Siyonist-Haçlı aklın planları: Gıda terörü! Allah'tan korkun...
Günümüz dünyasını siyasi ve fiziki olarak şekillendiren iki dünya savaşından bahsetmek mümkün. Ancak bu savaşlara en çok güç veren; gıda, su, enerji, politik çıkmazlarla oluşturulan kaoslar.
Bu yazımızda ana karakterimiz 3. Dünya Savaşı’nın en önemli dinamiği gıda olacak. Pandemiyle birlikte daha da alevlenen gıda stoğunda birçok ülke tedarik zincirinde kırılmalar yaşarken, bu durum ister istemez gıda korumacılığını tetikledi. Öte yandan Ukrayna’daki savaşın temel konjonktüründe ise aslında gıda savaşları bir fragman oldu adeta… Dünyanın buğday ve ayçiçeği ambarı sayılabilecek ülkelerden olan Ukrayna’daki işgalin etkisi haliyle fiyatları fırlattı.
Evvela şunu belirtilerek başlayalım: Verilen bu bilgiler herkes tarafından bilinen bir gerçek olsa da asıl saklanmak istenen gıda ile el altından yapılan savaşlar. Türlü türlü oyunlarla bazı zehirli gıdaları ya da zehirli olmayıp zehirlenip piyasaya sürülen gıdalar piyasada dolaşıyor. Son aylarda savaş ve Katil devlet İsrail’in soykırımı konuşulurken güç sahibi olmak isteyen ülkeler bu konuda ciddi ciddi çalışmalar yürütmekte.
Siyonist Yahudiler her türlü savaşıyor...
İsrailliler, ABD dışında en fazla ticari ilişkiler geliştirmeye çalıştığı ülkelerin başında Türkiye geliyor. Ve son zamanlarda iştahını hayli kabartmış durumda.
Gıdada sahtecilik terörü nasıl büyüdü?
Dikkat ediniz; son aylarda bir gıda krizidir gidiyor peki neden? İçinde zehir çıkan kekler, etler vs… Liste o kadar uzuyor ki; insanın aklına şu geliyor… Her şeyde olduğu gibi piyasaya sürülen ürünlerin üretme, geliştirme, testlerden geçme piyasaya sürme süreçlerinde uzun zamana ihtiyacı varken bu tür zehirli gıdalar nerelerde üretildi, kimler hangi yolla ne kadar zamanda ülkelere ışınladı! Yoksa birileri ışınlama makinası mı yaptı da biz duymadık...
Batı'nın tekniği gıda terörü...
Şu soruyu sormak lazım; zararlı madde veya pestisit nedeniyle iade edilen gıdalar neden rekor kırdı, bu gıdalara ne oldu? Üstelik en fazla bildirimin yapıldığı kategorinin meyve ve sebzeler olduğu belirtiliyor. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de pestisit kalıntıları konusunda iç pazarda denetimler yapılıyor. Buna karşın nasıl böyle olaylar patlak veriyor. İşte bu noktada şunu söylemek lazım birileri arka bahçede planları güzelce yapıyor ve bunu hiç kimsenin ruhu duymadan başımıza bela ediyor maalesef…
İnsanları zehirleyenlere ortak olanlar Allah'tan korkun!
Sizleri uzak bir zaman aralığındaki yaşanan bir örneğe götürmeyeceğim. Dışı Kek İçi Zehir! “Uyku Keki” adı altında sosyal medyada kısa sürede dikkati çeken kekin içinde uyuşturucu madde olduğu tespit edildi bu ülkede. Ve son yaşanan olaylar malumunuz… Şu önemli detaya dikkat edin Türkiye'nin en çok satış yapan şirketlerine baktığınızda Türkiye'nin firması gözükürken ya haçlı Siyonist ittifakın elinde, yada onların ürünlerini satıyor. Pek çok firmayı ele geçiren Siyonistler bu sayede kirli oyunlarını ilmek ilmek işlerken parasal yönden gücüne güç katıp cep dolduruyor. Sizin anlayacağınız benim güzel ülkemin güzel insanları bizler çocuklarımızı ahlaksız sosyal medya platformları, foseptik çukuruna dönmüş filmlerden, LGBT'li firavunlardan korumaya çalışırken fırsat bilen alçaklar bizim paramızla bizi zehirliyor…
İktisadi bağımlılığımızı kaybetmemiz yanında medya kanalları ile cicili bicili dikkat çekici yapılan reklam ve yayınlarla evimize sokulan hadsiz Siyonistlerin ürettiği gazlı, kolalı, şekerli bilmem neli içeceklerle kültürümüz yok ediliyor. Üstelik sağlığa zararlı olduğu bilimsel açıklamalarla kanıtlanmışken satışlarda rekor kırılması amaçlarına ulaştıklarını gösteriyor. Maalesef ki; insanımızın büyük bölümü tüketiyor, hatta misafirliğe giderken satın alıyor.
Öyle bir büyük plan var ki sevgili okurlarım... Bir taşla yüz kuş vuruyorlar! Yapılan kirli oyunlarda fiziki yıkımlar yanında kadının bir meta gibi kullandıkları yetmemiş gibi ruhsal bozukluklara itip üstüne içinde ne olduğu belli olmayan ürettikleri gıdalarla bizleri zehirliyorlar.
Dijital çağdayız… Uzmanlar üstüne basa basa uyarı yaparken duyunca hak verip ürüne yönelik bir kereden bişey olmaz, bu da neymiş deyip alışveriş poşetlerimizi doldurmayalım. Sevgili kardeşlerim; artık gözümüz açık olmalı, dur demeliyiz. Hatta bizler onların yaptığına karşı olarak planlar geliştirmeliyiz. Eğitim, bilim ve bilgi yönünden önce kendimizi sonra da çocuklarımızı eğitmeliyiz. Bir ürün alırken nedir, içinde ne var bakmalıyız. Paketlerin üstündeki resim ne ifade ediyor mutlaka ama mutlaka detaylara dikkat etmeliyiz.
Bu detayın altını çizmek istiyorum. Malum sanatçı tayfasında olan bazı zatlar kliplerinde, giydikleri kıyafetlerden taktıkları takılara kadar pedofili motifleri, LGBT övücülüğü gibi ahlaksız subliminal mesajlar vermekte.
Dünyada en güzel ülkelerden birinde yaşıyoruz. Doğal zenginliklerimiz bizlere yeter de artar. Bize gösterilmek istenen fotoğrafa bakmayalım. Biz bize yeteriz mantığıyla birey olarak kendimize düşen görevi uygulayarak çocuklarımıza vasiyet bırakalım. Ülkemizin barkodu ile üretilmiş güvenilir gıdalarımızı tüketelim, diğer ürünleri tercih etmeyelim bu mücadelemizi kararlılıkla yürütelim. Devletimiz gerekli adımları atmaya devam ederken bizler de köstek değil destek olalım.
Bu konuda kanser uzmanı Onkolog Doç. Dr. Yavuz Dizdar’ın yaptığı uyarıları da dikkate almakta yarar var. Ne diyor Yavuz Hoca, özellikle hazır paketli olarak satılan ürünlere zahmetsiz ve ulaşılması kolay olduğu için tercih edildiğini belirterek, günümüzde her şeyin yapaylaştığını, doğal ürün bulmanın zor dolduğunu hatırlatarak, “Meyve yemeyen çocuklara kızmayın. En faydalı besin diye bir şey yok. Piyasadan alınmış meyveler uzun ömürlü olsun diye ilaçlanıyor. Organik meyve ve sebze bulmak artık çok zor. Eskisi gibi doğal yumurtalar, tavuklar, limonlar ve portakallar yok. Artık her şey yapaylaştı” diyor.
Bu uyarılar sadece Selma Savcı’nın köşe yazısında anlatılan masallar olarak değil, zihnimizde yer edinmesi gereken ve gelecek kuşaklarımız içinde altın öğütler olarak kalıcı olmalıdır. Geleceğimizin inşasında mutlaka gıda terörünün de yok edilmesi olmalı ve bunun oluşturduğu etkenlerinde bir şekilde değerlendirilip mercek altına alınmasında yarar var.
Selam ve dua ile...