Aybüke Pusat'ın beyin lopları zıt yönlerde hareket ediyor!
Aybüke Pusat'ın beyin lopları zıt yönlerde hareket ediyor!
Selma Savcı
Yepyeni bir nur topu gibi bir meselemiz daha oldu. Malum bu denli sıcak bir konuda bizim de iki çift lafımız olacak kuşkusuz…
Aybüke Pusat kimdir, bu arkadaş nedir, necidir diye şöyle bir Google taraması yaptığınızda karşınıza çıkan şey şu 30 yaşında Hacettepe görmüş, Ankara devlet konservatuvarı görmüş, Anadolu Üniversitesi görmüş genç bir arkadaşımız..
Ve yine sektöre giriş yaptıktan sonra her gencin şirazesinin kaydığı gibi o da araba reklamlarının yüzü iken Etiler’de kendi aracıyla alkollü yakalanıp ehliyetine de el konulmuş bir gencimiz…
2014 yılında düzenlenen Miss Turkey güzellik yarışmasında 3.’lük aldıktan sonra ise TV dizilerinde boy göstermiş ve son olarak TRT’nin rekortmen dizisi Teşkilat’a dördüncü sezonda Neslihan Erdemsoy/Tuna karakteriyle katılmış…
Şimdi buraya kadar gördüğümüz CV’ye baktığımızda çok da iyi bir yolda olduğu söylenemez doğrusu ama bizler için umurumuzda olmayan ayrıntılar bunlar sonuçta. Benim için esas önemli olan şey şu, TRT’deki bir dizide artık başrolü kapan ve bu rol için seçilmiş bir insan olarak artık oturup kalkmasına dikkat etmesini beklediğiniz devlet kanalında çalışan bir maaşlı birey olarak daha doğru düzgün hareketler yapmasını bekliyor insan haliyle… TRT’nin o adabı, TRT’nin o devletçi bakışında daha ağırbaşlılık beklemek herhalde yanlış olmaz. Ama gelin görün ki, bu 30 yaşındaki körpecik evladımız, üzerine vazife olmayan bir paylaşım yapıyor. Ne mi yapıyor? 2 Nisan’da boykot yapalım, ülkemizin ekonomisi yansın kül olsun bitsin diyerek sözde muhalefet partisinin kaale bile alınmayan o fecaat hamlesinin boyunduruğuna girerek paylaşım yapıyor. Ve o kadar da manidardır ki, yaptığı paylaşımı daha sonra siliyor korkaklığından…
Aybüke Pusat, boykot çağrısı yaptıktan sonra TRT 1'de yayınlanan Teşkilat dizisinin kadrosundan çıkarıldı. Yani anlayacağınız daha iradesi oturmamış ve beyin loplarının sağlıklı işlemediği aşikâr Aybüke’nin…
Birileri kulağına fısıldamışcasına bir harekete imza atıyor. Sonrası ne mi oluyor? Olması gereken bence… Şimdi burada bir parantez açıp şu konuyu sözde sanatçı tayfasının anlattığı gibi, “Yok efendim sanatın önü kesilemezmiş, yok efendim sanatçıya özgürlük” naralarıyla allayıp pullamayacağım haliyle. Biz o sanatçı tayfasını Gezi Eylemlerinden çok iyi tanıyoruz. Hani bugün TV kanallarında paraya para demeyen sözde sanatçılar hafızalarımızda yer edinmişken, bugün geldiğimiz noktada TRT’nin kurallarına uymayan tıpkı biraz sonra aynen TRT Genel Müdürü Zahid Sobacı’nın dediği gibi TRT’nin nitelikli yayıncılığına uymayan bu hamleleri sonrası da TRT’deki rekortmen dizi Teşkilat’tan kovuluyor…
Şimdi soruyorum hepimiz bir kurumda görev alan insanlarız… Hangimiz kurumumuzdaki üst amirlerimizin söylemleri karşısında sadece birilerinin koltuk sevdası yüzünden masaya yumruğumuzu atarak “hadi oradan” diyebiliyoruz… Bunu demek için elbette farklı konular var ama olayı sulandırmadan devam etmek istiyorum.
Aybüke Pusat denilen oyuncunun da yaptığı tamamen laubalilik ve durumdan vazife çıkarma ve daha da önemlisi hayran olduğu bir siyasi partinin amigoluğuna soyunmaktan ibarettir. Bunu bu saatten sonra rahatlıkla yapabilirsiniz. Çünkü TRT ile bağları kopmuş bir oyuncunun bunu yapabileceği yerler haliyle çok fazla. Bu arkadaşımızı da maşa gibi kullanıp ve bir tarafa kırıştırıp atacakları günler çok yakın kuşkusuz… Şimdi üzerinden pazarlanmaya çalışılan “Demokrasi, sanat özgürdür” safsataları göreceksiniz bu kızımızın da tıpkı paylaşımı yapıp arkasında duramadığı gibi yarın, öbürsü gün farklı okunmaya müsait bir ortama dönüşecektir.
Siz bakmayın Aybüke’ye destek veren zevata… Hani arkadaşları var ya WhatsApp grubu kurup “şu saatte şurada toplanıyoruz, şunu yapacağız, yıkıp yakacağız” modunda sözde oyuncu tayfasına… Ya da ne bileyim TRT’den kovulduysan gel bizde hocalık yap diyen ağzı bozuk Müjdat Gezen’lere bakmayın.. Bunların hepsi tamamen tribünlere oynayan ve son dakikalarını oynayan tiplemeler… Benim buradan hemcinsim Aybüke’ye tavsiyem şudur… Sen daha gencecik bir kızsın, kimsenin maşası olma ve en önemlisi de birilerinin hırsızlıklarını örtmek için pazarlanan bu 2 Nisan Boykot tiyatrosuna hiç elini ayağını sokma, evet soktun bir nebze ama yine de sen adamakıllı bir özür dilemeyi de unutma. Bu saatten sonra özrünün derecesi ne denli samimi bulunur onu bilemem ama senin yapman gereken en önemli şey TRT Genel Müdürü Zahid Sobacı’nın da üstüne basa basa dediği gibi, “Türkiye'nin kamu yayıncısı TRT, nitelikli yayıncılığı ve içerikleriyle ülkemizde ve küresel alanda büyük teveccüh gören bir Türkiye markasıdır. TRT'nin itibarını ve marka gücünü korumak, TRT yönetiminin en önemli sorumluluklarından biridir. TRT ile çalışan firmalar ve kişiler de kamu yayıncılığı ilkelerini bilir ve bir TRT projesinde yer alırken bu ilkeler doğrultusunda hareket etme sorumluluğunu üstlenirler” şiarını düstur edinmendir.
Selam ve dua ile…