Dubai çikolatası yemeyen kaçıncı kişisiniz?!? Delirizm akımı…
Dubai çikolatası trendi hız kesmeden devam ediyor. Konuştuğumuz konuya bakın, son günlerde hepiniz mutlaka duymuşsunuzdur. Şimdi de hepimiz arasında ayyuka çıkan “Dubai çikolatası yedin mi” soruları her tarafta konuşuluyor. Her ortamda; otobüste, metrobüste konuşulan garip bir konu olarak artık Dubai çikolatası yapan yüzlerce insanın videolarıyla her tarafımız vıcık vıcık çikolata oldu vesselam.
Dubai çikolatasının, antep fıstığı ezmesi ve künefe dolgulu sütlü çikolata tarifi Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) butik bir çikolata mağazasına ait. TikTok'ta yemek fenomeni Maria Vehera'nın incelemesinin ardından İngilizce içerikler arasında viral hale gelen bu besin kaynağı artık günümüzün en gözde tatlısı olarak karşımızda duruyor…
100 milyondan fazla izlenen videonun ardından TikTok'ta #dubaichocolate (dubaiçikolatası) etiketli on binlerce gönderi yapıldı ve yer yerinden oynadı. Buraya kadar farkındaysanız hep sosyal medya içerikleriyle gündeme gelen, sosyal hayatımızın derinliklerine işleyen bir çikolatanın geldiği ve level atladığı bir dönemdeyiz.
Öncelikle bir çılgınlık boyutuna ulaşan ve halk arasında "Dubai çikolatası" diye bilinen, künefe, fıstık kreması ve çikolata kaplamasından oluşan bu yeni tadı denemek için dükkanların önünde kuyruk oluşturanlar ve ufak bir tablete 50 dolar (1.700 Türk Lirası) ödemeyi göze alanlar bile var.
MARKET RAFLARINI ÇILGINCA BOŞALTIYORLAR
Fix firmasının bir temsilcisi TODAY.com'a verdiği bilgide tekil çikolata tabletlerinin yaklaşık 18,50 dolara (633 Türk Lirası) satıldığını, altı kişiye yetecek bir kutunun fiyatının ise 105 dolar (3.500 Türk Lirası) olduğunu aktardı. Bazı satış sitelerinde bir tablet için 56 dolar (1.900 Türk Lirası) kadar istendiği görülüyor. Hatta Singapur'da 200 gramlık bir çikolatanın 59 dolara (2.000 Türk Lirası) satıldığı ortaya çıktı.
Baktığınız zaman bir çikolata için bu denli bir çılgınlığın; bir haz isteği mi yoksa lezzet tercihi mi konusunda hakikaten büyük bir şaşkınlık içerisindeyim. Toplumsal olarak yeni bir “izm” daha icat ettiğimizin gerçeğini görür gibi oldum, o da “Delirizm” akımı olsa gerek…
Yahu adı üstünde işte çikolata… Eskiden beri gelen çikolatalı gofretlerle büyüyen bir nesil olduğumuz için böylesi fahiş fiyatlarla satılan ve bir zenginlik göstergesine doğru dönüşen şu kapitalist düzende bu denli yaklaşımların sadece birilerinin cebini doldurmaya yönelik olduğunu da düşünmüyor değilim doğrusu…
Tamamen insanları psikolojik bir baskı altında tutma arzusu ve bunu pazarlama yöntemleriyle geliştirerek bir sektör hareketlenmesi oluşturması ekonomik anlamda gayet normal bir hareket olarak gözükebilir. Ama gelin görün ki, “Can't Get Knafeh of It" tabletleri yalnızca Dubai'de mevcut ve ancak belli bir miktarda 14.00 ile 17.00 saatleri arasında satın alınabiliyor. Bu da yalnızca insanları meraklandırmakla kalmıyor, aynı zamanda onu paylaşma olasılıklarını da artırıyor.
Bakın bir çikolatadan nasıl bir evrimleşen bir besin yumağına dönüştük toplumsal olarak bir anda… Şimdi bu çikolatadan yola çıkarak özellikle modern kültürün bize dayattığı lezzet adı altında pazarlanan çikolatanın aslında ülkemizde binbir türlü muadil lezzeti varken bir çılgınlık haline getirilmesinin de çok da masumane olduğunu düşünmek içimden gelmiyor… Bu ülkede cevizli sucuk gerçeğimiz varken, Antep katmeri varken ve en önemlisi de baklavasından tutun künefesine kadar farklı lezzetler barındırırken çikolata üzerine ve bizim kültürümüz olmayan bir ürün üzerine deliren bir topluma dönüşme hassasiyeti hakikaten garipsenecek bir durum… Nitekim; Türk mutfağının en sevilen tatlılarından biri olan baklavadan esinlendiği itiraf edilmesine rağmen…
ASMR etkisi diye bir durum var… Bu etkiye göre; Otonom duyusal meridyen tepkisi (ASMR) adı verilen bu olgu, bir çikolatayı ısırırken duyulan "çıtırtı", bir kedinin yalanırken çıkardığı şapırtı sesi, işitsel ayrıntıların izleyicide duygusal bir deneyim uyandırması anlamına geliyor. Bu ASMR etkisini irdeleyen toplumumuz keşke Gazze’deki soykırım üzerinden de bir tür okumalar yaparak insanları bilgilendirse ama nerede?!?
Ümmet olarak bazı şeyleri küçük de olsa sorgulamak ve bilinçaltımızda yorumlamamız elzemdir. Her konuda fikir beyan eden bir toplumuz çok şükür, ama ne hikmettir bazı konularda derin bir suskunluk içerisindeyiz. Biliyorum bazıları yahu çikolatadan konuyu buraya nasıl getirebildin diyebilir ama işte esas olan böylesi bir konudan biz Müslümanlar olarak bir nebze de olsa yokluğun ve acının tarafında durabilmenin farkına varabilmektir.
Gazzeli çocuklar bir yudum su ararken Dubai çikolatası derdine düşen ümmeti görmek hakikaten içimi acıtıyor. Hâlâ Gazze’deki din kardeşlerimizin çektiği acı üzerinden bu denli yüreğimiz paramparça iken, “Dubai çikolatası” güzellemesi yapan ve bu ürünü dünyaya pazarlamanın canhıraş mücadelesini gördükçe delirmemek elde değil…
Keşke bu kültürel merak; Gazze’de öldürülen bebeklerin anneleri ile olan duygusal bağı da, insanların katlediliş süreçlerini de insanlara aşılasa. Ama biz Müslümanlar genelde sadece sözde kalan söylemlerimizle yine bir kuyruğun peşine takılıp Dubai çikolatası yeme yarışında olalım dimi ama…
Selam ve dua ile…