Osmanlı Türk Devletini fetretten çıkaran Çelebi Mehmed’in vefâtı (4 Mayıs 1421)
Osmanlı Türk Devletini fetretten çıkaran Çelebi Mehmed’in vefâtı (4 Mayıs 1421)
HALİT KANAK
“Çocuk yaşım içinde bunca belâlar kim ben çektim, kimsene çekmiş değildir.”
Yukarıdaki sözün sahibi Sûltân Çelebi I. Mehmed, Şâh-ı Nakşibend Hazretleri’nin (k.s.) dünyasını değiştiği 1389’un Mart Ayında Edirne Sarayında dünyaya geldi.
Çocuk yaşlarda başladığı mücâdeleler özellikle fetret döneminde kendisini iyice yıpratmıştı. Savaşlardan kalma vücudunda 40’ın üzerinde yara vardı. Her şey düzeldi, ülke rahata çıktı derken bedeni kendisini taşıyamaz oldu.
Ağır hastaydı..Daha ilk belirtileri Karaman seferinden dönerken ortaya çıkmış, Ankara’da rahatsızlanınca Germiyanoğlu Yakup Bey’in “Şeyhî” mahlaslı şâir hekimi Mevlâna Sinan tarafından tedavi edilmişti..
"Tebdil-i mekanda ferahlık vardır" diye düşündü. İyi gelir umuduyla tebdil-i hava için 1421 yılının mart ayında Gelibolu üzerinden Bursa’dan Edirne’ye geldi. Kendisini iyi hissettiği bir gün ava çıktı. Orada fenalaştı.
Getirildiği sarayında hekimler dinlenmesi gerektiğini söyleyerek yatağından çıkmamasını istediler.
Durumu gittikçe ağırlaşıyordu. Bu dünyadan göçeceğini anlamıştı. Son bir gayretle; "Tez ulu oğlum Murad'ı getirin. Ben hod bu döşekten kurtulmazım. Murad gelmeden ben ölürüm, memleket biribirine tokuşur. Tedârük edin, benim vefâtım duyulmıya" diyebildi. Amasya’da Sancakbeyi olan genç yaştaki büyük oğlu Şehzâde Murad’ı (II. Murad) kastetmişti.
Endişesi; eğer ölecek olursa Bizans İmparatoru II. Manuel’in, daha önce kendisinin bozguna uğratınca Bizans’a ait Selânik’e sığınan ve Çanakkale Boğazına 60 km. mesâfedeki (Mondros’u içinde barındıran) Limni Adasında rehin tuttuğu Ağabeyi Mustafa Çelebi’yi derhal serbest bırakacağı, onun da Şehzâde Murad'dan önce yetişip tahta oturacak olmasıydı..
Germiyan Beyi Süleyman Şah’ın kızı Devlet Hatun’u (Çelebi Mehmed’in annesi) Yıldırım Beyazıt’a gelin götüren kafilede yer alan Çeşnigir Başı (Sûltânların en güvendiği sadık kişi) Paşacık Ağa’nın oğlu Akıncı Beyi Elvan Bey küçük bir ekiple Edirne’den yola çıktı. Şehzâde Murad’ı alıp getirme emrini almışdı. Atlarını dört nala çatlatırcasına sürdüler.
Ancak; Çelebi Sûltân Mehmed’in söylediği çıktı. Hekimlerin bütün gayretlerine rağmen 4 Mayıs 1421 pazar sabahı Sûltân Mehmed Edirne de Rahmet-i Rahman’a kavuştu. “Şehzâde Murad gelmeden öldüğümü kimseye duyurmayın” şeklindeki vasiyeti üç vezir (Amasyalı Bâyezîd Paşa, Hacı İvaz Paşa, Çandarlı İbrahim Paşa) ve iki hekim tarafından başarıyla yerine getirildi.
Beş kişilik bu ekip vefât haberini gizlemek için güya Çelebi Mehmed’in odasına ilaçlarını götürmüş ve emirlerini almak için girip çıkmışlardı.
Bu arada dönüş yolunda babasının vefât haberini alan Şehzâde Murad Edirne’ye gitme gereği duymadan doğrudan Bursa'ya gelip tahta çıktı. Daha bir yıl önce babasının talimatıyla Vezir-i Âzâm Bâyezid Paşa ile, isyan eden Şeyh Bedrettin’in üzerine yürümüş isyancıları dağıtmış, şimdi ise beklenmedik şekilde kendisini Osmanlı Türk Devletinin tahtında bulmuştu.
Babasının ilaçlanmış cansız bedenini derhal Bursa’ya yollamaları talimatı verdi. Böylece hem vefât, hem de tahtta yapılan bu değişiklik bütün Türk Coğrafyasına yayılmış oldu.
Sûltân 1. Mehmed öleceğini biliyormuş gibi; vezir, aynı zamanda mimar olan İmâdüddin Hacı İvaz Paşa’ya yaptırdığı, şehrin her tarafından görülen Bursa’nın simgesi, Türk mimarisinin önemli şaheserlerinden Yeşil Türbe’ye 26 Mayıs 1421 Pazartesi günü büyük bir merâsimle defnedildi.
Diğer taraftan Edirne'deki Bizans İmparatoru II. Manuel Paleologos’un elçisi Leon-Tarius da padişahın vefât haberini geç de olsa öğrenmişti. Derhal 7 ayrı ulağı, 7 ayrı saatte, 7 ayrı yoldan İstanbul’a gönderdiyse de hiçbirisi Bizans İmparatoru’na ulaşamadı. Türk Haber Alma Teşkilâtı bu casusları yakalayarak tevkif etti. En nihâyet vefât haberi Mora Despotu üzerinden gemiyle İstanbul’a ulaştırılabildi ki o vakte kadar Şehzâde Murad Bursa’ya gelerek tahta oturmuştu.
Buna rağmen Bizans İmparatoru tarafından Limni Adasından serbest bırakılan Sûltân Çelebi Mehmed’in kardeşi Çelebi Mustafa Bizans’ın verdiği donanma ile Yanında Aydınoğlu Cüneyd Bey olduğu halde Gelibolu’dan Trakya’ya ayak bassa da yiğeni Sûltân II. Murad Hân’a karşı giriştiği bütün mücâdeleleri boşa çıkacak, hepsini kaybedecektir..
Sûltân Çelebi I. Mehmed özetle; Ankara Savaşı sonrası uzun ve yorucu mücâdelelerden sonra devleti toparlamış güçlü bir yapıya büründürmüştü. Bunun için hem kardeşleriyle olan mücâdeleyi kazanmış, hem Anadolu Beyliklerinin yaptığı tazyikleri bertaraf etmiş, hem Balkanlar’a çekidüzen vermiş, hem de Macar İmparatorlarına diz çöktürmüş, ayrıca Bizans’ı kıskaç altına almayı başarmıştı.
Tarihçiler tarafından devletin ikinci kurucusu olarak ifâde edilen Yıldırım Bâyezid’in oğlu Sûltân Çelebi Mehmed çocuk denecek yaşta devletin bütün yükünü sırtlamış, dur durak demeden gazâ meydanlarında koşturmuş civanmert bir hükümdardı.
Sûltân Çelebi Mehmed, babası Yıldırım Bâyezid‘tan sonrası yaşanan fetret dönemi dâhil 18 yıl, 9 ay, 7 gün hüküm sürmüş, bunun 7 yıl, 10 ayını tek başına yürütmüştür.
Yavuz Sûltân Selim’in yakın dostu Hasan Can’ın oğlu meşhûr Hoca Saadettin Efendi Kânûniye kadar yazdığı Osmanlı Tarihi “Tâcü’t-Tevârih” adlı eserinde Çelebi Mehmed’ten övgüyle bahseder.
11 senelik fetret dönemine son veren Çelebi Mehmed’i hayırla, duâlarla yâd ettiğimiz gibi, pek çok kez fetret dönemine düşen güzel ülkemizi o sıkıntılı günlerden çekip çıkaran Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı da her dâim duâlarla yâd ediyoruz. Rabbim hayırlı uzun ömürler versin..Bu asil millete de IMF kapılarında bir daha el avuç açmayı nasip etmesin..