Analar ve anamız ağlamasın!
Analar ve anamız ağlamasın!
ŞEVKİ YILMAZ
Allah’ımızın lütfu ve İktidarımızın eliyle dosta güven veren, düşmana korku salan kıtalararası balistik Yıldırımhan füzemiz, ağlayan yeryüzü analarının gözyaşlarını sevince dönüştürsün İnşallah!
“Rabbiniz Allah, yalnızca kendisine kulluk etmenizi ve ana babanıza iyi davranmanızı emrediyor. Onlardan biri yahut her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına erişirlerse, onlara karşı son derece saygılı davran, hizmet ve hürmetlerine dikkat et; değil kötü bir söz söylemek, onlara ‘öf!’ bile deme, hele onları sakın azarlama, tam tersine, onlara saygı ve sevgi dolu, gönül alıcı tatlı sözler söyle.
Onlara acıyarak alçak gönüllülük kanadını ger ve de ki: “Rabbim, onlar beni küçükken nasıl (şefkatle) terbiye ettilerse ve Onlar bana nasıl Merhamet ettilerse Sen de onları koru ve bağışla ve Onlara Merhamet eyle!” (Anahayat ve Anayasamız Kur’an-ı Kerim İsra Suresi 23-24) İlahi Mesajlarını unutmuş modaperest ve maddeperest nesillerin uyandırılması, özüne ve yaratılış gayesine döndürülmesi hepimizin İmani, İnsani ve Vicdani görevidir!
Bu görev, analarımızı ve babalarımızı sadece senede birgün yapılan uyduruk ve yapmacık Analar Günüyle asla sağlanamaz!
Zira;
Siyonit ve Emperyalitlerin narkozları olan “Dünya Analar ve Babalar günü, Kadınlar günü, Sevgililer günü vs.” sadece senede bir güne mahkum edilmiş hediyeleşme gayesiyle mallarının satışlarını artırmak için vahşi kapitalizmin uydurduğu sömürü ve soyulma günleridir!
Onlar bizim sevgi dolu mübarek günlerimizin ve bayramlarımızın bir tanesini bile kutlamazken tam üç asırlık Batılılaşma narkozlarının tesiriyle bu ihanetler karşısında hâlâ uyumaya devam ediyoruz!
Senede bir gün değil her gün bugünleri yaşatarak kutlatan engin İslam Medeniyetinin taraftarları Müslümanların bugünlere hiç ama hiç ihtiyacı yoktur!
Günde beş vakit kılmakla sorumlu olduğumuz Namazlarımızda selam vermeden önce Ana Babamıza ve tüm Müminlere dua etmeyi emreden sevginin, saygının merhametin kaynağı bir Medeniyetin taraftarlarını gâvur âşıklığı ve taklitçiliği hastalıklarından acilen kurtarmamız lazım!
Bizim Anneler gününe senede bir gün değil, her gün ihtiyacımız var!
Bizim Babalar gününe senede bir gün değil, her gün ihtiyacımız var!
Bizim Sevgi ve Sevgililer gününe senede bir gün değil, her gün ihtiyacımız var!
Bizim Kadınlar ve Erkekler yani eşler gününe senede bir gün değil her gün ihtiyacımız var!
Bizim İşçiler ve İşveren gününe senede bir gün değil, her gün ihtiyacımız var!
Bizim Yönetenler ve Yönetilenler gününe sene de bir gün değil hergün ihtiyacımız var!
Bu sömürmek için uydurulan günlerin hepsi;
“İstiklal Marşımızda uyarılan ‘Tek dişi kalmış canavar medeniyeti (Edeniyeti)’nin” içimizdeki gafil ve hainler eliyle şırınga ettirdiği batılılaşma mikroplarıdır!
Başsızlıktan, sahipsizlikten, bölünmüşlükten, ayrılmışlıktan, parçalanmışlıktan yutulmaya devam eden mazlumlar topluğunun anaları ve analarımız ağlarken hangi analar ve babalar günün kutlayacağız!?
Filistin’de, Yemen’de, Lübnan’da, Keşmir’de, Arakan’da ve Afrika’da şimdi de İran’da çocukları gözleri önünde bombalar altında parçalanan çaresiz anaların ve babaların ahları, çığlıkları ve gözyaşları arş-ı alayı titretirken hangi analar ve babalar gününü kutlayacağız!?
Faiz, fuhuş, kumar, uyuşturucu ve sosyal dijital(deccal) medya füzeleriyle nesillerimiz hem dünyalarını hem ukbalarını kaybederken ebeveynlerin ve bir kısım gafil yöneticilerin sessizliği, sorumsuzluğu ve vurdumduymazlığı karşısında hangi analar ve babalar gününü kutlayacağız!?
Asırlık tüm belaların belası, baş belamız faiz, israf, moda ve süresiz nafaka füzeleriyle oluşan işsizlikle, boşanmalarla, cinayetlerle ve soygunlarla anamız ağlarken hangi analar ve babalar gününü kutlayacağız!?
İçimizdeki beyinsizler, ittaparlar ve köpek yemi mafiası eliyle korunan sokak itlerinin saldırılarıyla parçalanan yavruların analarının ve babalarının çığlıkları ve bedduaları devam ederken hangi analar ve babalar gününü kutlayacağız!?
Yeryüzü analarının ve anamızın ağlamasını istemiyorsak;
Dosta güven, düşmana korku salan Kıtalararası balistik Yıldırımhan füzelerimizle beraber tüm Maddi Savunma Sanayimizi acilen güçlendirirken Manevi ve Ahlaki Savunma Sanayimizi de “Terörsüz Türkiye” ve “Güçlü Aile” Projelerini laftan eyleme geçirerek acilen ve acilen güçlendirmeliyiz!
Bunun için de; kınayanların kınamasından ve kuduranların kudurmasına aldırmadan;
Eşsiz Önderimiz Hz. Muhammed (s.a) Efendimizin eliyle Allah’ımızın emrettiği hepimize hayat veren İslami İlkelere kayıtsız, şartsız ve itirazsız acilen dönmeliyiz!
-Maddi ve Manevi donanımlı Asım’ın Dindar Neslini çoğaltmalıyız!
-Okullarımıza Osmanlıca, Kur’an-ı Kerim, Siyer-i Nebi ve Ahlak, Ahirete Hazırlık Derslerini mecburi etmeliyiz!
-Tüm belaların anası faizi, sanal kumar ve piyango vb.. kumarı teşvik, süresiz nafaka, “kadının beyanı esastır”, “kadına iş istihdamını teşvik”, “genç evlilere mahkûmiyet” gibi arşı alayı titreten ve vallahi gayretullaha dokunan bu ve benzeri zulümleri acilen ve acilen kaldırmalıyız!
-Gençlerimizi yaşarken ölü gibi sosyal hayattan koparan ve evlenmelerine engel olan fuhuş, eroin, esrar ve benzeri uyuşturucu Siyonit İtrail ve Emperyalit füzelerinden korumak için bunları üreten, satan ve destekleyen insan ve vatan düşmanı hainlere acilen idam cezası getirmeliyiz!
Canımız bize Allahımızın emanetidir, ana ve babamız emanettir, eşimiz emanettir, evlatlarımız emanettir, vatan emanettir, bayrak emanettir.
“Ey Ümmetim size iki emanet bırakıyorum” çağrısıyla bize güvenen Efendimizin güvenini boşa çıkarmak bize yakışır mı? Kur’an ve Sünneti-Ehl-i Beyt’i bize emanettir.
Bu emanetlere ferden ferde, aile ve toplum ve tabii ki devlet olarak sahip çıkmak boynumuzun borcudur.
Allahımız bu emanetlere hakkıyla sahip çıkanlardan eylesin bizi ve Nuh Suresi 28. Ayette buyurduğu ruha sımsıkı sarılanlardan eylesin. Aminnn; “Ey Rabb’im; beni, anamı, babamı, evime mümin olarak girenleri ve diğer bütün inanan erkek ve kadınları rahmetinle bağışla ve yeryüzünde zulüm ve inkârı egemen kılmaya çalışan zâlimlere başarısızlık, çöküş ve yıkımdan başka bir şey nasip etme yâ Rab!”
Nefsimizde, ailemizde ve ülkemizde “İslam Sözleşmesi”nin uygulanması, Mukaddes Mescid-i Aksa’mızın, Filistin’imizin, Osmanlıcamızın özgürlüğü, tatil olması dileğiyle Cuma Bayramımız mübarek olsun.
Selam, sevgi ve duayla...