biraz altın ve gümüş vardı. Onu hatırladım. Beni hayırda acele etmekten alıkoymasın diye hemen dağıtılmasını istedim. Onun için süratle eve girdim.”

İyi işlerde, ibadette, Allah’a yönelişte, tövbede acele etmek lazım. 

Peygamberimiz şöyle buyurur: “Faydalı işlerde acele ediniz. Zira yakın bir gelecekte birtakım fitneler ortalığı kuşatacaktır. O zaman insan, mümin olarak sabahlar, kâfir olarak geceler. Mümin olarak geceler, kâfir olarak sabahlar. Dinini küçük bir dünyalığa satar.”

Peygamberimiz 5 şey gelmeden 5 şeyin kıymetini bil buyuruyor: 

“İhtiyarlığından önce gençliğinin, hastalanmadan önce sıhhatinin, fakirliğinden önce zenginliğinin, meşgul zamanlardan önce boş vakitlerinin, ölümden önce hayatının.”

İslâm: hayatı ve nimetleri doğru ve verimli kullanmamızı öğütler. Hayattan kopmayı değil, hayata gerçek anlamını kazandırmayı emreder. Hz. Mevlana şöyle der: 

“Dünya hayatı bir rüyadan ibarettir. Dünyada servet sahibi olmak, rüyada define bulmaya benzer. Dünya malı nesilden nesile aktarılır ama hep dünyada kalır.”

Unutmayalım, kişi hayatı boyunca neyle meşgul olursa hayatının son anında da onunla meşgul edilir.

Mümin; dünyanın fanî, hayatın kısa olduğunun farkındadır. Bu sebeple vakti değerlendirmek onlar için çok mühimdir. Boş lakırdılara ve boş eğlencelere harcayacak vakitleri yoktur. Böyle bir ortamla karşılaştıklarında asil, kibar ve vakur bir şekilde hemen oradan ayrılırlar.

Rablerinin kitâbî veya kevnî bir âyeti hatırlatıldığında asla kör ve sağır kesilemez ve vurdumduymazlık edemezler. Zira kalpleri ile Rableri arasında çok hassas bir bağ vardır. Kur’an’daki ya da evrendeki bir âyeti tefekkür ettiklerinde daima O’nu hatırlarlar ve kalplerinde hemen iman ve muhabbet çiçekleri açar.

Bizler de böyle Müminlerden oluruz İnşallah…

Yorumlar

(10)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Mealini okuduğumuz Kur'an ile amel...

15 Mart 2026 21:03

EY ÂHİRET KARDEŞLERİM ve ey hizmet-i Kur'âniyede arkadaşlarım! Bilirsiniz ve biliniz: Bu dünyada, hususan uhrevî hizmetlerde en mühim bir esas, en büyük bir kuvvet, en makbul bir şefaatçi, en metin bir nokta-i istinad, en kısa bir tarik-i hakikat, en makbul bir duâ-i mânevî, en kerametli bir vesile-i makasıd,en yüksek bir haslet, en sâfi bir ubudiyet,ihlâstır. S.Nur. Not:illa samimiyet illa samimiyet. Bilinsin ki takiyyecilerin yeri yurdu yoktur....

Kanber

15 Mart 2026 15:48

Allah razı olsun hocam. Yine hakikatleri haykırdınız bizi İhya ettiniz. duanıza amin diyorum. Allah'ım şeytanın şerrinden, nefsimizin şerrinden, kötü insanların şerrinden, kabir azabından ve cehennemin azabından bizi korusun.

deccal ve süfyan

15 Mart 2026 14:45

kiril asya ve horasan’ı; latin anadolu’yu silip süpürdü

Essenevi

15 Mart 2026 12:13

Ayetteki ‘urf’ kavramı, insanî ilişkilerde barış vesilesi olan bütün yapıcı davranışları kapsar. Demişsiniz Oysa ankebüt 46 'da urf kelimesi geçmiyor sayın hocam Allaha emanet olun...

Cemal OKUR

15 Mart 2026 11:06

Uygulamaya sokulan az bilgi uygulanmayan çok bilgiden hayırlıdır, cenabı Haktan niyazımız çok bilgi sahibi olup çok uygulamak nasip etsin inşallah, yaşar abi teşekkür ediyorum.

Kur'an kendisiyle amel etmeye davet eder.

15 Mart 2026 10:05

وَلَا تَسْتَوِي الْحَسَنَةُ وَلَا السَّيِّئَةُۜ اِدْفَعْ بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُ فَاِذَا الَّذ۪ي بَيْنَكَ وَبَيْنَهُ عَدَاوَةٌ كَاَنَّهُ وَلِيٌّ حَم۪يمٌ İyilikle kötülük bir olmaz. Sen (kötülüğü) en güzel olan davranışla sav; o zaman Sen (kötülüğü) en güzel olan davranışla sav; o zaman bir de göreceksin ki seninle aranızda düşmanlık bulunan kimse kesinlikle sıcak bir dost oluvermiş!! (Fussilet-34)

Okur

15 Mart 2026 09:13

Direk mealen okuyalım. Herkes öğrensin

okur

15 Mart 2026 09:28

onada haram diyorlar okunmasini istemiyorlar

işin gerçeği

15 Mart 2026 06:29

İslam'ın ilk emri "OKU" demesine rağmen maalesef müslümanlar okumuyorlar, kendileri okumadığı gibi çocuklarınada okutmuyorlar.

Tefekkür ve taammüle davet

15 Mart 2026 02:01

Efelâ yeşkürun - Şükretmez misiniz ? Efelâ yetefekkerun - Hala tefekkür etmez misiniz. ? Efelâ tezekkerun - Düşünmez misiniz ?

Yaşar Değirmenci Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle