• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Refik Tuzcuoğlu
Refik Tuzcuoğlu
TÜM YAZILARI

Türkiye’de buluşan yollar

09 Ağustos 2025
A


Refik Tuzcuoğlu İletişim:

Türkiye’de buluşan yollar

 Refik Tuzcuoğlu

Milli İstihbarat Akademi’sinin İran-İsrail arasında yaşanan savaştan Türkiye’nin çıkaracağı derslere dair yayınladığı rapora Arap basınının ilgisi devam ediyor.

Türkiye’nin Ortadoğu’da artan etkisini tartışıyorlar. İsrail ile soğuk savaşı andıran ilişkilerin sıcak çatışmaya dönme ihtimali Arap yazarların gündeminde. Her bir olaydan ders çıkaran Türkiye’nin, savunma sanayinde ürettiği milli çözümlerin heyecan verdiği yazılıyor, çiziliyor. Türkiye’nin İsrail’in burnunu sürteceği üzerinden akıl yürütmeler... Kuşkusuz bunların içinde fantastik senaryolar olduğu gibi, ayağı yere basan yaklaşımlar da var. Ana fikir olarak Türkiye’nin küresel alanda bir etki ürettiğini söyleyebiliriz.

Türkiye, Ortadoğu merkezli üç temel başlığa müteyakkız şimdilik:

İlki, Filistin’de yürüyen katliamlar ve İsrail’in yeni bir kaos planı. Gazze’nin tamamını kapsayan bir askeri harekata soyunmak ciddi bir sorun olacak.

Diğeri Suriye’nin bütünlüğünün korunması. Dürzi meselesinin son bulması, Nusayri’lerde muhtemel hareketlenmenin takibi ve Kuzey Doğu Suriye’nin entegrasyonu.

Üçüncüsü ise, Suriye’nin toprak bütünlüğü ile bağlantılı ancak hususi bir başlığı fazlasıyla karşılayan SDG sorunu. Her üç başlık birbirine göbekten bağlı aslında. SDG aynı zamanda Türkiye’nin meselesi.

“Terörsüz Türkiye” sürecinde silah bırakması istenen grupların başında SDG geliyor. SDG konusu çözümlendiğinde bölgenin selameti açısından “bir taşla üç kuşun vurulduğu” stratejik bir mesafe alınacak. İsrail bunun farkında. Mazlum Abdi, dönemin konjonktürünü şahsi ikbali üzerinden değerlendirip Suriye’yi bir kaosa sürükleyebilir. O vakit iyi niyetlerle yola çıkılan “Terörsüz Türkiye” görüşmeleri farklı bir mecraya doğru akabilir. Bu ihtimali yok saymayalım. Türkiye bu bölgede asırlardır var. Türkiye bu coğrafyada “hancı”. Yolcular üzerinden politika üretenler bir sabah sığınacak bir liman arayabilir. Türkiye kaos politikalarına dönemin ruhuna uygun yöntemlerle “dur” diyecektir.

Buraya bir nokta koyarak devam edelim.

Türkiye’nin artan etkisi sadece Ortadoğu bağlamında konuşulmuyor. Kafkasya’da tansiyon her geçen gün yükseliyor. Orada da bazen perde önünde kimi zaman ise perde arkasında Türkiye’nin silüeti görünüyor.

Bağımsız Rus stratejistler, Türkiye’nin Kafkasya’daki hamlelerinin Rusya’nın çıkarlarını tehdit ettiğini bir süredir yazıyor. Türk Devletleri Teşkilatı’nın ileride nasıl bir etkiye ulaşacağı Rusya’yı tedirgin ediyor. Oluşan rahatsızlık somut anlamda Rusya/Azerbaycan gerilimi olarak yansıdı. Azerbaycan’a ait yolcu uçağının Rusya tarafından düşürülmesi tansiyonu artıran etken gibi görülse bile arka planda çok derin mevzular var. Sovyetler’in yıkılmasından sonra bağımsız olan cumhuriyetler Rus gölgesinin üzerlerinden kalkmasını istiyor.

Türkiye ve Azerbaycan Zengezur Koridoru’nun açılmasında ısrarcı. Rusya’nın güdümünde hareket eden muhalefet odaklarına rağmen Paşinyan da bu koridorun açılmasını istiyor. Koridorun Ermenistan’ı kapalı bir devlet olmaktan çıkaracağını, küresel ekonomiye entegre edeceğini düşünüyor, doğru da. Aynı zamanda Türkiye ve Azerbaycan arasına sıkışmış olan Ermenistan’ın güvenlik endişelerinin giderileceği bir formül arayışında. İşte burada ortaya atılan alternatif çözüm, barış sürecinin ABD öncülüğünde garanti altına alınması. Beyaz Saray’da Trump’ın başkanlığında gerçekleştirilen “Barış Zirvesi”nde Güney Kafkasya’nın geleceği masaya yatırılıyor. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Paşinyan Washington’dalar.

Yeni çerçevede Zengezur Koridoru’nun güvenliği konusunda Rusya tamamen devre dışı. Onun yerine ABD yönetiminde bir mekanizmanın devreye girmesi düşünülüyor. Koridor’a yeni bir isim de bulunmuş “Trump Yolu”.

ABD’de yapılan stratejik buluşma öncesinde Paşinyan’ın Türkiye mesaisini, “sürece perde arkası etki” olarak kaydedin.

Güney Kafkasya’da etki alanının daralmasını Rusya içine sindiremiyor. Ukrayna Savaşı’na sıkışmış Rusya’nın yeni bir cephe açma ihtimali şimdilik görülmese de ilk tepkisini Odessa’da gösterdi. Azerbaycan doğal gazının ulaştığı Odessa’daki kompresör istasyonu Rus insansız hava araçları tarafından vuruldu. İstasyon aynı zamanda ABD’nin Balkanlar üzerinden ilettiği doğal gaz aktarımını gerçekleştiriyordu. Rus Blogger’lar dijital dünya üzerinden Azerbaycan’a yönelik tehditleri açıkça sıralıyor.

Ermenistan ve Azerbaycan Rus ceberutluğundan korunmak ve daha bağımsız hareket etmek için NATO şemsiyesini düşünür mü dersiniz? Böyle bir gelişme karşısında bölgeye en yakın NATO ülkesi Türkiye. Türkiye’ye nasıl bir misyon düşer?

Barış görüşmelerini İstanbul’da sürdüren Rusya son zamanlarda kafasını çevirdiği her yerde Türkiye’yi görüyor.  Küresel her mevzuda yolların Türkiye kavşağında kesiştiği bir dönemden geçiyoruz.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Şeref

Tamamda arkadaş , dünya lideri bizde değilmi. ?Hiç esamesi okunmuyor ama bu " koridor" olayında. !!!

Olaylara bakışın. İrdelemen, çıkarımın.,..

Tuz kokmuş atasözünün, tamı tamına kokuşmuş tuzcuoğlu tahlili olmuş.,...
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23