FETÖ meselesi münasebetiyle
FETÖ meselesi münasebetiyle
PROF. DR. YUSUF ÖZERTÜRK
* Evvela bir Müslüman, tek ve yeğane otorite olarak ALLAH-Û TEÂLÂ’yı tanımalıdır. Rehber olarak da RESULULLAH’ı (sav) tanımalıdır. Ölçü olarak da Allah’ın Vahyini, KUR’ÂN’ı almalıdır. Bir Müslümanın terk edemeyeceği, olmazsa, olmazları asgari bunlardır. Bunların dışındaki bütün şeyler, sebeptirler. Hiçbir zaman bunların önüne geçirilemez, ‘Bunlara’ rağmen tercih sebebi olamaz.
* İnsanın kendisi, anne-baba, evlad-ı ıyâli, Hocası, Şeyhi, Abisi, partisi, Lideri, vs… ALLAH’A, RESULULLAH’A VE KUR’ÂN’A RAĞMEN TERCİH SEBEBİ OLAMAZ. KİM Kİ, ‘BUNLARA’ RAĞMEN TERCİH EDER! O, MÜŞRİKTİR. Her şeyi bu minval üzere değerlendirmek gerekir.
GELELİM FETÖ MESELESİNE
* Bence bu konunun eni boyu tartışılmasına zihinler henüz müsait değildir. Zaman ve tarih bir gün bu konuyu aydınlatacaktır. Bizler aysbergin görünen kısmını biliyoruz. Unutmayalım ki, aysbergin görünmeyen kısmı % 90’dır. Burada olaylara şahid olanlar (öncesi, ortası ve sonu) hafızalarını bir yoklasınlar. Okulları, Dershaneleri, burs, himmet, kurban derisi, Türkçe olimpiyatları, Bank Asya’nın açılış törenlerini vs vs. Hatırlayıp, düşünsünler. . .
* ŞİMDİ HİSSİYATI BIRAKIP, AKL-I SELÎM ile düşünelim!
1-MİT 2-ASKERİ İSTİHBARAT 3- JANDARMA İSTİHBARAT 4- EMNİYET İSTİHBARAT gibi dört istihbarat teşkilatı olmasına rağmen, ‘Fetö’ hakkında en tepedeki isimler yanılıyorsa, şimdi bir daha düşünelim! Bir öğretmen, doktor, çaycı, vs. vs... elinde hiçbir istihbarat bilgisi olmadan yanılamazlar mı ? Onlar da niye yanılmasınlar?
* Fetö’ye katılanlar veya sempati duyanlar, Önceden ‘biz bu Millete, Devlete ihanet edeceğiz, devleti ABD’nin sömürgesi yapacağız. Milleti uşak yapacağız, vs’ diye mi girdiler? Bir tarikat, cemaat, topluluk vs.’de hainlerin, münâfıkların, ifsâd ediciler vs’lerin de olması mümkündür. Ama bunların olması, o toplulukları toptan karalamaya, aynı kabul etmeye sebep olabilir mi? Böyle düşünülür ve topuna birden hain muamelesi yapılabilir mi?
ŞİMDİ GELELİM, LİNÇ
ALGISINA! DENEN ŞU;
‘Efendim, biz bir milat tayin ettik. 17-25 Aralık 2013 tarihi. Bu tarihten öncekilere bir şey demiyoruz. 15 Temmuz 2016’dan sonra pişman olanlara da (Bülent Arınç bey de o zaman demişti. Kendisine kendinin söylediğini, ben söylemek istemem) bir şey demiyoruz. Biz 15 Temmuzdan sonra olanlara diyoruz’ denirse, Ben de derim ki, madem 15 Temmuz milat oldu. O zaman:
a- 15 Temmuzdan önce olanlardan içeride olanlar ne olacak?
b- İnsanların pişman olup, olmadıkları nasıl belirlenecek?
c- Bank Asya’dan kredi alanlar varken, ev sahibinin istemesinden dolayı kirasını Bank Asya’ya yatıranların Fetö’cülükle suçlanması nasıl izah edilecek?
d- ‘...Hiçbir kimseye, bir suç işlemeden başkasının suçu (ailesi, aşireti, tarikatı, cemaati vs’nin) yüklenemez.. ‘ (İsrâ-15). Ve ‘Suçun şahsiliği ilkesi’ vardır (cmk) hükmünce, ne yapılması gerekir?
e- Bir kimse yargılanmadan, üzerine atılı suçu isbat edilmeden hüküm giyemez karinesince hareket edilmesi gerekmez mi?
SORU ŞU; İçeride yatanların kaçının yargılanması bitip, haklarında kesin hüküm verilmiştir?
* Sayın Cumhurbaşkanı’nın kendisi söyledi. ‘Bunların altı ibâdet, ortası ticaret, üstü de ihânet’ diye.
SORU ŞU;
1- Üsteki ihanet mensupları şimdi neredeler?
2- Ortadaki ticaret erbabı neredeler? Herhalde Fetö borsasını bilmeyen kaldı mı?
3- Alttaki ibâdet mensupları neredeler?
* Hükümet’in getireceği afla belki, müteaddid defa suç işlemiş, ‘çıkarsam yine yapacağım’ diyen hırsızlar, kapkaççılar, çocuk tecavüzcüleri, körpe yavruları zehirleyip ölümlerine sebep olan uyuşturucu tacirleri, mafya babaları vs. çıkacaklar !,
FETÖ’nün suç niteliğindeki eylemlerini tasvip etmeyen, ‘Dershane, okul öğretmeni, Bank Asya’ya para yatıran, ameliyat bıçağından başka silah bilmeyen ve eline almayan doktora hain denerek hayatının karartılmasına hangi vicdan razı olur?
TAVSİYEM ŞUDUR;
1- Fetö mensubu olup da, ihtilale karışmış olanlar affedilmemelidir.
2- Bunların dışındaki Fetö mensubları (ibâdet kısmı) hızlandırılmış bir şekilde adilce yargılanmalıdır. Suçu sabit görülenler cezalarını çekmelidir. Suçu sabit olmayanlar veya bilgisizlikle aldanmışlık içinde olanlar af kapsamına alınmalıdır.
3- Artık bu yara daha fazla kanatılmamalı ve vicdanların rahatsızlıkları giderilmelidir.
4- KHK ile vazifelerinden atılanları inceleme komisyonları kısa sürede incelemeyi bitirip, suçlu görülenler delilleriyle mahkemeye sevk edilip adilce yargılanmaları yapılmalı, suçsuz olanlar yeniden görevlerine iade edilmelidir.
5- Toplumun kine, düşmanlığa değil, barışa, huzura, yaraları sarmaya ihtiyacı vardır. 15 Temmuz’daki hain ihanet darbesinde ölenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Allah, bir daha böyle musibetler vermesin.