--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kemalizm hastalığından kurtulalım artık!

Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
60

Kemalizm hastalığından kurtulalım artık!

YAŞAR DEĞİRMENCİ

AK Parti ile MHP’nin 10 Kasım’daki duruşları, yaptıkları, bürokrasidekilerin çanak tutmaları, camilerde mevlit okunması için müftülere emir verilmesi, vs. bütün bunlar kabul edilemez. Kemalizm hastalığından milliyetçi muhafazakâr kesimin âcilen kurtulması gerekiyor. 

Siyasi güç ve siyasi ahlakın hâkim olduğu bir dönemden geçiyoruz.

Putperestlik, putçuluk, Ebu Cehil imanı, münafıkça davranışlar, dünyevî, beşerî, nefsânî putlar, duvardır kişinin önünde. Kişi, bu tabular tarafından kuşatılmışsa, yürüyemez, yol alamaz, yoldan çıkmaktan da kurtulamaz.

Allah’ın rızasını kazanma talebi, kişinin putları görmesini ve yenmesini kolaylaştırır. 


Hem kültürle hükümran olunan hem de kültürün yok olduğu ve insanı da hakikati de yok ettiği bir simülasyonlar ve asimilasyonlar çağındayız. Çağımız, kültür çağı. Kültürün katledildiği devâsâ bir ağ üzerimizde. Fiîlî işgal çağı geride kaldı. Zihnî işgal çağındayız artık. Kendi kültürümüzle, kendi değerlerimizle düşünemez hâle getirildik. Kendi değerlerimizin yerine laiklik ve Kemalizm yerleşti/yerleştirildi. 

Toplumun bütün müşterekleri, ortak değerleri hızla yok oluyor. Toplum, toplumun geleceği demek olan gençlerimiz; bu toplumu bin yıl ayakta tutan ve bu toprakları bize vatan yapan ruhunu yani İslâm’ı yitiriyor. Kimliksiz, kişiliksiz, ruhsuz, ülkesiz, idealsiz bir kuşakla tam bir çıkmaz sokağa doğru sürükleniyor. Genç kuşaklarımızın, ailelerinin de yöneticilerimizin de şu soruları sormaları gerekiyor kendilerine: Hangi kültürü yaşıyoruz? Hangi rüyaları görüyoruz? Hangi idealleri taşıyoruz? Hangi iddiaları hayata geçirme mücadelesi veriyoruz?


Yerini, yönünü, yörüngesini yitirmiş, ruhunu da yitirme tehlikesiyle karşı karşıya kalan, dünyaya özgün hiçbir düşünce, sanat ve bilim atılımı armağan edemeyen bir yapının ülkesi olduk. 10 Kasım’larda yapılan/yaptırılanlar da özümüzü kaybetmenin göstergesi. 10 Kasım’a saygı göstermediler diye ters kelepçe ile götürülen işçileri, öğrencileri, sirenler ötse de işlerine devam edenlere, yürüyenlere, arabasını durdurmayanlara, normal hayatına devam edenlere yapılanları Ebu Cehil bile yapmamıştır. “Bel hüm e dâl” (Belhüm Adal; Yani Güç ve kuvvetini kullanarak, masum insanların en doğal haklarını ellerinden almak ya da kullanmasına izin vermemektir. Kur’an-ı Kerim’de “hayvanlardan da aşağıda” olan bir insan grubundan bahseder. İşte o insanlara “Belhüm Adal” denmektedir.) 


Biz; Selçuklu ve Osmanlı’nın devamıyız. Bu millet Osmanlı’ya yapılanları nasıl unutabilir? 

Sevgi ve nefret zorla, dayatmayla olmaz. Kalp ve gönül dünyasının işidir. Oraya müdahale edilmez. 

Dine, millî manevi değerlere her türlü hakaretler küfürler edilirken “özgürlük” kılıfı/maskesi içinde hiçbir hesap sorulmaz. 

10 Kasım’da yapılan tapınmalar, tapınak hâline getirilen Anıtkabir ziyaretleri, çığırından çıkmış sanki karşısında yaşayan birisi varmış gibi yazılanlar söylenenler dünyanın hiçbir yerinde yok! 


Menfaat şebekeleri “Atatürk’e rağmen Atatürkçülük!” yapıyorlar.

Bizim entelektüelimiz Yasin Aktay hocamızın şu tesbitlerine katılmaz mıyız?

Atatürk’ün ne kendisi için ne herhangi bir yakını için bir mevlit okutması varit değil, buna bir değer verdiğine dair herhangi bir rivayet ve işaret de yok. Aksine kaynaklar onun dine bakışının 19. yüzyıl pozitivist anlayışıyla şekillenmiş olduğunu çok net bir biçimde gösteriyor. Kendisine büyük bir saygıyla dua etmek isteyen istediğine dua edebilir, buna kimse karışamaz. Ama kendisinin bu dualara bir inancının olmadığını bizzat kendisi alenen söylemişken bu duaların kendisine nasıl bir faydası olabilir? Mevlide inanmıyor ve hiç desteklememişken ona rağmen ona mevlit okumaya çalışmanın kendisine nasıl bir katkısı veya faydası olabilir? Atatürk’e rağmen Atatürkçülük yapmanın psikolojisi ile baş başayız.


Bütün idaresi boyunca hiçbir zaman bir seçime gitmemiş olduğunu, her ne yapmışsa her şeye tek başına karar verdiğini öğrensinler. 

Bütün bilgilere rahatlıkla ulaşılabiliyor artık. Buna rağmen insanlar kendi hurafelerine, mitolojilerine, inançlarına sarılıyorlar. Kendi yaşadığı dönemde, daha 1926’dan itibaren yurdun her tarafına dikilen ve sayıları binlerceyi bulan heykeller ve büstler onun eseridir. 

Atatürk istediği kadar bu ülke “türbelerden, ölülerden medet umulan bir yer olmayacaktır” demiş olsun. Bizzat kendi kabri her şeyi bekledikleri bir melce/sığınak haline gelmiş oldu.” 


Mehmet Boynukalın hocamız şu söylediklerinde haksız mı?

“Türkiye’de Kemalizm dininin yürürlükte olduğu bellidir: Kemal Paşa’nın söylediği ve yaptığı her şeyin doğru olduğuna inanmak gerekir. Yaptığı inkılaplar kutsaldır dokunulamaz. Halbuki yaşadığımız hukuki siyasi dini ve ahlaki pek çok sorunun temelinde bu inkılaplar yatmaktadır. Bunları sorgulamadan ve düzeltmeden problemlerimiz çözülmeyecektir. Bu ülkenin askerliğini yapan gerektiğinde canını veren ve vergisini veren Müslüman halk bunları hak etmiyor. Okula gönderdiği evladının Kemalizm dinine göre yetiştirilmesine gönlü razı değil. Buna dur demek gerekiyor. Biz buna razı değiliz. Şahit ol ya Rab!”


Ömrü okumak yazmakla geçen bir adam olarak; istemediğim bir kişiyi, kim olursa olsun sevmek zorunda mıyım? ..

Anıtkabir’in yanına bir mescit yapılsın orada dua edip namaz kılsınlar. Camilere hangi ad altında olursa olsun Kemalizm’i sokmasınlar. ..

Tek sığınak Rabbimizdir. Ölçümüz de “Allah için sevmek, Allah için buğz etmektir.”

Yorumlar

(60)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Fırat

21 Kasım 2025 09:51

Sahi adlı yorumcu;Senin sevdiğini sevmek zorunda değiliz.Ruh kendisine benzeyeni severmiş.Ben kendimi bildim bileli M.Kemali sevmedim.Onu seveni de sevmedim.Kuzey Kore gibi millete baskı yapmayı bırakın.Gerçek kahramanların korumaya ihtiyacı olmaz.Örneğin hain ve düşmanlarımız haricinde Fatihi sevmeyen var mı?

Sedat X

19 Kasım 2025 21:57

Hocam Allah razı olsun, Evet, Türkiye laiklik ve kemalizmden kurtulmadıkça Islam ümmetinin başı olamaz. Devlet kesinlikle o Mevlid programlarını organize edenleri araştırılmalı, Ümit Özdağ ilemi yoksa başka yapılarlamı bağlantıları çıkar bilmem. Bildiğim şey, bu adamların niyeti Mevlid okutmakla toplumdaki fay hatlarını harekete geçirip, çatışma ortamı için uygun zemini hazırlamak. Ne diyordular, ŞARTLARIN OLGUNLAŞMASI.

Osman

19 Kasım 2025 21:50

Ülkede kemalist falan yok namazını kılmayan orucunu tutmayan kısaca inanmayan çok tepki yememek için kemalistim deyip geçiyor Müslümanlık son neslinin yaşıyor bu topraklarda bizim gibi namazında niyazinda nesil yok olma tehlikesiyle karşı karşıya

Ersan

19 Kasım 2025 20:58

bu ulkede ozgur yasiyorsan yat kalk M.KEMAL ATATÜRK e dua et 

Derdimiz memleket

19 Kasım 2025 19:38

Yaşar bey alemsin. Adamlar tüm camileri kapatma derdinde anırkabire cami yaptırıyorsunuz

Yaman

19 Kasım 2025 17:13

Dikkatinizi çekti mi acaba sayın yazar, son yıllarda Kemalizmin yükselişe geçmesi? Dindar olması beklenen İHL öğrencilerinden ateizme vd. dine aykırı yönelmeler. 20 küsur yıldır beklemesine rağmen umduğunu bulamadı bu millet sizden.  Bu yüzden tekrar Kemalizme yöneldi. Sizin gidişatınız bir daha toparlanamamak üzere bitişe doğru. Muhteşem İslam dinini sizin mahalle batırdı, ayağa düşmesine ve yerlerde sürünmesine sebep oldu. 

Cem

19 Kasım 2025 18:36

Bravo... Tespitler çok doğru utanmasini bilene

Mi.

19 Kasım 2025 21:18

Sallamayın beyler.!

Mi.

19 Kasım 2025 21:20

Bakın., Daha hiç bir şey söylenmedi.. Biraz daha …

Batacak

19 Kasım 2025 22:22

Yaman, tek parti dönemi göstermelik SCF ve biraz da TCF hariç muhalefetsiz gül bahçesiydi. SCF teşkilatlanıp seçim çalışmalarına başlayınca özellikle İzmir'de yaşananlar Kemalizm'in henüz 9. yılında bittiğine işaret etmişti. Fakat, danışıklı dövüş olarak kurulan SCF kapatılarak bu tehlike bertaraf edildi. İnönü dönemi ile de bu 1950 yılına kadar gidebildi. İlk çok partili sistemden bugüne de ebedi muhalif olarak kaldı. Olağanüstü anlatılan ilk Cumhuriyet döneminin etkin akımı Kemalizm halk tarafından benimsenmiş olsaydı yaşananların aksi olması gerekirdi. İnsan üretimi olan her akım batmaya mahkumdur. Ebedi olması, Allâh'ın tek ilah olması özelliğine aykırıdır.

ata

19 Kasım 2025 16:08

eninde sonunda bu halk özgürlüğünü kazanacaktır.... böyle iki arada bir derede bir yere kadar...... yok ayağa kalk yok sağa bak... bırakın on kasımı yandaki ortaokulda her allahın günü eline mikrofonu alan artık her kimse en az on kere rahat hazırol diyor... yahu askerlik mi yapıyor bunlar, rahat ne, hazırol ne???? eğer marşımız okunacaksa çocuklar marşımız okunacak, dikkat. dersin... rahat, hazırol nedir???? 12yaşındaki çocuğa ne komutu bu????

Ömer

19 Kasım 2025 15:26

Ak parti MHP desteğinden sonra rotasından çıktı , MHP nin etkisi , Atatürk’çü fazla olmaya başladı . Ak parti ANAP a döndü maalesef . Kemalizm azınlık ama etkililer . Hala okullarda CHP propagandası yapılır . Yakın tarihin yüzde doksanı yalanla dolu . Kişinin liderin inancı , kendine . Ama yaptıkları ortada tahribat ortada . Halifelik kalkarken neden patrikhaneye dokunmadılar niye ? İslam alfabesi niye kaldırıldı ? Sağ muhafazakarın çıkmazı Atatürk’çü olmaları , kendileri ile çelişiyor . Bahçeli diyor ki bugün ezan okunuyorsa Atatürk sayesinde diyor tamam da ezanı yasaklatan kim ?

Tunç

19 Kasım 2025 15:13

Dünyada tüm İZMler çöp olup atılırken ne hikmetse bizde Kamalizm tarikatına dokunan, eleştiren yanıyor. Rabbim tez zamanda yok eder inşallah.

İbrahim

19 Kasım 2025 14:48

Kemalizm akılcı İslam demektir bağımsızlık demektir dinci değil dindarlık demektir her koyun kendi bacağından asılır önemli olan Atatürk ün bu ülkede sağladığı bağımsızlıktır bu ülkenin İslam toprağı olduğunu sağlamasıdır

Yaşar Değirmenci Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle