Galata Köprüsü'ndeki skandal kareler: Lanet olsun sizin insanlığınıza!
Gün geçmiyor ki, İsrail’in Filistin’e karşı uyguladığı soykırım karşısında ülkemizde bir skandal daha yaşanmasın. Böyle bir rezillik karşısında ise bazı malum medyanın sesinin soluğunun bir anda kesilmesi ise hakikaten çok büyük bir skandal olsa gerek…
İstanbul, yeni yılın ilk gününde, tarihin en büyük gösterilerinden birine sahne oldu. 'Şehitlerimize Rahmet, Filistin'e Destek...
Pazartesi günü öyle bir ayıbın altına imza atıldı ki, bu durum karşısında ellerini ovuşturup, otuz iki dişini birden gösterip kına yakanlar elbette oldu. Ama onları insanlık sıfatı altında zaten değerlendirmek de mümkün değil kuşkusuz. Önce bir olayı hatırlayalım…
Galata Köprüsü'nde Filistin'e destek yürüyüşünden elinde Kelime-i Tevhid bayrağıyla dönen İsmail Aydemir'e, karşıdan gelen bir şahıs "Siz Arap sevicisiniz" diyerek yumruk atmıştı. Yumruklu saldırıda İsmail Aydemir'in yüzü kanlar içinde kalırken, kavgayı gören diğer vatandaşlar ikiliyi ayırmaya çalışmışlar. Polisin olay yerine gelmesiyle kavga son bulurken Aydemir, polis tarafından kontrol amacıyla Taksim İlkyardım Hastanesi'ne, daha sonra da ifadesi alınmak üzere emniyete götürülmüştü. Saldırgan ise Kasımpaşa karakoluna götürülmüştü.
Saldırıya uğrayan 48 yaşındaki İsmail Aydemir ise, "Yürüyüşten geliyorum bayrak da elimde. Bana, 'sen Arap seviciliği yapıyorsun' diyor. Ben yürüyüşten geliyorum elhamdülillah Müslümanım. Türküm ben. Ben senden daha çok Türküm. Yumruğu vurdu beni yere devirdi. Burnumdan ağzımdan kan geldi. Ben Allah rızası için gittim oraya. Şikayetçiyim" demişti.
Olayı gören Filiz Çağlayan isimli vatandaş ise şunları söylemişti: "Servis bekliyordum. Tam arkamı döndüm adama yumruk attı. Hazmedemiyorlar. Kelime-i Tevhid bayrağı açtı diye 'Arap sevicisi' demiş. Döndüğümde adam yerdeydi ve yüzü kanlar içerisindeydi. Birileri polisi çağırdı ve polis saldırganı gözaltına aldı." diyerek açıklama yapmıştı.
İstanbul Valisi Davut Gül ise, olayın ardından saldırıda bulunan sözde insan müsveddesinin yakalanarak adli makamlara teslim edildiğini açıklamıştı.
Buraya kadar yaşananların herhalde karşılığı Arap-Türk sınıfsal çatışmasına girerek 2024 yılının bu ilk günlerinde hala bu tartışma üzerinden nemalanmak isteyen zümrenin ekmeğine yağ sürme taraftarı değilim. Bizler alemlere rahmet olarak gönderilen, Peygamberimiz Hz. Muhammed (Sav)’in “Kimsenin kimseye üstünlüğü yoktur; üstünlük yalnızca Takva'dadır” düsturuyla bu fani dünyada misafiriz.
Ama bu gerçeği algılayamayan gram beyne sahip olmayan insan müsveddelerini elbette görüyor ve bu insansı takılan yaratıklara şunu sormak istiyorum…
Kime neyi ispat etmek ki sizin gayeniz, bir soykırım karşısında müslümanca hareket eden bir vatandaşa fiili saldırıda bulunmak da neyin nesi? Bu nasıl bir kafadır ki, hala çağ gerisinde kalan böylesi bir insanlarla aynı toplumu paylaşıyoruz.
Ve hadi bu terbiyesizliği geçtik üstüne üstlük de gazeteciyim diye hiçbir kanalda görev almayan kendini sosyal medyanın ortasına atan Fatih Altaylı’nın da bu olayda yumruk atan kişi için twitterda “Eline sağlık” demesini peki nereye koyacağız?
Böylesi bir ahlaksızlığı hangi sosyal terim ve daha da ötesi hangi dini terimle tahlil edeceğiz? Bir tarafta 22 bine dayanan müslümanın hunharca katledişi karşısında iradesini ortaya koyan ve yürüyüşe katılan bir insan, bir tarafta ise oturduğu koltuğunda hiçbir insani duruş sergilemekten aciz bir sözde gazeteci!
Bunun takdirini siz değerli okuyucularımıza bırakıyoruz.
Ama unutmayınız ki, bu fani dünyanın geçici misafirleri olarak; bu sözde insanlarla aynı toplumu paylaştığımız için de bizler bile hayatımızı bir muhasebe terazisine koyup tartmamız gerekmektedir. Yani anlayacağınız bu tip insanların böylesi bir canavara dönüşmelerinde bizim de acaba bir hatamız var diye düşünmek içimden geliyor açıkçası…
Neyse mevla neyler, neylerse güzel eyler.
Selam ve dua ile…