The Traitors Türkiye: Reyting uğruna infaz, ihanet...
The Traitors Türkiye: Reyting uğruna infaz, ihanet...
SELMA SAVCI
The Traitors Türkiye diye bir yarışma ortaya çıktı. Görmemek mümkün değil, her gün gözümüze sokarcasına her saat dilimi ulusal bir kanalımızda karşımıza çıkıyor. Evet diyeceksiniz ki, 'izleme kardeşim' elinde kumanda var değiştir gitsin. Ama işte bu söylemle her olaya yaklaşırsak esas yanlışı yapmış oluruz...
Sunuculuğunu Giray Altınok'un üstlendiği The Traitors Türkiye; strateji, güven ve ihanet temaları üzerine kurulu bir yapım olarak çıkıyor. İşin garibi yarışmanın çekimleri bir kalede çekiliyor ve her sahnesinde buram buram özentilik, buram buram şövalyevari hareketler ve enstantaneler mevcut...
Esas burada takıldığım nokta ise şu; öyle bir yarışmaki bu kimi ararsanız var... Ekranlarda olan birçok futbolcusu, youtuberı, survivorcısı, masterchefcisi hepsi burada kullanılmış...
İşin tuhaf tarafı ise şu aslında, reyting uğruna "infaz", "ihanet", "bugün kahvaltıya gelmek için uyanabilme şansını yakaladınız" gibi sözcüklerle süslenen programda, "İçlerinden bazıları göründükleri kadar masum değil” sözünün yer aldığı tanıtımlarıyla pohpohlanan bir programla karşı karşıyayız.....
The Traitors Türkiye'nin çekimleri Brüksel'e yaklaşık bir saat uzaklıktaki Chateau Jemeppe'de gerçekleştiriliyor. Projede 120 Hollandalı, 50 Belçikalı ve 45 Türk'ten oluşan 215 kişilik uluslararası bir ekip görev yapıyor... Ve yarışmacılar İstanbul'dan Belçika'ya ayrı uçuşlarla getirildi ve tüm süreç boyunca kalede konakladı.
HAÇLI SEMBOLLERİYLE SUBLİMİNAL MESAJLAR MI?
Bakınız bazı kavramların içini boşaltarak bu toplumu zehirleme metodunu çok rahatlıkla yapabilirsiniz. Bu yarışma da hiç kusura bakmayın ama bunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Başlı başına bir kalenin içindeki haçlı sembolleriyle özenip süslenmiş ve tüm yayın boyunca bu anlayışın empoze edildiğini çok net olarak görebiliyoruz.
Ben bu olayların hiç de masumane olmadığı kanaatindeyim. Neden bunu söylüyorum çünkü, daha düne kadar Diriliş Ertuğrul'lara, Kuruluş Osman'lara karşı set koyan ve bu tarz yapımları dizi de olsa yerden yere vurarak bir şeyleri insanlara dayatamazsınız diyen zihniyetin bugün gelinen noktada bu karşı savaşı olarak yorumlamak mümkündür.
Hiç masumane gelmeyen ve tamamen Belçika'da çekilerek de aslında bir mesaj verilmeye çalışılmasının üstü kapatılmamalı ve bu tür yapımlara gereken tepkiyi izlememekle reytinglerine katkı vermemekle sağlanmasının gerekliliğini söylemek lazım.
BÖYLESİ BİR YAPIMIN İSMİNDE TÜRKİYE OLMAMALI!
Şunun altını kalın çizgilerle çizelim, burada kasıtlı olarak bir yapımı alaşağı etmek benim tarzım değil, ama karşınızda haçlı sembolleriyle bezenmiş, gençliğin aklına bu denli bir başka kültürü enjekte etmeye çalışan bir yapım ve kanal varsa kusura bakmasınlar ama bu kadar da derin bir sessizliğe bürünüp sadece kumandamızla tepki gösterip geçmeyi çok basit bir eylem olarak gördüm.
Bakınız; bu tür yapımlar her daim toplumu dinamitlemeye ve dilden dile konuşularak oradaki tiplemelere ve en önemlisi de verilmek istenen garip şövalyevari söylemlere pabuç bırakılmamalı. Elbette böylesi bir yapımı dizi olarak izleyip, o kültürler hakkında bilgi almak gayet doğal ama siz sadece cebinizi doldurmak için yabancı bir yapımın içine Türkiye ibaresini de koyarsanız orada işte durmalısınız bence. Bu kadar subliminal mesajlar veren bir yapım için Türkiye isminin kullanılmasını ben sadece kabullenemiyorum. Ne olursa olsun bu tür yapımların kendi toplumumuz için de sıkıntı oluşturacağını unutmamak ve ona göre safları sıklaştırmanın ehemmiyetine dikkatinizi çekmek istiyorum dostlar...
Yoksa gerisi laf-ı güzaf...
Selam ve dua ile!