Ey ahali, bunlar bu cesareti nereden alıyorlar! Çağdaş olmak bu mudur?
Şimdi de, İstanbul’un Fatih ilçesinde iki genç kızı satanist ayinle parçalayıp öldürdükten sonra yine ritüelle kendisini bağlayıp surlardan atlayarak intihar eden Semih Çelik vakası, gençleri derinden zehirleyen satanizm tehlikesiyle bizlerin karşısına yine çıktı…
Evet öylesi bir dönemden geçiyoruz ki, önce Narin kızımızın katledilmesi daha sonra ise böylesi gençlerimizin düştüğü bu adına satanizm deyin, adına sapkınlık deyin, adına beyin yıkanmışlığı diyelim ne dersek diyelim hakikaten ortada ciddi bir sorun var…
İstanbul’da her gün hayatın akışında kendimize yer buluyoruz! Toplu taşımasından tutun da hayatın her aşamasında görmek zorunda kaldığımız tiplemeleri de haliyle hayatımızın her bölümünde mıh gibi işliyoruz aklımıza…
Siz bu cesareti nereden alıyorsunuz?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin CHP’ye geçmesinin ardından şehirde gençlik modası haline dönüştürülmeye çalışılan satanizm tehlikesiyle ilgili İBB himayesinde birçok teşvik edici uygulama maalesef hayata geçirildi. Öncelikle ne olursa olsun sapkınlığın; evlatlarımızın hayatına teşkil etmesini engellemek için elimizden ne gelirse yapmaya hazır olduğumuzu not düşerek şu rezillikleri bir hatırlatalım… Sonra yok efendim bir tane örnek üzerinden İBB yönetimini suçlamayın eleştirisinde bulunulmasın…
İstanbul'u çevreleyerek gençlere empoze edilen satanizmin öne çıktığı son dönemdeki bazı skandallar şöyle: İBB’nin Eyüpsultan’da Feshane’nin dokusuna zarar vererek açtığı sergide, sapkın Tapınak Şövalyeleri’nin ilah edindiği Bafomet figürüne yer verildi. Sanat kılıflı sergide çok sayıda pagan-satanist görsel ve heykellerden oluşan görseller barındırıldı. İBB’ye ait Kadıköy’deki Müze Gazhane’de duvara satanizm çağrışımlı grafiti çizildi. Sanat adı altında okült propaganda yapıldı.
İBB Başkanı CHP’li Ekrem İmamoğlu, kamuoyunda “satanist modacı” olarak tanınan Dilara Fındıkoğlu ile bir araya geldi. İBB ile ortak proje anlaşması yaptığı belirtilen modacı Fındıkoğlu, ağır satanizm temalı etkinlik ve kıyafet tasarımlarıyla gündeme gelen bir isim.
İmamoğlu, “Artvin Tekesi” tasviri olup Bafomet figürünü andıran keçi temsilli heykelle görüntü vermişti.
Yine İstanbul’da gerçekleştirilen bir konserde dev led ekrana okültist görüntüler yansıtıldı. Binlerce kişinin toplandığı konser alanında adeta satanist ayin yapılmıştı. Anlayacağınız bir zamanlar kedilerle gündeme gelen ve ayin ritüelleriyle pompalanmak istenen iblis denilen bir varlığın Satanistlik algısıyla yayılması hedeflenmektedir…
Ekrem İmamoğlu’nun makamında ağırladığı Dilara Fındıkoğlu, İngiltere basınına "Türk tasarımcı bir kilisenin içinde şeytani moda gösterisi yaptı" manşetleriyle anılarak sert tepkiler görmüştü.
Ekrem İmamoğlu'na şeytanı tasvir eden Satanist Gotik tasarımlı ters haçlı bir tişört hediye etti. Alenen Satanizm propagandası yapan ve şeytana köle olduğunu ilan Dilara Fındıkoğlu: "İBB Başkanı İmamoğlu ile tanışmak güzel, ekibimle gelecek için heyecan verici planlar hakkında konuşmak bir onurdu" demişti…
İmamoğlu satanist elbiseleri üreten ve pazarlayan kişiyle buluşarak neyi amaçlıyor olabilir… Bu mudur çağdaşlık mottosu, bu mudur yeni yüzyılın Türkiyesinin ayak sesleri… Malum medyada bu kadının bir kamu kurumunda ağırlanması peki sizce nasıl yorumlandı… Ben size söyleyeyim; çağdaşlık mottosuyla, azgın azınlığın sanat güzellemesiyle verildi…
Yahu biz Müslümanlar bu edepsizlikler karşısında ne zaman yumruğumuzu masaya koyacağız, neden demokratik yollarla tepkimizi koymayacağız…
Gençliğin sosyal medyada her geçen gün eriyip yok olduğunu ve bu sapkın davranışlar yumağında kül olup yok olduğunu izlemek bize de zevk vermeye mi çalışıyor yahu?!?
Satanist kafasıyla bir kadın nasıl olur da bir İBB yöneticisinin makamına kadar burnunu nasıl ve hangi güçlerin desteğiyle oraya kadar sokabilir! Bizden başka bu soruyu soracak cesarette kimse yok mu bu memlekette?!?
Hıristiyan sembolleri üzerinden şeytani amaçlarla boynuz takarak etrafta dolaşan ve bunun adına da moda diyecek kadar beyinsiz evlatlarımızın her geçen gün çoğalmasını mı hep birlikte izleyeceğiz yoksa! Dilara Fındıkoğlu gibi ya da Fatih’te yaşanan bu Semih Çelik vakası gibi örneklendirmelerin çoğaltılmaması elbette bizim için en önemli olay olacaktır. Her geçen gün sanat adı altında birilerinin kulaklarına üfürülmesiyle Türkiye’nin en yoğun nüfuslu kenti olan ecdadin yadigari Aziz İstanbul’un düştüğü bu hali ne zaman düzelteceğiz?!?
Ne zaman fabrika ayarlarına İstanbul dönecek! Bu siyasi bir mesaj değil bu vatanımızın her karışına göz dikmek isteyen ve evlatlarımız üzerinden kirli bir oyunun fitilini ateşlemek isteyen rezillere karşı bir yumruk olma zamanının isyanıdır.
Umarım hassas olan insanlar topluluğu halen İstanbul’umuzun havasını ve suyunu kullanıyordur ki, bu çağrımıza kulak verir. Cenab-ı Allah tarafından lanetlenmiş şeytanın peşinden koşacak bir neslin kıyamet gününe kadar olmaması için hepimizin asli görevi olan bu ritüellere karşı yüce dinimiz İslam’ın gölgesini her karanlığa göstererek gerçek ışığı yaymak olacaktır. Yoksa öldükten sonra malum tayfanın dediği gibi “ışıklar içinde uyusun” safsatalarıyla değil, gerçek kabir rahatlığıyla uyumamız için bizden sonraki neslimizin de bizlere dua etmelerinin ve amel defterimizin selameti için bu sapkınlara karşı mücadelemizi son nefesimize kadar sürdürmeye var mısınız?
Selam ve dua ile…