• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Süleyman Gülek
Süleyman Gülek
TÜM YAZILARI

Ramazan ayının önemini anlamak

17 Şubat 2026
A


Süleyman Gülek İletişim:

Ramazan ayının önemini anlamak

SÜLEYMAN GÜLEK

İslâm dininde zaman, sıradan bir akıştan ibaret değildir; bazı vakitler vardır ki ilâhî rahmetin, mağfiretin ve bereketin yoğunlaştığı özel zaman dilimleridir. Ramazan ayı da bu müstesna zamanların en başında gelir. Kur’ân-ı Kerîm’in indirilmeye başlandığı, oruç ibadetinin farz kılındığı ve kulluk bilincinin zirveye ulaştığı bu ay; mümin için sadece aç kalma süreci değil, aynı zamanda nefsi terbiye, kalbi arındırma ve hayatı yeniden inşa etme mektebidir. 


Ramazan, insanın kendisiyle, Rabbiyle ve toplumla olan ilişkilerini gözden geçirdiği; sabrı, şükrü ve merhameti kuşandığı ilâhî bir eğitim dönemidir. Ramazan ayı ibadet, rahmet ve mağfiret ayıdır. Bereketi bol, hayrı çok olan bir aydır. Bu ay, yardım, bağış, rahmet ve ihsan ayıdır. Ramazan ayı, bir yıllık maddî ve manevî kirlerden temizleneceğimiz, insanî duyguların coştuğu, tevbe edip hakka yönelme bilincinin geliştiği maddî ve manevî bir terbiye ayıdır. 

Ramazan Ayının Kur’ân’daki Yeri


Ramazan ayının değerini belirleyen en temel unsur, Kur’ân-ı Kerîm ile olan güçlü bağıdır. Yüce Allah şöyle buyurur: “Ramazan ayı, insanlara doğru yolu gösteren, hidayeti ve hak ile bâtılı ayırt eden apaçık delilleri ihtiva eden Kur’ân’ın indirildiği aydır.” (Bakara, 2/185) Bu ayet, Ramazan’ın sıradan bir zaman dilimi değil; ilâhî mesajın insanlığa sunulduğu kutlu bir zaman olduğunu ortaya koyar. 

Kur’ân, insanı karanlıktan aydınlığa çıkaran bir rehberdir. İnsanlığı, fikrî ve ahlâkî yanlışlıklardan kurtarıp, ilme, medeniyete ve dolayısıyla dünya ve ahiret saadetine ulaştıran Kur’ân-ı Kerim, bu ayda nazil olmuştur. Dolayısıyla bu ayda Kur’ân meali ile birlikte çok okumalı ve hayatımıza aktarmaya çalışmalıyız. 


Oruç İbadeti ve Hikmeti


İslâm’ın beş esasından biri de Ramazan ayında oruç tutmaktır. Oruç, niyet ederek imsak vaktinden iftar vaktine kadar yeme-içme ve orucu bozan şeylerden  uzak durularak yerine getirilen ibadettir. Oruç; ergenlik çağına girmiş, akıllı ve sağlıklı Müslümanlara farzdır. Ramazan ayının en temel ibadeti oruçtur. Oruç, hicretin ikinci yılında farz kılınmış ve müminler için vazgeçilmez bir kulluk göstergesi olmuştur: “Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki sakınırsınız.” (Bakara, 2/183) 


Bu ayet, orucun asıl gayesinin takvaya ulaşmak olduğunu açıkça ifade eder. Oruç; insanın yeme, içme ve nefsânî arzularını belli bir süre kontrol altına alarak irade eğitimi almasını sağlar. Açlık, insanı acizliğini fark etmeye; nimetler ise şükre yönlendirir. Oruç sadece bedene değil, dile, göze, kulağa ve kalbe de tutulmalıdır. Resûlullah (s.a.v.) bu hususta şöyle buyurur: “Oruç, kötü söz ve davranışlara karşı bir kalkandır. Sizden biri oruçlu olduğu gün kötü söz söylemesin ve kavga etmesin.” (Buhârî, Savm, 2) Bu yönüyle oruç, ahlâkı güzelleştiren, sabrı derinleştiren ve nefsi dizginleyen kapsamlı bir ibadettir.


Ramazan Ayının Faziletleri


İlâhî rahmet ve mağfiret ayı olarak Ramazan ayı, ilâhî ikramların bolca sunulduğu bir rahmet mevsimidir. Bu ayda yapılan ibadetler kat kat sevapla karşılık bulur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Ramazan’ın faziletini şu sözleriyle ifade eder: “Ramazan ayı gelince cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapatılır ve şeytanlar bağlanır.” (Müslim, Sıyâm 1, 2), böylece etkileri azaltılır. Bu, Allah’ın insanlara bir lutfudur. Ramazan, Allah’ın af ve bağışlamasının çok, rahmet ve merhametinin bol olduğu bir aydır. 


Oruç aynı zamanda bir sabır eğitimidir. Oruçlu günlük alışkanlıklarını belli bir süre için terk ederek sabretmeye alışır ve aynı zamanda da bundan dolayı sevap kazanır. Peygamberimiz şöyle buyurur: “Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz.” (Tirmizî, Savm 82). Bu sebeple Müslümanlar Ramazan ayında birbirlerini ve yoksulları iftar sofralarına davet ederler ve onlarla daha iyi bir iletişim kurmaya katkı sağlarlar.


Paylaşma, Yardımlaşma ve Kardeşlik Ruhu

Ramazan ayı, bireysel ibadetlerin yanı sıra toplumsal dayanışmayı da güçlendirir. İnsan, sahip olduğu nimetlerin kıymetini çoğu zaman fark edemez. Oruç sayesinde, nimetlerden geçici olarak mahrum kalmanın ne demek olduğunu anlayarak, ihtiyaç sahiplerinin yaşadığı sıkıntıları hissedebilir. Bu bilinç, kişiyi fakirlere ve yoksullara yardım etmeye teşvik eder. Bu nedenle fitre, zekât ve sadaka gibi ibadetler bu ayda yoğunlaşarak sosyal adaletin tesisine katkı sağlar. İftar sofraları, paylaşmanın ve kardeşliğin sembolüdür. 


Aynı sofrada buluşan gönüller, aradaki kırgınlıkları azaltır, muhabbeti artırır. Ramazan ayı bereketi bol olan bir aydır. Bu ayın feyzinden ve bereketinden yararlanmak için elimizden geldiğince ibadetlerimizi eksiksiz yapmaya çalışmalı; 5 vakit namazı özenle kılmalı, teravi namazını da aksatmamaya çalışmalı ve orucun, kötülüklere karşı koruyucu bir kalkan olduğunu dikkate alarak kötü söz ve davranışlardan sakınmalıyız. Kimseyi incitmemeye, üzmemeye çalışmalıyız. Ne mutlu İslâmî anlayış ve yaşayış üzere olmaya gayret edenlere!. 


Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23