Yakın dönem hükümetlerin Kürt politikaları
Yakın dönem hükümetlerin Kürt politikaları
RAMAZAN TOPDEMİR
Yakın dönem içerisinde hükümetlerin uyguladıkları politikalar arasında oldukça benzerlik bulunmaktaydı. Dönemin yönetimleri, siyasal bakışlar Kürt politikalarını değişik biçimde etkilemiştir.
İsmet İnönü:
Başbakan İsmet İnönü, Doğu ve Güneydoğu başta olmak üzere birçok vilayeti dolaşarak, 1935 tarihinde Kürt Raporu hazırlar. Hazırladığı raporu Atatürk’e takdim eder.
Raporda Kürt halkının sosyal, kültürel, ekonomik ve güvenlikle ilgili sorunları geniş bir şekilde işlenmiştir. Raporda sorunlar ve çözümler ortaya konulmuştur.
Atatürk, Kürtlere önem verdiğinden dolayı 1936 tarihinde, İktisat Vekil Celâl Bayar’ı bölgeye göndererek rapor hazırlamasını istemiştir.
Celâl Bayar ise uzun süren Doğu incelemelerinde bulunur. Köylüyü, esnafı, memurları, kaymakam ve valilerin durumunu bir bir değerlendirir. Bölgenin sosyal, kültürel, ekonomik, ticaret alanlarını inceler. Raporunda Kürtlere geniş yer verir.
Celal Bayar, Kürt vatandaşlarımıza sahip çıkmanın gerekli olduğunu dile getirir. Kürt vatandaşların eğitimine önem verilmesi konusu üzerinde durur. Bölgede görev yapan idari amirlerin vatandaşla bütünleşmesini ister. Yani vatandaş ile halk arasındaki kopukluğun kalkmasını özellikle vurgular. Bayar Ankara’nın bölgeye karşı olan sorumluluğunu eksik yaptığını raporunda vurgular.
Celâl Bayar'ın Gizli Raporu:
Celâl Bayar Gizli Şark Raporunu 10 Aralık 1936 tarihinde Atatürk’e Çankaya’da takdim eder. 10 Kasım 1937 tarihinde Meclis’te hükümet programı görüşülüp bitmişti. Atatürk bir konuşma yapmak üzere kürsüye çıkmıştır. Atatürk kürsüde Celâl Bayar’ı övmüş ve “Şark Raporu’ndan” bölümler okumuştu.
Anadolu Ajansı ertesi gün şu haberi yaptı: Atatürk hükümet programını övdü. “Yepyeni bir program milletle beraber takip edeceğiz.”
Şark Raporu’nda özetle şu başlıklar yer almaktaydı: Serbestlik- Ticaret Hakkı- Sınır Kapılarının Açılması- Komşu Ülkelerle ticaret işbirliği- Bölge Halkına Potansiyel suçlu olarak bakılmaması- Yer altı ve yerüstü madenlerinin devlet eliyle işletilmesi- Devlet işletmelerine halkın ortak edilmesi konuları yer almaktaydı.
1950 seçimlerinde CHP aldığı 59 milletvekilinin 50'sini Doğu ve Güneydoğu’da kazanır. Ancak CHP daha sonraki yıllarda Doğu’da umduğunu bulamaz.
Demokrat Parti:
Demokrat Parti döneminde de Doğu ve Güneydoğu kalkınmasına öncelik verildiğinden dolayı, bölgede gelişim ve değişimler olmuştur. Bu değişimler diğer partilere de örnek olmuştur.
CHP'nin Doğudaki Oy oranı:
Kürtler, 1954’te CHP’den ayrılırlar. Bu ayrılışın geniş sosyal, tarihsel, siyasal ve kültürel yönleri bulunmaktadır. CHP, giderek bölgede varlığını kayıp etmeye başlar.
Bülent Ecevit
Ecevit de Kürt'tür, Ecevit'in dedesi sürgün olarak Kastamonu'ya gönderilmiştir. Ecevit'in dedesinin mezarında Kürt Mustafa Bey diye yazılıdır..
1976’den sonra Başbakan Ecevit döneminde ise Mecliste 35 Kürt milletvekili bulunmaktaydı.
Ecevit, Kürt sorununu gelişimini hem yurt içinde hem de yurt dışında titizlikle izler. Ecevit’in Kürt sorunu ile ilgili hassasiyeti ABD’nin dikkatini fazlası ile çeker. Bu dönemde de gelişmeler akışına bırakılır.
Dünden bugüne bakıldığında Kürt politikalarında fazla bir değişimin olmadığını görmekteyiz. Ancak günümüzdeki Terörsüz Türkiye sürecinin yeni değişim ve dönüşümü de beraberinde getireceğini bilmek gerekir.
Günün Sözü: Birlik olan yerde dirlik olur.