--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İktidar olabilirsin, muktedir olamazsın!

Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
13

İktidar olabilirsin, muktedir olamazsın!

YAŞAR DEĞİRMENCİ

Yusuf Kaplan hocamız; tıp fakültesi ikinci sınıfta iken bırakıp niçin “Güzel Sanatlar”a geçti. Tefekkür edelim. Sonra da kültürümüzü, medeniyetimizi hayatımıza hâkim/egemen kılalım. İnşallah bizler de o zaman “Bugün milletimiz hem iktidar hem muktedirdir!” başlıklı yazılar yazarız. 

İktidardaki AK Parti mensupları, sözcüleri şu hatırlatmada bulunuyorlar:

“İktidar olabilirsin, muktedir olamazsın” dediler. Yıllarca beynimize bunu çaktılar. ‘Biz yönetiriz’ dediler. Bugün milletimiz hem iktidar hem muktedirdir.” Bu söylemler/nutuklar, gerçeklerden kaçıp hamasi konuşmalar hakikati perdeliyor/örtüyor. Bu yazımda perdeyi/örtüyü kaldırmak istiyorum bir yazıyla da olsa. Yazımın başlığı da vatanını, milletini seven, bayrağımızı indirtmek isteyenlere, ezanı susturma düşüncesinden vazgeçmeyenlere ve vatanı bölmek/böldürme güruhuyla mücadele/mücahede edenleri samimi olarak ikazdır.

Mevcut eğitim sistemi, ülkesine, değerlerine yabancılaşmış, ülkesini terk edecek kuşaklar yetiştirerek ülkenin altını oyuyor! Ülkede AK Parti iktidarda ama eğitim sistemi silme CHP’li yetiştiriyor! Elbette CHP’lisi de olacak, başka siyasî / ideolojik yönelimleri benimseyeni de. Ama mevcut sistem, baştan sona CHP’li kuşaklar yetiştiriyor. (“Uğraşan örnek Bakanlık” sergileme gayretindeki Yusuf Tekin’e 24 yıllık iktidara rağmen)

Tabii kültürümüz de bir milletin değerleri, aidiyeti, diğer milletlerden farkını ortaya koyan (giyim kuşamdan, tutum ve davranışlara varıncaya kadar) milletin yaşayış tarzı değil mi? Kültür deyince; dinimiz, kendi değerlerimiz akla gelmez mi? Kültür, bir toplumun ruhu değil mi? “Dilini yitiren, dilinin konuşulduğu ortamın dışına savrulan ya da atılan kimse, her şeyden önce bir kimlik bunalımına düşüyor.” Boşuna mı söylendi. 


 

“Bir toplumun ruhu yani hem geçmişi hem şimdisi hem de geleceği’dir. Hiçbir toplum, kültürüne tecavüz edilmesine, geçmişinin, şimdi’sinin ve geleceğinin yok edilmesine, göz yummaz, yumamaz! Hiçbir toplum kendi ruhunu kendi elleriyle yok etmez!

Bunun örneği yok tarihte bizden başka! Bütün kesimler, bütün partiler bu toplumun kültürünün, dolayısıyla ruhunun korunması ve güçlendirilmesi konusunda azamî dikkati, rikkati, özeni ve gayreti göstermek zorundadır. Yoksa dünyaya söyleyecek bir sözümüz, insanlığa verecek bir şeyimiz olmaz.” Kültürünü yitiren bir toplum, köleleşmekten ve yok olmaktan kurtulamaz denmiyor mu, dememişler mi? İster dindar ister laik herkesin, özellikle de bütün kesimlerin aydınlarının (yaşasın yaşamasın) kendi değerlerine, kültürüne sahip çıkması, yapılanlara tepki göstermesi gerekmez mi?

İslâm’a, Kur’ân’a ve Hz. Peygamber’e her Allah’ın günü her yerde inanılmaz küfürler ve hakaretler ediliyor. Hassasiyetlerimizi kaybettiğimizden kimsenin kılı kıpırdamıyor. Alıştırıldığımız, ‘algı operasyonları’na uğradığımız için “inandığımız gibi yaşama yerine yaşadığımız gibi inanıyoruz.” Bu hâle geldik/getirildik. Öncelikle uygun bir usul ve üslupla (hangi düşüncede olursa olsun) aydınlarımızla, kutsallaştırılan Kemalizm ve Laiklik sorgulanmalı/yargılanmalı! Putçuluk ve putperestlik de bırakılmalı!


 

Muhafazakâr ailelerin oturduğu ilçe olarak bilinen yerlerde bile çarşıda, pazarda, umumi vasıtalarda, vs. Genç kızlarda göbek gösterme, plaj kıyafeti, laubalilik iyice yaygınlaştı. Edeb ve hâyâ kalmadı. Değişime karşı değiliz, olamayız da. Aidiyetimizi unutmadan değişemez miyiz? BİZ kalarak değişim olmaz mı? Kalpsiz ve ruhsuz bir dünya. İnsanlığın genleriyle oynanan bir dünyada yaşadığımızı unutmayacağız. Her şeyin altüst edildiği, bütün değerlerin değersizleştirildiği bir dünyada yaşıyor olmak bizleri mazeretler üretmeye götürmemeli. Allah’a kulluğun yerini alan, hevâü hevese kulluğun yapıldığı bir dünyadayız.

Ülkeye, kültürüne, inancına, medeniyetine aidiyet bağlarını ve bilincini yitirmiş, böyle bir ruhsuzlukla nasıl yaşanır, yaşatılır? Bir de bunlara bizden gözüken ‘bizim aydınımız’ geçinenlerin yaptıkları; ithamlar, suçlamalar, karalamalar, kışkırtmalar, kötülemeler, nefretler, inatlar içinde, kendi insanının değil de ‘şer güçler’in ittifakının yanında bulunmalarının izahı var mı? Her söylediğimiz sözün her yazdığımız satırın manevi sorumluluğu yok mu? Bazı doğruluk ölçülerine inanıyorsak, fazilet değerlerine bağlıysak, kendimizi milletimize borçlu hissediyorsak, bu manevi sorumluluğu yüreğimizde hissetmeliyiz. Milletlerin taşıyıcı sütunları dil, din, kültür, sanat, edebiyat ve tarihtir. Bir milleti asimile etmek isterseniz, önce diliyle oynarsınız. Sonra inanca müdahale eder, kültürün yatağını değiştirirsiniz. Onu sanat, edebiyat ve tarih izler. Toplumsal değişim, kültürel dönüşüme dönüşür. Belki de bundan dolayı, yeni istilalar kültür ve sanat emperyalizmi şeklinde oldu, oluyor. Toplumların gelenek ve değerlerini kültür ve sanat üzerinden değiştirmeye, asırlık ezberleri bozmaya çalışıyorlar. Siyaset günlerinden ve piyasa şartlarından bir türlü kurtulamıyoruz. Bütün bunlar önceliklerimizi de beraberinde götürüyor. 


 

Kültür ve sanat; edebiyat, tiyatro, sinema, müzik ve resim üzerinden ilerler. Kültür ve sanat, bireyden ziyade, muhitler ve devletler üzerinden ilerleyen bir toplamdır. Muhitler, eserin önemini gösterir, duyurur. Gazali; “İnsan çevrenin mahsulüdür/ürünüdür” der.

Sanat denilince, birçok kişinin aklına, sadece şarkı ve türkü geliyor. Sanırım bu yüzden, resmî kurumların himayesinde, her gün onlarca konser düzenleniyor. Sadece müzik değil, sinema, tiyatro ve resim de sanata dâhildir.  Her türlü desteği, fazlasıyla hak etmektedir. “Ülkede görünüşte AK Parti iktidarda ama gerçekte CHP’nin Kabalist, Sabetayist zihniyeti iktidarda! Kültüre, sanata, sinemaya, müziğe, ülkenin ruh dünyasına bu zihniyet şekil veriyor!” diyen Yusuf Kaplan hocamız; tıp fakültesi ikinci sınıfta iken bırakıp niçin “Güzel Sanatlar”a geçti. Düşünmeliyiz yetmez. Tefekkür edelim. Sonra da kültürümüzü, medeniyetimizi hayatımıza hâkim/egemen kılalım. İnşallah bizler de “Bugün milletimiz hem iktidar hem muktedirdir!” başlıklı yazılar yazarız. 

Yorumlar

(13)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Kanber

19 Eylül 2025 15:48

Selamlar. Allah razı olsun hocam. Çok güzel yazmışsınız. ülkemizi askeri işgalden kurtardık diyenler, kültürel, fikirsel ve zihinsel işgal altına soktular. Bu işgal askeri işgalden çok daha kalıcı çok daha acı sonuçlar olan bir işgaldir.

Sürrealist

19 Eylül 2025 12:37

 Ak parti iktidarı 23 yıldır eğitimde ki CHP zihniyetini silemediği için başarısızdır. deyin de bizde oh be sonunda iki laf edebilmiş diyelim. Sosyal demokrat bir eğitimci olarak eğitim sisteminin 30 yıl önceki halinin şu andan on kat daha kaliteli olduğunu ve gelecek vaat ettiğini hem söylüyorum hem de görüyorum.

Trajikomik

19 Eylül 2025 12:27

Ekonomiyi dış güçler bozuyor, eğitim CHP'nin elinde, iktidar nerede o zaman. 

İşi gücü yok

19 Eylül 2025 14:24

Boş Heybede turp arıyor

Hocam

19 Eylül 2025 12:23

Yazınızın başlığı biraz manidar geldi..Bir çocuğun aklı siyasete 8 yaşında(!) erse bile 30 yaşındaki artık orta yaşa doğru giden vatandaşlarımız başka iktidar görmedi bilmedi..Muktedir olamadı lafı aslında biraz hakaretvari olmuş bir alttan alta acizlik işaret ediyor..Mağdurluk siyasette kullanılıyor ama bence tabiri caizse bu mağdurluk edebiyatı için fazla uzun bir süre geçti...

Mert

19 Eylül 2025 12:08

23 yıl oldu hala muktedir olamadınızm 

Nedim

19 Eylül 2025 12:04

Osmanlı sonrası İslam dünyasında ve özellikle de hilafet merkezinde emperyal dizaynlara sistemlere geçişle beraber 600 yıllık Kur'an sünnet icma merkezli hem toplum hem de devlet modeli değişti.İktidari belirleyen esas iktidar gücünün olduğu yasama ve yargı nin Allah cc elinden ukdesinden hakimiyetinden alınıp kişilere kurumlara verilen ve bu şekilde kişileri kurumları iktidar yapan değişikler oldu.Ve yüzyıldır İslam coğrafyasında ne toplumlar ne de devletler belini düzeltebildi.Para var asker var silah vat insan gücü var hatta Pakistan da olduğu gibi nükleer silah bile olsa bile dün Cezayir de Afganistan da ırak ta Suriye'de ve Avrupa'nın ortasında Bosna da ve 80 yıldır Filistin'de ve son yıllarda dünyanın gözü önünde Gazze'de soykırım yapılıyor kadınlar çocuklar öldürülüyor ama İslam dünyası yukarda saydığımız imkanlarla bile ancak seyirci veya zulme dikkat çekmekten öteye geçmiyor.Cunku ulus menfaatleri bunu gerektiriyor.Şu günlerde İslam dışı insanların bile kendilerine göre düşman beklediklerine karşı hep beraber sloganları nn gerisinde İslam dünyası desek anlayın zilleti...Biz de diyoruz ki iktidara Allah ve dinî gelmeden ümmete hatta bütün insanlığa rahat huzur olmayacak.Resulullah sav e sistem içinde kalmak şartı ile iktidar sunulması ve red etmesi de bilindiği hâlde emperyalist sistemler üzerinden İslami siyaset aklını verenler e bir bakın deriz.Ve görürsünüz ki bilerek bilmeyerek ölmekte olan emperyalist sisteme yeni insan kaynakları ve oksijen çadırı görevi yapılmıştır.Ve gayrı meşru gayri İslami sistemler meşrulaştirilmiş ve şu an da bile çözüm yine bu sistemler içinde görülüyor.Halbu ki bir Kur'an'a sünnete icmaya dönülse Resulullah sav in hayatı na bir bakılsa..veya en azından müslüman olan Türklerin ileikelimetullah davası ile neler yaptığına bakılsa toplumun en alt tabakasından en üst tabakasına kadar ki bu bilince bakılsa...

İbrahim Atalay

19 Eylül 2025 11:22

Sn Değirmenci Hocam, İKTİDAR olunmuş ama MUKTEDİR olunamamış örneğinden biri ve önemlisi de 6284 ve 175'in değiştirilmemesi. Evli kadınların süresiz nafaka marifetiyle boşanmaların arttığı ve dul kadınların toplumda ahlaksızlığı yaydığı bilinmektedir. Takriben 37 seneden beri süren bu ahlaksızlığı iktidar durduramıyor. AİLELER YIKILIYOR, ZİNA YAYILIYOR.

Abudllah

19 Eylül 2025 09:58

İnsanlar arap kültürünün bize ait olmadığını öğrendi, maymun gözünü açtı. 1000 yıl boyunca arap kültürünü Türkün kültürüdür diye sattılar, artık bu masallara insanlar inanamıyor. Arap kültüründen uzaklaştıkça Türklüğe dönüyoruz, istesen de istemesen de.

Nahit sazoglu

19 Eylül 2025 09:50

Gizli dünya devleti BM NATO IMf dünya Bankası UNESCO İsrail'e çalışmaktadır rockfeller Rothschildler Yahudilerin lobisi siyonizmdir kökleri dışarda olan zararlı yapilar lions rotary kulüpleri mason locaları acilen İçişleri bakanlığı tarafından kapatilmali siyon protokolleri devam ediyor ülkemizde ekonomik gelişmeler ancak demiryollarıyla olacaktır petrol şirketleri otomotiv şirketleri otobüs şirketleri lastik şirketleri cumhuriyet kurulduğundan bugüne kadar demiryollarini engellemişlerdir her ilimize hızli tren yapmaliyiz raylı sistemler geliştirmeliyiz yük ve yolcu taşımacılığında acilen demiryollarına geçmeliyiz demiryolları toptan tüfekten daha mühim bir emniyet silahıdır tulomsas tudemsas TÜVASAŞ demiryolu şirketlerini çok uluslu şirket yapmaliyiz üç tarafı denizlerle çevrili denizciligimizi devlet politikası yapmaliyiz savunma sanayimizi devlet politikası yapmaliyiz ASELSAN havelsan roketsani TUSAŞi çok uluslu şirket yapmaliyiz üç tarafı denizlerle çevrili denizciligimizi devlet politikası yapmaliyiz

Sinan Kart

19 Eylül 2025 08:17

Kısaca Taliban kuralları istemiş. Kadın kıyafet kontrol polisi olmadan stresi bitmez. rahatlamaz. Illa yasaklayacak

Yaşar Değirmenci Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle