Kızılcık Şerbeti, Kızıl Goncalar: Sansür varmış! İslam'a karşı kirli oyun
Fox TV eski adıyla şimdinin Now’u olan provokatif kanalı hepiniz bilirsiniz, maalesef ki eminim ki çoğumuzun televizyonlarında da yerini almış durumda. Böylesi bir ahlaksız yayın yapan bir kanaldan da haliyle ortamı kaşıyıcı, üzerlerine vazife olmayan her konuda ahkam kesmeyi adet edinmelerini de bekliyoruz doğal olarak…
3 sezondur edepsizliğe damga vuran Kızılcık Şerbeti birinci iken Kızıl Goncalar, seküler bir Atatürkçü olan Levent ve mutaassıp bir tarikatın içinde yaşayan Meryem'in kaderlerinin kesişmesini konu alıyormuş.... Bak sen!
Birçok ahlaksız yapımı ekranlara getiriyor getirmesine ama öylesi bir diziyi ekrana kasıtlı olarak getiriyor ki, o dizi de malumunuz Kızıl Goncalar…
Siz bakmayın dizinin başrol oyuncusu Özcan Deniz’in özel hayatında her haltı yiyip dizi için yaptığı binbir türlü sosyolojik mesajlara.. Ne diyor sözde oyuncumuz Deniz, “Ahlak bekçisi değilim. Lakin kariyerimin en ahlaklı işinin içinde olduğumu düşünüyorken, dramatik bir şekilde ahlaksızlıkla suçlandı bu iş. Hem de ahlaksızlık denizinin içinden cımbızlanarak” sözleri hala gündemdeki yerini korurken, son olarak ise X’te dizide oynadığı karakter olan Levent’in “Tarikatlar kapatılmalıdır” şeklinde yapılan açıklamasının köpürtülüp ne denli egzajere edildiğini de eklemek lazım. Bizim ülkemizde özellikle dizi sektöründe provokatif diziler malumunuz. Kızılcık Şerbeti ve Kızıl Goncalar bu furyanın başını çeken ve acilen de televizyon ekranlarından kaldırılmasını sabırsızlıkla beklediğim yapımlar…
Şimdi diyeceksiniz ki, yasakçı kafayla nereye kadar dimi?! Bu yasakçılık değil, bu toplumun içine fitne tohumlarını ekmeye çalışan bazı güruhların, bu oyuncular üzerinden sergiledikleri oscarlık performansları aslında. Bu dizilerde yaşananların çoğunun hayal mahsulü olduğunu bile bile insanların zihnine, “çamur at izi kalsın” mantığını enjekte etmek istemeleri aslında oynattıkları kanalların nasıl bir figüran olduklarının da en büyük işareti.
Türkiye'de sansür var diye naralar atanlar nerede... Sansür varsa bunlar ne?
Eğer bir Now kanalında böylesi bir yapım yayınlanıyorsa, kusura bakmayın ama çok masumane mesajlar vermesini beklemek büyük hayalcilik olur. Çünkü toplumu kaşımayı vazife edinen Now yönetici grubundan kendileri burada ama ABD’den uzaktan kumandayla ayarlandıklarını da kesinlikle idrak edip ona göre yayınların reytinglerine olumlu veya olumsuz katkıda bulunmakta bizlerin elinde olduğunu bir yere not etmekte yarar var.
Gelelim bu rezil dizinin son vukuatına…
Kızıl Goncalar dizisindeki sahnede takkeli bir çocuk başı açık bir kadını taşlıyor. Türkiye'de örneği olmayan bir olay bu. Hiçbir Müslüman, çocuğunu bu şekilde yetiştirmiyor ama diyorum ya Müslümanlara yönelik bu ahlaksızca tavır bu adamların geninde var. Mesele bir dizi yada yapım yaparak gelecek kuşaklara aktarmak değil, mesele Müslümanları bağnaz, yobaz ve çağdışı ilkel bir varlık sıfatına sokmak. Ama bilmezler ki, Müslüman olma şerefinin ayrıcalığını bizler baki hayatımız ahirette fazlasıyla yaşayacağımızı…
Bu arkadaşlarımız aslında şunu unutuyorlar, Merve Kavakçı’yı hatırlar mısınız?
Fazilet Partisi'nden 18 Nisan 1999 seçimlerinde İstanbul milletvekili olarak seçildi. 2 Mayıs 1999'da TBMM'de ant içme törenine yasak olduğu hâlde başörtülü gelince meclisten çıkartılmıştı ve Bülent Ecevit tarafından “Lütfen bu hanıma haddini bildiriniz” söylemine ne yazık ki mecbur bırakılarak azgın azınlık tarafından protestolara maruz bırakılmıştı ve yine Merve hanım, 28 Şubat sürecinde ilkokulda okuyan çocuklarını almaya gittiğinde Kemalistler kendi çocuklarına "Türkiye laiktir laik kalacak" diye slogan attırıyor ve Merve Kavakçı'yla çocuklarını itip kakıyorlar.
İşte burada “sen ben” ayrımı yapmadan bu ülkenin bir parçası olduğumuz ve hazımsızca davranmamanın örneklerini anlamak lazım. Yani burası Türkiye, eee o zaman bana uyacaksın mottosuyla insanları hassas bir Müslümanca tavır içinde yaşayanları ezip bükmemek ve en önemlisi de ailecek hakir görmemek işte asıl insanlık ve çağdaşlıktır!
Ama bu beyinsiz tayfanın anlayıp bunu hayat felsefesi olarak yaşamaları içinde kırk fırın ekmek yemeleri de haliyle gerekiyor.
Bakınız mesele çok nettir, mesele Kızıl Goncalar’da tarikat adı altında hayatımızı ‘Elhamdülillah Müslümanım’ şiarıyla yaşayan bizleri; bir kalıbın içine sokup o kalıbın içinde şekil vermeye çalışan ahlaksızların kirli oyunudur bu…
Bu kendilerini akıllı sanan ama Yüce dinimiz İslam’ın en kılcal damarlarını bile anlayabilecek kapasitede olmayan zavallıların bu makus hareketlerini tersine çevirmekte biz Müslümanların şiarı olmalıdır.
Ne diyelim, Allah bu küçük beyinlilerı ıslah etsin ve kendi yola döşedikleri tuzaklarla bir gün yüzleşeceklerini hatırlatsın bu arkadaşlara.
Selam ve dua ile…