• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Selma Savcı
Selma Savcı
Selma Savcı
TÜM YAZILARI

 McDonald's, Starbucks, zehirli sarmaşıklar...

27 Kasım 2024
A


Selma Savcı İletişim: [email protected]

İsrail askerlerine yardım mı topluyoruz? McDonald's, Starbucks, zehirli sarmaşıklar...

SELMA SAVCI

Türkiye ve dünyada İsrail'e destek çıkan dev firmalar boykot ediliyor güya...

Sizleri derin bir yolculuğa çıkarmaya karar verdim, ama bu derin yolculuk çok çetrefilli… Neden çetrefilli diyorum çünkü hem bizleri hem çevremizdeki insanları hem de bizim kıymetlimiz olan evlatlarımız için her daim bir mesaj veren ve algılarla midelerimizi değil zihinlerimizi çürüten markalara doğru ilerleyelim istiyorum.
Evet ülkemizde sayısız markalar farklı hizmetler veriyorlar. Diyeceksiniz ki serbest piyasa herkes istediğini pazarlayabilir ve geleneklerimiz dahilinde satışlarını yapabilirler.

Ama unutulmamalı ki, Müslüman bir kimlikle yaşadığımızın altını mutlaka doldurmalıyız. Hatırlayalım, geçtiğimiz günlerde Köfteci Yusuf markası altında Tarım Bakanlığımızın domuz ürünü saptaması ve bugün geldiğimiz noktada birçok markanın da Katil İsrail ile ilişkilendirilmesini sakın ama sakın unutmamalıyız.
Bizler bu hassasiyet içerisinde olmadığımız sürece inanın gelecek nesiller hiçbir bağlarını geçmişle ilerletemezler ve geleceğe yansıtmaları da mümkün olmayacaktır.

Öncelikle her daim sosyal medyada gencecik evlatlarımızın “Bugün de Starbucks'tayım kahvemi yudumluyorum” paylaşımlarını görünce yahu hiç mi İsrail ve ABD bağlantılı bu ürünleri kullanırken aynanın karşısına geçip, “Neden” demiyorsunuz!
Howard Christopher Herman Schultz Yahudi kökenli Amerikalı işletmecidir. Ünlü kahve dükkânları zinciri Starbucks'ın da kurucusudur. Yani anlayacağınız “balık baştan kokar”… Bakmayın siz bu kurumların “Filistin’in yanındayız, savaş dursun” açıklamalarına… Bu mantık çerçevesinde kurulan bir şirketin ne denli mazlum Filistin halkının yanında olacağını tahlil edelim, bırakın “kahvemi içmeden” kendime gelemiyorum safsatalarına… Kahve içmek isteyenler varsa sayısız Türk markalarıyla donatılmış kafelerimiz ve markalarımız da mevcut. Sırf bir yerlere hava basmanın adını “Starbucks” ismiyle sosyal medyada daha çok görünülebilirlik sağlamak kime ne faydası olacaktır.

Yine her AVM’de önümüze çıkan bir diğer marka olan Richard ve Maurice McDonald kardeşlerin, babalarının "The Airdome" adlı seyyar sosisli sandviç restoranını ABD'nin Kaliforniya eyaletinin San Bernardino'ya taşıyıp, adını "McDonald's" olarak değiştirmeleriyle başlayan serüven, günümüzde 119'dan fazla ülkede 36 bin restorana ve dünyanın en bilindik logolarından birine sahip olan McDonald’s’ı günümüze kadar getirdi.

Bu ABD’li şirketin ürünlerinin sağlıklı beslenmeyle yakından uzaktan alakası olmadığı malumunuz ve en önemlisi de ABD’deki obezitenin çoğalmasının temel nedeni olarak da araştırmacıların çok net çalışmaları da masadayken, benim hassas olduğum nokta ise maalesef küçük evlatlarımızın bu markaya yönelik ilgilerinin niye ve niçin sonlandırılamamasıdır. Evet sağlıklı beslenmenin bir numaralı düşmanı olan bu ürünler zincirine de dikkat etmek şartken, bu markanın son olarak yine gözlerimizin içine sokarcasına servis ettikleri "McDonald's İsrael" hesabından yapılan paylaşımlara göre de, şirket her gün İsrail ordusuna 4 bin kutu yemek dağıtıyor. Şirket ayrıca, McDonald's restoranlarına gelen İsrail askerlerine ve diğer güvenlik güçlerine yüzde 50'lik indirim uyguluyor… Bu bir iddia ya da iftira değil. Zaten 20 Ocak’ta ABD koltuğunu bunak Biden’dan alacak Donald Trump’ın da İsrail ile olan ilişkileri de aslında en büyük remzidir… Öte yandan ABD'nin 14 eyaletinde McDonald's restoranlarında üretilen hamburgerlerde tespit edilen koli basili (E.Coli) bakterisi nedeniyle yüzlerce kişinin hastalandığı haberi ajanslardan verildi.

Markalar ve bizlerin beyinlerine pompalanmak istenen zehirli sarmaşıkların da bir an önce budanması gerekir. Aman bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın felsefesiyle hareket etmenin de bize ve geleceğimizin tohumları olan evlatlarımıza hiçbir fayda sağlamayacağını unutmamak gerekir.

Dedim ya, markalar ve ürünleriyle toplumumuza serpilmek istenen normalleşme adımlarının da farkına varılması lazım. Son dönemde yine gelen yılbaşına doğru bir markanın 1700’lü yıllardan bu yana değişimini ve özellikle Eminönü’nde açılan bir aile şirketinin geldiğimiz noktada, Kadıköy’de Şekerci Cafer Erol adı altında “Yılbaşı” ikonlarının ve dinimizde yeri olmayan Noel Baba’nın normalleştirilmesinin de sakıncasını idrak etmek lazım. Asıl tehlikenin yılbaşı kutlamalarının normalleştirilmesi olduğunu ve bunu kapitalist sistemin gereği gibi uygulatarak, tüm yılbaşı ürünlerini tatlı bir ürün olan şeker ile genç dimağların beynine enjekte etmenin önünün de kesilmesi lazım.

Unutmayalım ki; Peygamber Efendimiz (SAV), “Kim bir kavme benzemeye çalışırsa, o da onlardandır.” (Ebû Dâvûd, Libâs, 4/4031) buyurmuştur. Dolayısıyla Hristiyan adetlerinden olan bir kutlamayı bizlerin de onlara özenerek kutlaması onlar gibi davranmamız yasaklanmış bir durumdur.
İşte tüm bu saydığım markaların birçoğunun da markalaşma adı altında bazı algıları toplumun içine serpmenin gayreti içinde olduğunu unutmayalım. Buna göre hareket edelim ve farkına varalım bu markaların neyi amaçladığını… Yoksa komplo teorisi de üretme eleştirisi yaparak bu vebalden kurtulacağımızı zannetmeyelim…
Ne yediğimizi, ne içtiğimizi ve neye hizmet ettiğimizi markalar ve ürünleriyle hayatımızda tatbik etmeyelim, edersek de bunların sonuçlarına acı acı katlanacağımızı da sizlere hatırlatıyorum.
Selam ve dua ile…

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Şeref

Boykot edeceğine bu markaların ülkemizde işyeri açmasına izin verme...

MUZAFFER..

ELİNE SAĞLIK, HELAL GAZANAN YİYEMEZ...KİŞİNİN LAFINA BAKILMAZ NEREDEN KAZANIYORSA ? ORAYA HARCAR....ALIN TERİYLE KAZANIYORSA HELAL YERLERDE HARCARLAR.....VATAN SEVGİSİ MAYA GİBİDİR SÜTÜ BOZUK OLANDA TUTMAZ.....MÜSLÜMAN GORUMLU KAFİRLER MÜNAFIKLAR ÇOKTUR.....
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23